1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. HEP BANA RABBENA
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

HEP BANA RABBENA

A+A-

Yorumlar çok hoş...Seçkin okurun tarafsız gazetesi Gazeteturka" da çıkan “Bohçaçı Geldi Hanım “köşe yazıma yapılan  yorumlar için tüm okurlara teşekkür ederim Bazı konular  o  bohçada yoktu ama bu olmadığı  ya da olmayacağı anlamına gelmez,  zaten elinizi nereye atsanız  bunlardan  var, biz yazmışız yazmamışız ne fark eder,biz de daha çok nadir , güncel ve halkın anlatıldığı konular var..Halkı hiçe sayarak  siyaset yapanlar yok..Ama ne güzel, demek ki  bohçada ne aradığını bilen seçkin okurlar var..

Siyasetten anlayanda anlamayanda yazıyor..Herkes bir tarafa çekiyor..Fikir beyan ettiğimizde hemen bu fikre bir isim buluverirler. Fakat bu sefer  kuralımı bozup siyaset yazacağım.

Siyaset, halkın rahatı, refahı , huzuru için gerekli çalışmalar bütünüdür..Bu halk,bir yandan  her biri birbirinden farklı, aralarında  maddi ve manevi uçurumlar olan,diğer yandan  gerek kafaca, gerek yürekçe az çok birbirine benzeyen, aynı duyguları paylaşan, aynı çoskuları yaşayan , birlikte ağlayan bir halk..Çoğu cahil kalmış, aslında üzerlerinden prim yapmak umuduyla özellikle cahil bırakılmış, aydın kesimi ise halktan uzak bir insanlar topluluğu..

“Benim insanım, rahatı sever, ayrıcalığı sever, nispeti sever, dedikoduyu sever,magazini sever çünkü kendini bulur orada, seminerleri, brifingleri sıkıcı bulur,kitap okumaz,bırakın kitabı gazete okumaz,köylüsünü hakir görür,ne diline ne  dinine sahip çıkar , çıkanları ayıplar, yobazlıkla suçlar,geri kafalılıkla suçlar, veli toplantılarına ”para” isteyecekler diye gitmez,milli gelir AB standartlarında iyi gösterilse de milletin durumu ortada,halbuki o toplantılarda gözü gibi sakındığı evladının hangi insanların evlatlarıyla okuduğunu, o insanların nasıl yapıda olduklarını görmede yararı vardır anlamaz,  sorumluluk almayı sevmez, alana ahmak gözüyle bakar.Çok gururluyum der ama parasızlıktan bir kutu yiyecek yardımı için saatlerce başkasının kapısında eziyet çeker, beş katlı evi vardır, yeşilkart da alır, devlet yardımı da alır..

Aile bizim için kutsaldır ama aile içi şiddette var  aile içi cinsel ilişki de..  Namustan söz ederken kral kesilir, komşunun karısı ona kız görünür horoz kesilir…daha ne sayayım size..

Diğer yandan benim insanım, fakirini , yoksulunu ,yetimini , öksüzünü , mağduru korur, iyi niyetlidir, ekmeğini böler, ama parasını vermez,haksızlığa gelemez fakat hakkını savunamaz.Üretmez, taklit eder.Üreteni de sevmez, karşılığını vermez.Hizmet bekler, ama yapılanları korumaz.Anlayanınız var mı hangi görüşteki insan kendi parasıyla yapılan parklardaki bankları , sokak lambalarını,kaldırım taşlarını söker..Sağ görüşlü mü, sol görüşlü mü, muhafazakar mı, milliyetçi mi? Hiç birisi diyorsanız bunu yapan hangi milletten , hangi partiden ya da hangi dinden olabilir? Hangi partide hangi dinde var emek ve para harcanarak yapılanları yıkmak, kırmak, söyleyebilir misiniz?

Aslında toplumun özellikleri belli, toplumu oluşturanların siyasal görüşü de  belli  ,az çok hangi kesimden ne kadar oy alınacağı da....Milletini tanıyan insanını iyi bilen siyasetçi, göreve geldiğinde  ülke gerçeklerine göre hizmet yapmalı, komşuları da aile içine karıştırmamalıdır!!

Ak Partiye verilen % 46,5 oyu  sırf türbanlı hanımlar , sağ görüşlüler, muhafazakarlar, din adamları  vermedi, Benim insanım, AKP "ye oy verirken istikrar istedi, siyasette disiplin istedi, ekmek istedi, iş istedi, aş istedi.. O ne yaptı , “hep bana Rabbena” dedi.  İnsanoğlu denen varlığın sahip olduğu pek çok manasız meziyetten biri...

Açıkçası, o günlerin o yılların  koşulları getirdi koydu siyasetçilerin önüne, yüksek öğretime kılık kıyafet yasası düzenlemesi tekrar yapılarak başı kapalı olanların okuma hakları ellerinden alındı. Şimdi bu ne kadar doğru? Doğru değil , bunu o devrin siyasetçileri bilmiyorlar mıydı? Bilmemelerine imkan yok..Fakat başka da çare yoktu ..Sadece başörtüsü değil, zihniyet de giriyordu eğitime.. Ak Partinin yapmak istediği şey de bu yanlışı düzeltmek istemesi ..Yıllardır bu eziyeti çeken genç kızlarımızın üzerinden siyaset yapılır durur.Onlarda sesini çıkarmaz.İstedikleri budur çünkü.. Kılık kıyafetlerini ister kendi seçimi olsun, ister ailesinin, ister kocasının , seçim kimin olursa olsun böyle yaşamak , okumak ve çalışmak zorundadır. Oysa , kanımca Başbakan bu yasağı kaldırırken ya da sonrasında yapması gereken açıklama eksiktir ve gecikmiştir. Ya da ifade eksikliği vardır. Demokrasi bunun içindir.Her birey, yönetim şeklinin gerektirdiği gibi huzur içinde istediğini giymeli, huzuru bozmadan , toplumsal kurallar çerçevesinde de birlikte yaşabilmelidir. Şimdi neresinden bakarsanız bakın, işin rengi tek taraflıdır ve yanlıdır. Kapansın , çözüm mü yani? Kapanınca ne olacak? Zihniyet yok olacak mı? AKP, 3 Kasım 2002'de yapılan seçimde oyların yüzde 34,43'ünü aldı. 22 Temmuz 2007 " de AKP oy oranını ciddi biçimde arttırarak yüzde 14,3 oranında oy aldı. Birde seçimi yapan şirket hakkında söylenenler var ona hiç girmeyelim şimdi..Eğer seçimi yapan şirketten kaynaklanmadıysa ve oy oranları ile oynanmadıysa , İkinci seçimdeki 14,3" lük artış  istikrar isteyenlerin,iş isteyenlerin, aş isteyenlerin , tutarlılık bekleyenlerin oylarıdır.  Denenmiş diğer partilere verilmeyerek  Ak partiye verilen onu birinci parti yapan oylar taşıdıkları görüş için değil , insanların istikrar beklentilerinin bir sonucudur. Ki onlar seçimden sonra, her kesimden insanı ayrım yapmadan kucaklayacaklarını söylediler. Ne oldu, kadrolaşma  başladı. Kendilerine verilen oy oranını kendi zihniyetleri doğrultusunda değerlendirdiler. Biz Cumhuriyetimizi ,demokrasimizi seviyoruz,ülkemizi seviyoruz.Sadece insanca, huzur ve barış içinde birlikte açık , kapalı ne olursa olsun yaşamak istiyoruz.İçinizde aksini düşünen var mı? Savaş isteyen, açlık, yoksulluk, eşitsizlik isteyen var mı?

Millet parasızlıktan kırılıyor, millet aç..

Üniversitelerin kapasitesi % 42 artacak ya mezun olanlar!! İş bulabilecek mi? Seçilmiş il merkezlerine göre en yüksek işsizlik oranı % 20.3 ile Gaziantep, en düşük işsizlik oranı ise % 10 ile Antalya il merkezinde bulunmaktadır Seçilmiş il merkezlerinde eğitimli gençlerde işsizlik oranı en yüksek% 36.9 ile İzmir'de..

Hani iş imkanları.. 2010 yılına kadar bitirilmesi beklenen Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP) tamamlandığında, yaklaşık 4 milyon kişiye yeni iş imkanları sağlanacak. Demek ki bir işsizlik var ki 4 milyon kişiye imkan sağlanacak..Peki diğerleri? Ya bunlar iş bulana kadar ne yapacak? Ne yiyecek, nerde kalacak, ailesini nasıl doyuracak!! İşte bu yüzden yazmak istemiyorum siyaseti, ucundan tuttun  mu sonu gelmiyor.. Üç nokta ve soru işareti ile bitiriyorum..?  Çünkü daha hiçbir siyasetçi noktayı koyabileceğim bir siyaset yapmadı? Sizce yaptı mı?..

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar