1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. HEKİMDEN SORMA…ÇEKENDEN SOR DEMİŞLER!!
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

HEKİMDEN SORMA…ÇEKENDEN SOR DEMİŞLER!!

A+A-

HEKİMDEN SORMA…ÇEKENDEN SOR DEMİŞLER!!

 

Geçtiğimiz  3 Aralık Dünya Engelliler Gününde,hızla akan toplumsal yaşamda, iş dünyası ve sosyal çevrede, engelli vatandaşlarımızın yaşamış oldukları zorluklar,karşılaştıkları güçlükler anlatıldı.

Bunların en önemlilerinden biri onların kendi  kendilerine yetecek hale gelmesi ve bir iş sahibi olabilmeleri idi.Onları anlatan tiyatro gösterileri yapıldı. Konserler ve şenlikler düzenlendi.Seminerler , konferanslar verildi.Fuarlar açıldı.

Gelelim hükümetin engelli politikasına..

 Hatırlarsınız geçen yıl ,Başbakan Recep Tayyip Erdoğan özürlülerin kamuda istihdam edilmesini sağlayan önemli bir çalışma yaptı
Kamu kurum ve kuruluşlarında yüzde 3 oranında özürlü çalıştırma zorunluluğu çerçevesinde açıkta bulunan 38 bin 192 özürlü kontenjanına 2010 yılından itibaren alım gerçekleştirildi.

 Özürlülerin istihdamına büyük oranda katkı sağlayan düzenleme, 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının Kadroların Kullanımına ilişkin Esaslar başlıklı 22. maddesinin ikinci fıkrasına, Tasarısının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında verilen bir önergeyle gerçekleştirildi.

İşte o zamandan bu zamana kadar geçen dokuz ayda kamu kurum ve kuruluşlarının engelli kadrosuna alınan vatandaşlarımızın yaşadıkları sıkıntıları kendi kalemlerinden anlatan bir mektup aldım.Tek bir harfini dahi değiştirmeden sizlere aktarmak istedim..Umarım faydalı olur.

 

 

“Sayın Cumhurbaşkanım,

Sayın Başbakanım,

Sayın Bakanım,

Sayın Vekilim,

 

           Bizler, yıllarca devletimizden iş isteyip duran, kazandığımız birçok yerde engelli olduğumuz bahanesiyle alınamayan ve otuz binin üzerinde engelli insanlarla katıldığımız bu sınavda alnımızın akıyla çok yüksek puanlar alıp Milli Eğitim Bakanlığı’nda iş sahibi olan Engelli Hizmetli insanlarız.

 Kazanınca ne kadar çok sevinmiştik. Tüm dostlarımız ve akrabalarımız çok mutlu olmuştuk. O günleri hepimiz hatırlarız.

Aradan dokuz aydan fazla bir zaman geçti.

 Her gün evlerimize inşaatta çalıştırılmış bir işçi gibi dönmekteyiz. Okul temizliği denince bizlere: “Firmalar çalışıyor, siz engelli insanlara ağır işler veremezler.” diyenler çok oldu. Hem seviniyorduk hem de çekincelerimiz vardı. Başladık hayırlısıyla. Sizlere işi rast giden müstesna birkaç kişi için değil, ağır şartlarda görevini yapmaya çalışan iki bin yardımcı hizmetli adına durumumuzu arz ediyoruz.

Bizler, hayatımızı normal kabul eden insanların bile katlanmakta zorlanacağı çeşitli engeller içinde büyük arbedelerle yaşamaktayız. Biz bunu kendimize ceza olarak da görmedik. Çocuklarımıza daha iyi bakabilmek için iş arıyorduk. Kimimiz evlenip yuva kurma hayalleri taşıyorduk her insan gibi. Hâkim, sanki bizi bir kamu kurumunda 15 yıllığına her türlü onarım, temizlik ve düzenden sorumlu olmaya mahkûm etti. Okulun her işi omuzlarımızda. Hem engelli olacaksın hem her türlü işten sorumlu ilan edileceksin.Bu, tezat bir durum değil de nedir? Her gün dayanacak bir güç arıyorum kendimde. Yorgun bir bedenin bütün ağrıları içindeyim. Hafif iş raporu almak neye yarayacak ki? Belki sadece bir ben kurtulacağım ama benim gibi iki bin hizmetli arkadaşım bu yükün altından kurtulamayacak.

 Sizden arzumuz, gündemde olan Kanun Hükmünde Kararname’den Engelli Hizmetlilerin (Lise ve Üniversite mezunları) direk Genel İdare Hizmetleri sınıfına geçirilmesini düzenleyen yasaların çıkarılarak Engelli Hizmetlilerin daha uygun şartlarda çalışmasını sağlamanızdır.

           Bu sesimize kulak vereceğinizi umuyor, şimdiden ilginize teşekkür ediyoruz. İyi çalışmalar diliyoruz.”

E.. ne demişler “Hekimden sorma, çekenden sor!” Engelli vatandaşlarımızın isteklerine bir an evvel kulak verilmesi dileğiyle…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar