1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. HDP'li Demirtaş grup toplantısında Ayşenur İslam'a seslendi
HDP'li Demirtaş grup toplantısında  Ayşenur İslam'a seslendi

HDP'li Demirtaş grup toplantısında Ayşenur İslam'a seslendi

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş grup toplantısında konuştu.

A+A-

İşte Demirtaş'ın açıklamalarının satır başları:

Açılışta da arkadaşların da değindiği gibi 78'li arkadaşlar da aramızda. Diyarbakır Cezaevi'ndeki işkencelerde hayatını kaybedenler, ve hesapların sorulması için belli bir aşamaya gelindi. 1500'e yakın insanın sistematik bir şekilde işkenceye tabi tutulduğunu ispatladılar. Darbeyle hesaplaşıyoruz denilirken savcılık zaman aşımı nedeniyle takipsizlik kararı verdi. Bu konudaki hukuk ilkeleri açıktır. Ulusal yasalar, uluslararası insan hakları belgeleriyle çeliştiğinde uluslararası sözleşmeler esas alınır. İnsanlığa yönelik suçlar zaman aşımına uğrayamaz. Diyarbakır Cezaevi gerçeğiyle yüzleşilmeden, Türkiye 'de demokrasi için tünelin ucu göründü denmesin. Hele hele bugünlerde çok güzel şeyler olacak denilerek gereksiz iyimserliği pompalayanlar şu gerçeğe iyi baksın. Diyarbakır'la ilgili gerçekle yüzleşilmeden iyimserlik pompalamanın anlamı yoktur. Batman'da işsizlik yüzde 23. Batman'daki işçilerin desteklenmesi gerekiyor. TİPİK işçilerini de selamlıyorum hepiniz hoş geldiniz.

 

ÖZGECAN'IN KATLEDİLMEDİ

Konuşması zor bir konu. Özgecan cinayetinde dillerin lal olduğu, hepimizin insanlığımızdan, erkek cinsiyetine sahip olmaktan utandığımız anları yaşıyoruz. Cinayetin işleniş şekliyle ilgili konuşmaya hiç niyetimiz yok. 20 yaşında genç bir kadının katledilmesi bir kez daha insanlığımızla ya da kaybettiğimiz insanlıkla yüzleşme fırsatı doğurdu. Belki de Özgecan'ın biz erkeklere bıraktığı en büyük miras, bu erkeklik anlayışıyla yüzleşme fırsatı olacaktır.


Bu zihniyeti ne inançla, ne mezheple ne de tek bir dine yükleyemezsiniz. Bu anlayış kendisini bu şekilde erkek olarak tanımlayan yaratıkların yaşadığı bir sorunudur. Erkeklik anlayışının nasıl şekillendiği, her şeyin kendi etrafında döndüğünü düşünen geride kalan bütün canlıları kendisi için yaratılmış varlıklar olarak gören bu erkek anlayışı yeni ortaya çıkmış değildir. Hükümet bunu yaptı deyip işin kolayına kaçmayacağız. Hükümetin nerde durduğu ortada. Eğer bu vesile ile 20 yaşındaki bir gencin bir çocuğun vahşice katledilmesiyle yüzleşeceksek cesur olacağız. Erkek olmanın en büyük cesareti tam da burada ortaya çıkar. Geriye kalanların tamamı dünyanın en korkak yaratıklarıdır. Bu bir kadın sorunu değildir, bunun adı erkek sorunudur.

Ebru Gündeş'ten Özgecan'a mektup
TECAVÜZLE ERKEKLİĞİNİ İSPAT ETTİĞİNİ ZANNEDENLER...
Bir hafta sonra biz erkek sorununu unutacağız. Yüzleşme olmadıkça bunu yaşayacağız. Özellikle erkek arkadaşlarımız kadına reva görülen bu şiddet ve egemenlik kültürü erkeklere bir konfor sağlamıyor. Bütün erkekleri de ezen sömüren erkekleri de devlet ve toplumsal yaşam içinde jhiçleştiren egemenlik anlayışı da aynı kökten besleniyor. Kadına tecavüz ederek erkekliğini ispat ettiğini zannedenler aslında kendilerine tecavüz ediyor demektir.
Mesele bir minibüs şoförünün cinnet getirmesi, sapıklığı meselesi değildir. Biz zihniyetle hesaplaşmadıkça bindiğiniz her minibüs tehlikelidir, bindiğiniz uçak tehlikelidir. Bu güvensiz bir toplum içinde yaşamaya mecbur bırakılıyoruz.


Dünden beri muazzam tedbirler alınıyormuş. Minibüslere panik butonu koyacaklarmış. Kimse bunun zihniyetini düşünmüyor. Parlamentoda özellikle kadın vekillerin çabasıyla kadına yönelik şiddetin araştırılması komisyonu kuruldu. Bir müddet sonra komisyon çoğunluğu AKP 'li kadınlardan oluşturulduğu için erkekler gelip orada saçmalamaya başladılar. AKP'deki kadın vekiller de maalesef buna sessiz kaldılar. Kadınlar bir araya gelecek. El ele verecek. Bu erkek zihniyetine karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Biz de yanlarında mücadele edeceğiz. Başka türlü mücadele edemeyiz. Biri kendine harem kurmayı hak edecek. Boşanma davası açtı diye 50 bıçak darbesi alacak, kadın bir şey yapmıştır deyip hafifletici unsurlar yapacak. Hafif cezalarla cezaevine girip çıkıp dışarıda dolaşacaklar. Kadını öldürmek bu kadar basitse ben de yaparım diyor. Bu sistem bize ana sınıfından itibaren bunu bize veriyor.


Baba işten geliyor, anne evde ütü yapıyor. Basit bir fotoğraf ama kadın çalışamaz çalışan erkektir diye eğitimi veriyorsunuz. Sonra kadın çalışmaya başladıktan sonra çalışamaz öldürürüm diyor. Bunun üzerinden her birimizi köleleştiriyorlar. Bu erkek sorununu çözecek olanlar da sadece kadınlar değildir. Hem sizi öldüreceğiz, hem ceza almayacağız hem de bu soruyu çözmeyi kadınlara bırakacağız. Bütün erkeklerin bununla cesurcac yüzleşmesi gerekiyor.


Eğitimde de parlamentoda da alınması gereken tedbirler var. Bir haftadır Türkiye bu sorunu konuşuyor ama kadından sorumlu Devlet Bakanı (Ayşenur İslam) ortada yok. Temsil ettiği bakanlık bu cinayetleri önleyemeyen bir bakanlıktır. İsminiz kadın bakanlığı ama iki tane erkeğin ağzına bakıyorsunuz. Böyle kadın bakanlığı olur mu? Bu konuda cesaretiniz varsa bu topluma barış gelir. Kadınlar Allah'ın bir lutfu için yaratılmış gibi bir nalayışla yaklaşırsanız orada eşitlik falan çıkmaz. Bu konuda da yalan söylüyorlar. Dinde de böyle bir şey yok. Bizler parti olarak uzun süredir bu konunu farkındayız ki, kadın arkadaşlarımızın mücadelesini veriyoruz. Eş Başkanlık sistemini uygulamadaki ısrarımızın amacı budur. Geleceği değiştirebilmenin adımını şimdiden atmalıyız. HDP'li kadınlar bunun bedelini ödeyerek bu özgürlük yürüyüşünde önemli adımlar atımıştır. Eğer Özgeccan'ın mirasına sahip çıkmak için böyle adımlar atılmalı. Yoksa minibüse panik butonu koyarak biz bu işi hallettik demesin. Biz bununla yüzleşmedikçe kadınlar bu aynayı yüzümüze tutmaya devam ediyorlar iyi ki de tutuyorlar.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.