1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Hatalarımızdan bir kaçı
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Hatalarımızdan bir kaçı

A+A-

Oldum olası televizyon seyretmeyi sevmedim, sevemedim. Hiç sormadım da,  kendime neye sevmiyorsun diye,  televizyonu izlememe sebebini. Çok merakım yoktur, öyle dizilere, televizyondaki oyuncuların rollerine ve yaşantılarına.

Özentimde olmaz. Televizyon kültürümün eksikliğini söyleyene,  hiçte alınmam. Biliyoruz ki, tarihte televizyon izleyerek başarılı insan yoktur. Bunun aksine okuyarak birçok insan başarılı olmuştur.

Ciddi kitap okuyanlar taklitten öte kendisi olmuştur. Ama televizyon izleyicisi ise taklitten öte geçemez.

O şunu dedi, bu bunu dedi, hiç hoşlanmam öyle başkasının ağzıyla konuşmayı. Gelişmemiz için bilim ve ilim tahsil etmek gerekir deseler.

Aksini iddia eden olur mu acaba?

Dizide ne olurmuş, olacakmış benim ufkumu açmaz ki. Belki vaktimi yer, bitirir. Diziler kurgudan ibarettir. Hayatın kendisi değildir. Sanaldır, yanıltıcıdır.

 Televizyon izlemek sizce medeniyet ölçüsü müdür?

Kimimiz soruya evet deriz, kimimizde hayır. Beyini inceleyen insanlar, televizyon izlemeyi önermiyorlar. Bilime inandığım içinde,  televizyon yok benim hayatımda.

İki saatlik izlenmenin zararını bir hafta uzak kalarak kurt ulunuyorsa, akşam sabah izleyenler ne yapmalıdır? En güzeli uzak durmaktır.

Dizi seyretmekle,  insanların çok asri olduğunu da düşünmedim. Dizi seyretmeyenlerin,  dizilerden sorulardan gelen suallere cevap vermemesini de hiç yadırgamam. Dizilerle ilgili soru soran olursa, bilmiyorum derim mertçe.

Ayıp değildir, değil mi dizi seyretmemek? Onun yerine insanlara hitap etmenin usullerini, kişisel gelişim kitaplarını, Türk dilinin doğru kullanımını, kişilerin kalbini kazanmayla ilgili kitaplar okumak daha güzeldir.

 Anlayana, anlamayana ise sözümüz olmaz. Bu devir de okuduk da ne olduk demek uygun düşmez. Geçenlerde altmış dört yaşında amcanın birisi okuma gibisi yok dedi.

Önce tahsil, medeniyet burada, ilimde, fende dedi amca.

Televizyon seyredeceğime,  beynimizin çalışmasına katkıda bulunacak bulmacalarla, ilim adamlarının buluşlarıyla ilgilenmek hoşumuza gitse daha iyi olmaz mı?

Son kez Burdur" da konferansa gittiğimde,  orada konuşmacı beyefendi televizyon seyretmenin yararının olmadığını ifade etti.

Hem de çok zararlı olduğunu üstüne basa basa söyleyince, haklı olduğumu duydum. Daha da hiç üzülmedim.

Yararı olmayan işin mutlaka zararı vardır. Eski bilginlere ve ilim adamlarına bakınca meşguliyetin azlığından dolayıdır ki, ilmi çalışmalarda derinleşmenin, ilmi tartışmalarda, eser vermedeki velutlukları buradan kaynaklanıyor, diye düşünmeden edemiyor insanlar.

Vakitlerini öyle heba etmediklerinden olsa gerek, o zor şartlar altında başvuru kitaplarını bize miras olarak bıraktılar.

İnsan düşünüyor. Belli mevkide olan kişiler hakkında kültürlüdür diye, bilgisi çoktur diye, basit sorunun cevabını alamayınca üzülüyor insan.

 Geriden bilgili düşünüyorsunuz bazı kişileri aynı zamanda kendinizden de üstün görüyorsunuz. Ne kadar çok bilgilidir, diyorsunuz. Hiçte zannettiğiniz gibi çıkmıyor.

Tarihte bu tür birçok olay yaşanmıştır. Mesela şunun gibi: Günlük konuşmalarda birçok yanlış içinde olmamıza rağmen, insanlara hitap etmesini bilmeden, kuru kuruya konuşmaları hiç sevmeyiz, buna rağmen konuşuruz.

Yavuz Bülent Bakiler kitabında,  Milli Eğitim Bakanına hitap etmesini bilmeyen, okul müdürüne söylediklerini anlatır. Hatta okul müdürünü kibarca makamından çıkmasını istemiştir.

Toplum da hitap etmesini bilmeyen insanımız, az değil.

Aslında bu tür insanlar ben bilirim havalarında olduklarından, başta sempati duyulmalarını engelliyorlar.

Bazı zatlar hasbelkader sıfat sahibi olabilir. Dünyada ki her insana geçici sıfatlar nasip takdir edilebilir.

İnsanları tanımak herkesin karı değildir.

Sıfatlar gider, bu gün var,  yarın yoktur.  Şunları üzülerek söylemem gerekirse, insana insan olduğu için değer verilmiyor.

Eğer birisi size değer verdiğini ifade etmişse,  bilin ki menfaati vardır. Menfaati bitti, arkadaşlık bitti oluyor günümüzde.

Nasrettin hocanın kürk giyip geldiğinde ikramda ki şatafata hep dudak bükmüştüm,  bu insanlar bunu yapmazlar demiştim, çok yanılmışım.

Kıymetli kürkün varsa adamsın, kürkün yoksa işin zor.

Keşke yanılmasaydım.

İnsanlar ilim erbabına hürmet göstermelidir. Gerçek değer verilmesi gerekenler, değer yargılarıyla bezenmiş kişilerdir.

Bizde ise kişinin gücü varsa, her konuda haklı oluyor. Her söylediği makbul oluyor.  Büyük insandır o. çünkü olması gereken işi var.

Erk sahibiyken de,  gücü bıraktığımızda da kişinin davranışı aynıysa, bu kişi benim için en büyük insandır.

Ama insanlar yanılabiliyor. Önemli olan bir delikten iki defa ısırılmamaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.