1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. HASEKİ HATIRASI
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

HASEKİ HATIRASI

A+A-

 Ne demiş atamız Kanuni “- Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Ne kadar doğru ve yerinde bir söz öyle değil mi? Bu atasözünü sağlıklı kimseler tam anlamıyla idrak edemezler. Ne zaman ki, vücut hastalanır, güç yetiremez hale gelir işte o zaman bu sözün mana ve ehemmiyeti kavranmış olur. Aslına bakarsanız, her sağlıklı birey mutlaka bir hastanenin yatan hasta bölümünü yılda bir de olsa ziyaret etmeli. Hele bir de bu hastane eğitim ve araştırma hastanesi olursa bu gerçek bir kat daha su yüzüne çıkıyor. 

İnsanoğlunun başına her şey geliyor bu dünyada. Hiç ismini bile duymadığımız bir hastalıkla karşı karşıya kaldık bu ay. Babam rahatsızlandı. Ayaklarından beline kadar bir uyuşukluk. Uyuşukluk neticesinde yürüyemezlik. Arkasından kendimizi doktorda bulduk. Doktor emar ve diğer tetkiklerden sonra Guillian-Barre Sendromu teşhisini koydu ve hemen bir araştırma hastanesine gitmemizi önerdi. Bu hastalıkta vakit çok önemliymiş. Alel acele kendimizi İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma hastanesinde buluyoruz. Acil’den giriş yapıldıktan sonra, Nöroloji kliniği ara bakım ünitesindeyiz. Gece nöbetçi doktorlarımızdan Sefer Günaydın, ince bir muayeneden sonra babamın hastalığının Guillian-Barre olmadığını Transvers Miyelit’ten şüphelendiğini, bu tanının ortaya çıkması içinde tetkiklere başlanılacağını söyledi. 

Mutlak tüm doktorlarımız değerlidir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ancak nöroloji kliniği biraz daha önemli ben bunu gözlerimle müşahede ettim. İnsan vücudunun organların arasında da en büyük faktör ve önem yine beyinde bitiyor. Beyin olmayınca hiçbir organın önemi tam olarak yerine getirilemiyor. Bunu biraz daha açmak gerekirse; bir insan akıl olmadıktan sonra yaşasa da bir anlam ifade etmiyor. Nöroloji kliniğinde ileri yaşlarda felç veya daha başka sorunlarla yatan hastaların tümü hafıza problemi de çekiyor. Buda hem doktor hem de refakatçilerini oldukça üzüyor. 

İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği hocalarından, benimde kendisini ve hastalarına karşı göstermiş olduğu performans ve eforunu her an takdir ettiğim değerli insan Sefer GÜNAYDIN hocamla kısa da olsa sohbet etme fırsatımız oldu. Sefer hocam, hastaların gerek tanı, teşhis ve tedavilerinde gerekse diğer çevresel etkenler(hastanenin fiziksel şartları) hususunda benimle önemli bilgiler paylaştı. Bu insanlar gerçekten büyük bir özveriyle işlerini yapıyorlar. Neredeyse kendilerine hiç vakit ayırdıklarını görmedim. İşleri, güçleri hastane ve hastaları. Ama hem fiziki şartlar hem de personel sıkıntısı iş yoğunluğunun stresini bir kat daha arttırıyor. Ama asla bunu ne hastalarına ne de bir başkasına aksettirmiyorlar. İşleri gerçekten çok ama çok ağır. Beyninden sıkıntısı olan hastalardan tutun, tüm felçli hastalara; santral sinir sistemi hastalıklarından tutun tüm  Alzheimer ve Parkinson hastalarına ve daha isimlerini bile telaffuzunda güçlendiğimiz geniş yelpaze hastalıkların tedavisi bu hocalarımızın özverileri sayesinde gerçekleştiriliyor. Bu bir ekip işi diyor sefer hocam ve devam ediyor. Klinik sorumlumuz Doç. Dr. Ayşe Özlem ÇOKAR ve diğer Hoca arkadaşlarımızın ve asistanlarımızın emekleri çok büyük. Ancak az personel ve kısıtlı fiziksel imkânlarla bu kadar bir hizmet verebiliyoruz diye de ekliyor. Ama inanın nöroloji kliniği hocalarından asistanlarına, hemşirelerine, hasta bakıcı personelinden temizlik ekiplerine ve yemek dağıtan personeline varıncaya kadar hepsi, hemen hemen her gün bitmeyen bir enerji ve eforla hizmet veriyorlar. Bu emekçi insanların emeklerini göz ardı etmek, benim gibi bir yazara çok ayıp olurdu diye düşünüyorum. Bunun için hem başımızdan geçenleri hem de bu koca yürekli beyaz önlüklü emekçilerin eforlarını anlatmadan olmazdı.

Babacığımın, teşhisi transvers miyelit olarak saptandıktan sonra tedavi süreci başladı. İlaç tedavisiyle hastalığı yavaş yavaş gerilemeye başladı. Bunda babamın iyileşmesi adına DUA eden dost ve arkadaşlarımızın da etkisi çok büyük. Tabi ki, nöroloji kliniğinde bulunan hasta ve hasta yakınlarını da burada anmadan geçemeyeceğim. Odamızın medarı iftiharı bizim moral kaynağımız, Gülşen ŞENVER ablamı ve ailesini, Hüseyin KESKİN abim ve ailesini, Suriyeli kardeşim Ubeyde ve hastası ömer’i, Ahmet AYDIN ve kızı Nezaket hanımı(Nazo), daha isimlerini hatırlayamadığım güzel kalpli insanları da buradan hayırla yad ediyorum. 

Hasekili günlerimde beni etkileyen bir diğer olayda arkadaş ve meslektaşım İzzet ALPTEKİN hocamın kızının dermansız hastalığa yenik düşmesiydi. Yirmi dört yaşında iki çocuk annesi kızımızın düğünün de vaaz etmekte bana nasip olmuştu. Şimdi cansız bedeninin taşıma, anne ve babasına taziye-teskin işi de bana nasip oldu. Allah hiç kimseyi evladıyla imtihan etmesin. İzzet hocama’da Rabbim sabırlar ihsan eyleyip, kızı ve sevdikleriyle cennette buluştursun.

Hastalıkların hepsi ilk aşamada yakalandığında tedavi sürecide kısa oluyor tabiî ki. Babacığımın da tanı teşhis ve tedavisi zaman geçirilmeden başladığı ve tedaviye hemen cevap verdiği için kısa sürdü. Ancak etkileri bir müddet daha devam edebilir dedi doktorlarımız. Siz siz olun vücudunuzla alakalı her şeyi önemseyin. Çevresel etkileri en aza indirerek kafanıza hiçbir şeyi takmayın. Ne demiş atalarımız “-Ayağını sıcak tut başını serin. Kendine bir iş tut düşünme derin derin.” Bu düstur bizim için yol pusulası olsun.

Buradan; BABACIĞIMIN HASTALIĞININ İYİLEŞME SÜRECİNDE; BİZLERİ YALNIZ BIRAKMAYAN ŞEVKET DEMİRKIRAN KARDEŞİME, HASEKİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ NÖROLOJİ DOKTORLARINDAN AYŞE ÖZLEM ÇOKAR, SEFER GÜNAYDIN VE TÜM DOKTOR HOCALARIMA, NÖROLOJİ KLİNİĞİNDE ÇALIŞAN HEMŞİRE VE DİĞER TÜM PERSONELE, BİLGİLERİNDEN İSTİFADE ETTİĞİM İSA BİLGİN KARDEŞİME, ARAYAN, SORAN VE ZİYARETİMİZE GELEN TÜM AKRABA, DOST VE ARKADAŞLARIMA, DUALARINI ÜZERİMİZDEN HİÇ EKSİK ETMEYEN KOCA YÜREKLİ İNSANLARA MADDİ VE MANEVİ DESTEKLERİNDEN ÖTÜRÜ ÇOK TEŞEKKÜRLER EDERİM.

Hayatın hiç birimizi sıkmadığı, sinir ve stresten, hastalık ve kederden uzak bir ömür geçirmeniz dileklerimle…

Sağlıcakla kalın… Yüzünüz Hep Gülsün…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar