1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. HAS PARTİ BÜYÜK KONGRESİ VE PROF. DR. NUMAN KURTULMUŞ
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

HAS PARTİ BÜYÜK KONGRESİ VE PROF. DR. NUMAN KURTULMUŞ

A+A-

HAS PARTİ

1. BÜYÜK KONGRESİ VE PROF. DR. NUMAN KURTULMUŞ. (Gezi Yazısı)

 

               27 Kasım 2010 günü saat 23.00 de, Adana’nın Çifte Minare camisinin önünden kalkacak araçlardan bize koordine edilmiş aracımıza bindik. Uyku mahmurluğunun gözlere dolacağı bir saatte, insanların parlayan gözlerinden ve tebessümü hiç eksiltmeyerek biri birleri ile merhabalaşmalarından dipdiri bir canlılığı ve yükselmiş heyecan huzmelerini resmetmek, bu gezi yazısını kaleme alan bendeniz için çok zor olmadı.

 

               Birlikte yolculuğa başladığımız otobüsümüzün, Adana’yı Ankara’ya bağlayan milletler arası TEM oto yoluna çıkmasından çeyrek saat sonra, emekli din görevlisi büyümüz Sayın Halil TEKE hocamızın yüreklerimizi titreten lahuti ses tınısıyla bizlere sunduğu Kur’an tilaveti, hemen her birimizin ruhunda gece karanlığında aydınlık pencereler açtı. Hocamızın dua ve konuşmalarıyla başlayan yolcuğumuz, arkadaşlarımızın çoklarının getirdikleri ikramların sunulması ve takip eden tatlı sohbetlerle ve aradaki kısa metrajlı uyuklama nöbetlerini de saymazsak, neredeyse gece boyu sürdü.

 

               28 Kasım sabahının erken saatlerinde Ankara’nın gençlik Parkı’nın içini ve etrafını çepe çevre doldurmuş, farklı vilayetlerden gelmiş heyecanlı insanların arasına doğru yürüdüğümüzde saat henüz sabahın 7.00 si bile değildi. Ankara’nın soğuğunda ürperip titreyeceğimizin hesabını yaparken, Ankara belki yaz mevsiminden kalma sakladığı son yaz gününü de bizlere cömertçe sundu. Alanın her tarafı dünyayı ışığı ile aydınlatan güneşin ışık huzmelerinin figürlerinden oluşan HAS PARTİ bayrak ve flamaları ile süslenmişti. Doğumuzdan doğuşu ve bu kış gününde her dakika yükselişi çıplak gözlerimizle izlenilebilen güneşin önünde parçalı bulutlar bile olsaydı, meydanı ısıtan gücün güneş logolu flamalar olabileceğini bile düşünebilirdik. Gençlik Parkının çevresinde bir bahçenin avlu çitleri gibi nizami şekilde belki bir asra yakın süredir sabırla ayakta duran yüksek ağaçların dalları bu coşkuya, şahitliğin ötesinde kocaman gövdeleriyle, yapraklarıyla, dal ve budaklarıyla yardımcı bile oluyorlardı. Çünkü bu ağaç dallarının çok azına HAS PARTİ’nin bayrak ve flamalarını taşıyan sicim ipleri bağlanamamıştı.

 

               Ankara’nın bu çok istisna ılık sabahı olmasaydı eğer, yüzlerce otobüs, otomobil, minibüs ve hatta trenler ile akın akın Türkiye’nin her şehrinden Ankara Atatürk Spor Salonu önüne yığılan bu alınlarından öpülesi Anadolu’nun fedakâr ve erdemli çocukları saat 9.45 e kadar yaklaşık 4 saat boyunca tarifsiz sıkıntılar çekerlerdi şüphesiz. Şükür ki, çokça rastlanmayan, ancak bu sabah için o meydanda var olan ılık hava; bir yorgan gibi Ankara’nın bu heyecanlı misafirlerini sardı ve rahat ettirdi.

 

               Ne var ki meydanda toplanan insanları yine de huzursuz eden olay ve uygulamalar da yok değildi. Polis ve organizasyon komitesinin inanılmaz acemiliklerle dolu planlamaları hemen göze çarpmaktaydı. Kontrollü olarak katılımcıların kongre salonuna alınacağı düşünülerek, Ankara Gençlik Park’ından güneye doğru uzanarak Devlet Demir Yolları İstasyon Garına doğru uzanan çift şeritli yol, kuzey ve güneyden polis kontrolüne alınmış ve demir labirentlerle kesilmişti. İnsanlar bu kontrol noktalarının her iki tarafında binlerce kalabalık kümeler halinde 3–4 saat boyunca bekletildi. Nihayet bu toplantı ve bu kongre aynı görüş ve gaye etrafında buluşan insanların bir şenliğiydi. Yapılacak bu kongre; aynı fikir frekansındaki insanların bir siyasi bayramlaşma ve şenlik buluşmalarıydı. Bu kadar sıkboğaz ve sabırları sıkıntıya sokan uygulamalar yersizdi mutlaka. Yersiz ve alakasız olduğunu elimizde tutarak, bu polis kontrolünün işlevsel olarak inanılmaz yetersizliklerle dolu olduğunu da söyleyebiliriz. Dört saat boyunca bütün bu uygulamaların güvenlik saikı ile yapıldığını ve herkesin aramadan geçerek ancak salona alınacağını defalarca anlatan sinirli görevlilerin söylemleri bağırtılardan ibaret kaldı ve neden sonra insanların boşuna bekletildiği ortaya çıktı. Demir engelleri kaldırıldı ve söylenildiğinin aksine kontrolsüz olarak kapılara doğru insan seli akıp gitti. Kongre giriş kapılarından içeriye yine labirent kutulardan geçerek insanlar kongre salonuna alınabildiler.

 

               Atatürk Spor Salonu’nun ara koridorları dâhil her köşesi insanlarla neredeyse mesafesiz olarak yoğun şekilde dolmuştu. Sunucunun fevkalade güzel yöneterek başlattığı kongre organizasyonunun binlerce konuğunun gözlerinde ve sözlerinde şekillenen fotoğraf ise; Anadolu’da yeni bir güneşin doğmak üzere olduğu gerçeğiydi.  

               Ankara’da bir gerçeğe ve bir gelişmeye şahitlik ettim. Anadolu’da artık bir medeniyet güneşi doğuyor. Bu medeniyet hareketi, yüksek karakter, kabiliyet ve milletimizin ruh köklerinin bileşkesi olan bir karizmatik liderin önderliğinde, ufkumuzda bir güneş gibi doğma ve yükselme sürecine hızla girmiştir artık. Şimdi Türkiye semalarında bir müjde ve bir haber şekillenmektedir. Şimdi Anadolu insanını hayata bağlayan bir umut reçetesi, bir siyaset mühendisi tarafından bu coğrafyada resmedilmektedir. Yine şimdi Anadolu insanına bir özgüven ve bir gayret zırhının giydirilmekte olduğunu müjdeleyebilirim.  Bu müjde; üstat Necip Fazıl KISAKÜREK’in hitabı ve tasviri ile yüz üstü çok yatan, çile çeken ve sürünen bir milletin ayağa kalkacağının müjdesidir. Bu müjde; bu yurtta bundan böyle Prof. Dr.Numan KURTULMUŞ önderliğindeki “Has Parti”  gerçeğidir. Hoşça kalın.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar