1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. HANİ ÖZGÜRÜZ YA!!
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

HANİ ÖZGÜRÜZ YA!!

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

      Adamın biri bilge bir Kral olmakla ün salmış olan Kralın yanına gider.

      Krala şunu sorar.

      “Efendim söyleyin bana Hayatta Özgürlük var mıdır?”

      Kral “elbette” der ve ekler,

      “Kaç bacağın var senin?”

      Adam soruya şaşırarak “iki efendim” der.

      Kral “pekâlâ, tek bacağın üstünde durabilir misin?”

      “Elbette” diye yanıt verir.

      Kral “O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver”

      Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir.

      “Tamam” der ve “şimdi de öteki bacağını kaldır” diye söyler.

      Adam şaşırır “bu imkânsız kralım” der.

      Kral “gördün mü işte Özgürlük budur” 

      Yani, “sadece ilk kararı almakla özgürsünüz, ondan sonrasına değil” der

      Evet, saygıdeğer okurlar,

      Hayat gerçekten böyledir, isterseniz kıyaslayın.

      Telefon alıp görüşme yapmakta özgürsünüz ama sonrasında sizleri birileri dinleyebilir,

      İstihdam yaratmak için fabrika açabilirsiniz ama yanlış politikalar sonucu kapatırsınız,

      Hayatta iş sahibi olmak için üniversite okursunuz ama iş sahaları yaratılmadığı için işsiz kalırsınız,

      Devlet güvencesi için işe girebilirsiniz ama ihtiyaçlarınıza yapılan zam sizlere yapılan zamdan çok fazla olduğu için hakkınızı sokaklara dökülerek aramak zorunda kalırsınız,

      Sizleri balık tutmayı değil balık yemeye alıştırıp geleceğinize ipotek koyarak oyunuzu isterler sizler toplum da tembel, üretmeyen bir birey, onlar ise kaçıkla verip kepçe ile götüren mutlu azınlıklar,

      Ev ve araba almanız için cazibeli banka kredileri sunarlar ama kriz nedeniyle işinize son verirler, aldığınız krediyi ödeyemeyince aldıklarınıza el koyarlar.

      Yani; ilk kararı sen alabiliyorsun ve maalesef ki ondan sonrası için karar verme şansın olmuyor.

      Şimdi sizlere soruyorum?

      Bizler özgürüz diyebilir miyiz?

      Bana sorarsanız özgürüz diyemem.

      Sebebine gelince;

      Cumhuriyet kazanımları ile kazandığımız değerler birilerine peşkeş çekiliyorsa,

      Ülkemizde yaşayan aç, yoksul ve işsiz sayısı gün geçtikçe artarken belli kesimler son yıllarda mallarına mal katıyorsa,

      Bizleri yönetmek için seçmemiz gereken kişiler birileri tarafından önümüze dayatma ile getiriliyorsa,

      Komşusu aç iken tok yatan bizden değil diye televizyonlarda program yapan din istismarları halkı yoksulluğa şükretmeye alıştırıp kendilerinin mal varlığının hesabını kimse bilemiyorsa,

      Bizlere Tanrı’nın bir lütfu olan ve dünya devletlerinin örnek aldığı yüzyılın lideri ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’e dil uzatılıyorsa,

      Basın özgürlüğü alanında gün geçtikçe dünya ülkeleri arasında dibe doğru iniyorsak,

      Muhalefet görünenler fişlenip, bertaraf edilme tehdit altında bulunuyorsa,

      Kendilerini aydın diye lanse edenlerin, gözümüze baka baka söyledikleri yalanlar ile bizler karanlığa, ülke uçuruma sürükleniyorsa,  

      Nasıl özgürüz diyebiliriz?

      Bu yüzden hayatta verilecek kararların bir kibritten ibaret olduğunu düşünerek hareket edelim.

      Şöyle ki;

      Doğru yerde ateşlediğinde ya sizi ısıtacak veya çorbanızı kaynatacak,

      Yanlış yerde ateşlediğinde ise içinde bulunduğunuz evle birlikte sizi yakacak ateş olarak görmeli

      Ve geleceğimizi karartmak isteyenlere karşı dürüst birliktelik içinde olmalıyız diye düşünüyorum. 

      Saygılarımla,        

      ŞUNU UNUTMAYIN;

      BİZLERE YARIN GÖZ AÇTIRMAYACAK OLANLAR

      BUGÜN HEP BİRLİKTE GÖZ YUMDUKLARIMIZDIR.       

Önceki ve Sonraki Yazılar