1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. HAK MI DEDİNİZ? O DA NEYMİŞ ?
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

HAK MI DEDİNİZ? O DA NEYMİŞ ?

A+A-

Hayatı dolu dolu yaşamış insanların yüzünde hep aynı ifade olur.Biraz mahsun , biraz alaycı ve dudaklarında hınzır bir gülümseme vardır.Bilirler ki konuştukları ile yaptıkları birbirini tutmayan, ,sorgulamayan, hakkını arayamayan bu insanoğlundan bir halt olmaz..

Dolu dolu , gümbür gümbür her günümüz, her gün başka bir olaya günaydın diyoruz, diğer bir olayla günü bitiyoruz.

Geçmiş yıllarda olağan dışı olarak karşıladığımız ne varsa sıradanlaşıyor gün be gün..

Acılara da sevinçlere de uzaktan bir “doğaldır” bakışı atıyoruz artık..

Koca bir yılı daha geride bırakmaya hazırlandığımız şu günlerde, nefes nefese yaşanmışlıkları koyduk cebimize..

Dersimizi aldık, heveslerimizi gömdük, ideallerimizi süpürdük..

Yine bir çok özel gün ve hafta geçti bir yılın içinden .Adına özel gün deyip te bir o kadar sıradanlaştırdığımız..

Sessizce , sakince geçip gitti bir çoğu .

İçinde bulunduğumuz hafta tüm insanlık için önemli oysa.İnsan Hakları Haftası .Yine sadece birkaç dernek, birkaç sivil toplum kuruluşu adına yetkili birileri birkaç cümle ile kocaman kocaman yaşanan insan hakları ihlallerini birkaç vurucu cümle ile kınayacak ve bu hafta da diğerleri gibi hiçbir şey değişmeden geçecek.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kabul edileli 66 yıl oldu.

66 koca yıl..Demek ki 66 yıl önce insanlar uğradıkları haksızlıkların farkına ancak varabilmiş.Çok geç kalmamış mı ?

Oysa insanlık tarihi M.Ö 3200 yıl önce yazının bulunuşu ile başlamış.Bir o kadar da yazının bulunmasından önce var.

İnsan hakları, bir yönüyle, devletten, insan onuruna yakışır bir hayat standardı talep etme haklarıdır. Bu anlamda insan hakları taleplerinin muhatabı, devlettir. Devlet, egemenlik yetkisi altında bulunan herkese, insan haklarını tanıma, uygulama ve koruma yükümlülüğü altındadır.

Sözde, insan hakları; tüm insanların hiçbir ayrım gözetmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olmasıdır. Herkes, cinsiyet, ırk, renk,din, dil, yaş, tabiiyet, düşünce farkı, ulusal veya toplumsal köken, zenginlik gibi fark olmaksızın kanun karşısında eşittir.

 

Bildirgenin altına imza atan devletler, bu hakların korunmasına yönelik gerekli düzenlemeleri yapmış olsa da bugün insan hakları ihlallerinin sona erdiğini söylemek mümkün mü?

Beş parmağın beşi bir değil ki, bir insan diğerine benzesin.Farklı din, dil, ırk, farklı etnik köken, farklı kültürler , farklı yaşam şekilleri, farklı değer yargıları. Fakat her insanoğlu iyi yaşam koşullarına sahip olmayı , değerleri ve hakları olsun ister.

Cezaevlerinde yapılan işkencelerle başlayıp, huzurevleri ve yetiştirme yurtlarında yaşanan insanlık dışı manzaralara varan ihlaller.. Yaşam hakkı ihlalleri, kişi güvenliği ve özgürlüğü ihlalleri,ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri özgürlüğü ihlalleri…Sonu gelmeyen ihlaller zinciri..

Sanki buradan bakılınca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, kağıt üzerinde kalmış yasa maddelerinden başka bir anlam ifade etmiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar