1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. HAFİFE ALMAYIN LÜTFEN!
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

HAFİFE ALMAYIN LÜTFEN!

A+A-

 

     Yaz aylarının gelmesiyle kene vakaları gün geçtikçe artarak yayılıyor. Daha

çok iç Anadolu ve Karadeniz bölgemizde görülen bu hastalık, hayatımızı

olumsuz yönde etkiliyor. Evde, işte daha doğrusu her yerde bu tür vakaların arttığı yönündeki bilgileri duyar olduk. Bazen bir arkadaşımızın, bazen de yakın bir dostumuzun ve hatta akrabamızın bu hastalığa yakalandığı haberini duyunca moralimiz bozuluyor. Ama her nedense millet olarak tedbir alma konusunda uzmanların çağrılarına kulak vermiyoruz. Sözün özünden bahsetmek gerekirse, musibet gelmeden evvel bize tavsiye edilen nasihatlere uymuyoruz.

******

     Geçenlerde bir televizyon kanalında haberleri izlerken uzmanlar mangal yaparken uyulması gereken kuralları sıralıyorlar. “Ne kadar güzel bir haber yapmışlar insanımızın sağlığını düşünenlere canlar feda…”diyerek mırıldanırken haberin hemen ardından bir kameraman ve bir spiker mesire alanlarını dolaşıyor ve piknik yapanlara mikrofon uzatıyor:”Efendim! Yaptığınız mangalı kurallarına uygun mu yapıyorsunuz? Diye bir soru. Vatandaşımızda cevap hazır:

”-Tabi ki; neden uygun olmasın. Hem uygun olmasa bile, bize bir şey olmaz… Kene vakaları ile alakalı olarak ta, vatandaşlarımızdan bazıları umursamaz bir tavırla hazırlanmış bir cevap:”Daha evvel ki gün üzerime yapışan keneyi tuttuğum gibi koparıp attım. Bana hiçbir şey de olmadı.”İşte yanlış bir inanış biçimi.

”-BİZE HİÇ BİR ŞEY OLMAZ.”Bize kene gelemez, biz hastalanmayız ve hatta bize ölüm gelse ne yazar, gibi davranış modelini sergileyen insanlar bu hatalara düştüklerinde ne kadar büyük yanlışlığın içinde olduklarının farkına varmaktadırlar. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığında da diğer ölümcül ve hayatımızı tehdit eden hastalıklarda olduğu gibi, uzman hekimlerimiz -öğretim görevlilerimiz, sağlık bakanlığımız bünyesinde bulunan değerli hocalarımız gerekli öğüt ve nasihatlerle uyulması gereken kuralları bizlere broşür, afiş, kitap ve hatta bilgilendirici belgesel yardımıyla bu konunun önemini vurguladılar bizler için.

******

     Şimdi eğer işlerimiz varsa,5 dakika işlerimizden feragat ederek bu uyarılara kulak vererek göz gezdirelim. Gezdirelim ki, hayatımızı tehdit eden bu tür hastalıklara geçit vermeyelim.

 

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ VAKA VE ÖLÜMLERİNİN YILLARA GÖRE DAĞILIMI.

(Türkiye, 2002–2007)

 

 

Yıllar

Vaka Sayısı

Ölüm

2002–2003

150

6

2004

249

13

2005

266

13

2006

438

27

2007

717

33

 

KAYNAK:http://www.kirim-kongo.saglik.gov.tr/

 

     Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir.  6–8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.

     Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.

     Kene tarafından ısırılma ile virüsün alınmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1–3 gündür; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5–6 gün, en fazla ise 13 gün olabilmektedir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının belirtileri; ateş, kırıklık hissi, başağrısı, halsizlik, v.b.ortaya çıkmaktadır.

 

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞI NASIL KONTROL EDILIR VE NASIL KORUNULUR?

 

     Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur.

 1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.

 2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak ya da kısa giysiler ile gidilmemelidir.

 3. Bu alanlara av ya da görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları,

 4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.

 5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)

 6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.

 7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.

 8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde  kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla çıkartılır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.

 9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda  çevre ilaçlanması yapılabilinir.

Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmalıdır.

 

KAYNAK:http://www.bilkent.edu.tr/~bilheal/aykonu/ay2005/temmuz05/kirimkongo.html

******

     Her ne kadar biz hayatımızı önemsemeden yaşasak da, önemsenmeyen şeylerin değeri elimizden gidince anlaşılır. Yarın yaratıcının huzurunda sağlığımızdan sorumlu olacağımızın da bilinciyle hareket ederek ömrümüzün geri kalan kısmına, bu mantıkla yaklaşmamız çok doğru bir davranış olacaktır.

Unutulmamalı ki,Sağlık elimizde ki,en büyük servetimiz.Tabi hayatımızda.....

 

Sağlıcakla kalın efendim....

 

Yüzünüz Hep Gülsün...

Önceki ve Sonraki Yazılar