1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. GÜNÜMÜZDE GÖNÜL ELÇİLERİ
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

GÜNÜMÜZDE GÖNÜL ELÇİLERİ

A+A-

İnsanoğlu, Hz. Âdem ile başlayan bir şeref ve haysiyetin, onur ve izzetin üstünlükleriyle diğer canlıların erdemlisi olarak dünya yüzeyinde yaşantısına başlamıştır. Bu onur ve haysiyet insanoğlunu; sahip olunulduğu takdirde onu mertebelerce yükseltmiş, terk edildiği zamanlarda ise insanı aşağıların da aşağısı kılmıştır. İnsan gerçek manada iyilikle programlanmış bir varlıktır. Sadece kendisine değil, yekdiğerine yardım ettiğinde mutlu olabilir, mutlu kalabilir. İnsan nefis muhasebesini yapabildiğinde gerçekten büyük bir varlık olduğunun idrakine varabilir. Her günün sonunda günlük nefis muhasebesi yapabiliyorsa ve bu gün ne tür bir iyilik yapabildim diyebiliyorsa varlık olmanın hakkını da ödemiş olur.

Bugün Allah için ne yaptın? Sorusunun izdüşümü aslında, Bugün insanlık için ne yaptın? Sorusudur. Bizler yoğun çalışma temposu içinde bazen insani erdemlerimizi unuturuz ve çoğu zaman monoton bir yaşamın kıyısında buluveririz kendimizi. Bu yoğun çalışma temposunda genellikle etrafımızdaki ihtiyaç sahibi komşumuzu, bir din kardeşimizi, bazen bir yetimi, bazen bir düşkünü, bir hastayı, bir yaşlıyı, bir sokak çocuğunu hatırımıza bile getiremeyiz.

“(Mü’min) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.”(Tirmizî, Birr, 36) buyuran bir peygamberin ümmeti olarak; bu gönül dostluğuna aday olup, ihtiyaç sahibi yurttaşlarımıza hizmet etmek boynumuzun borcu olmalıdır.

«— Kıyamet Günü Allâh (C.C) buyurur ki: «Ey âdemoğlu! Hastalandım, ziyaretime gelmedin. Kul der ki. "Sen âlemlerin rabbisin, benim seni ziyaret etmem nasıl söz konusu olabilir?" Ulu Allah (C.C) buyurur ki: Bilmiyor musun, filân kulum hastalandı da ziyaretine gitmedin.

Bilmiyor musun ki, onu ziyaret etseydin, beni yanında bulurdun.

Sonra: Ey âdemoğlu! Senden yemek istediğim halde bana yemek vermedin. buyurur. Kul der ki: Ya Rabbi, sen âlemlerin Rabbi iken sana yemek vermem nasıl söz konusu olabilir!

Ulu Allah (C.C) buyurur ki: Bilmiyor musun, filân kulum senden istedi de ona yemek vermedin. Bilmiyor musun ki, eğer ona yemek verseydin, onun karşılığını benim katımda bulunurdun.

Sonra: Ey âdemoğlu, senden su istedim vermedin. Kul der ki: Ya Rabbi, sen Âlemlerin Rabbi iken benim su vermem nasıl olur? Ulu Allah (C.C) söyle buyurur: Senden filân kulum su istedi de vermedin. Bilmiyor musun ki, eğer ona su verseydin, karşılığını benim katımda bulunurdun.

Görülüyor ki, insanoğluna sadece ibadet bağlamındaki bir kulluk yeterli gelip kifayet etmiyor. Gönüllülük esasına dayalı bir yardımlaşma şuuru ile öncelikle, yurdum insanlarından başlayarak tüm insanlığa faydalı olabilirse insan, kulluğun idrakine ve sevincine ulaşabiliyor. Ve işte o zaman insanoğlu kendisine değer atfedebiliyor.

Gönüllülük; Çözümü başkasından beklemek değil, bireysel gücünü çözüm bulmak için kullanmaktır. Başkasını mutlu etmenin en büyük mutluluk olduğunu fark etmektir. Güveni, dürüstlüğü ve paylaşmayı öğrenmek ve öğretmektir. Karşılık beklemeden sevmektir. Yolunda gitmeyen her şey için bireysel olarak yapılabilecek bir görev olduğunu bilmektir. Karşılığını veremeyecek birine iyilik yapmanın hazzını ömür boyu kendine yaşatma demektir.

Gönül elçiliği ise; insana ve insanlığa hizmet için karşılık beklemeden emek veren kişi ve gruplar için kullanılan derin anlamlı bir ifadedir. İfadenin derinliği, yapılan işin içinde; akıl, düşünce, deneyim, beceri ve profesyonel uzmanlıklar kadar inanç, değerler ve insan sevgisinin bulunmasından gelmektedir.

İnsanlık için gönüllerinde yer açabilenler gönül elçisi olabilir ve ihtiyaç sahibi insanlara ve de insanlığa katkı sağlamak isteyen herkes gönül elçisi olabilir.

Ne yapılacağına gelince; herkesin bir başkası için yapabileceği, bir başkasına verebileceği ve bir başkasıyla paylaşabileceği mutlaka bir duygusu, düşüncesi, fikri, deneyimi, ayni ve nakdi katkısı, idealleri ve hayalleri olduğu muhakkaktır.

Bizlerinde atalarımızdan bize emanet olan ve bizlerden de sonraki nesillere miras olarak bırakacağımız gönül elçiliği projesini gönülden desteklememiz gerekiyor. Bu güzel projeyi yurdumuzda T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞIMIZ, İLLERDE VALİLİKLERİMİZ, YEŞİL DADAYIMIZDA KAYMAKAMLIĞIMIZ YÜRÜTMEKTEDİR. Bu projenin insanlarımıza karşı, vatanımıza karşı bir yurttaşlık vazifesi olduğunu aklımızdan çıkartmamız gerekiyor. Bunun için yapılacak işlem çok basit, gönül elçiliği konusunda bilgi edinmek ve gönül elçisi olmak için başvuru yapmaktan geçiyor.

 

Ayrıca;

1. Doğrudan Başvuru: T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile iletişime geçilir.

2. Web Sayfasından Başvuru: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Web Sayfası

(www.gonulelcileri.gov.tr) ilgili bölümündeki yönlendirmeler doğrultusunda işlem yapılır.

 

Unutmayalım, hiç birimiz için yarının ne getireceği belli değildir. Önemli olan insanımıza faydalı olup, insanlık onurunu lekelemeden hoş bir seda ile dünyadan göç edebilmektir.

 

Yüzünüz Hep Gülsün…

Önceki ve Sonraki Yazılar