1. YAZARLAR

  2. Musa Kocakiren

  3. Gücün Tutsağı Değişemeyen Türkiye
Musa Kocakiren

Musa Kocakiren

Yazarın Tüm Yazıları >

Gücün Tutsağı Değişemeyen Türkiye

A+A-

Gücün Tutsağı Değişemeyen Türkiye

Devletin derinlerinin ideolik güç yapılarının değişmeyen duruşları.1983 öncesi olan,Ülke halklarının maruz kaldığı,kamu ve askeri güçlerle uygulanan her hukuksuzluğu,baskıcı anlayışı ve ötekileştirmeyi bugünde öyle yada böyle yaşıyoruz.Tabi at gözlüğü takmayanlar bunu görüyor.

28 şubat 1997 de post-modern diye nitelenen bir darbe yaşandı.Fakat 28 şubat sorumluları yine o mağdurlar tarafından serbest bırakıldı.Sebep ve etkileşim nedenlerini taraflar ilerde açıklar sanırım.

28 şubat mağduru denilen zümre sonra ki süreçlerin devamıyla iktidar oluşlarıyla birlikte elit oldular.O dönemlerde yaşanılan hukuksuzluklar,öteki yapılmalar toplumdan dışlanmaları avam iliklerine kadar yaşadı.Eşek arısının örümcek ağını parçalayıp geçmesi gibi güçlü mağdurlara erklere misli ile yansımadı.Yansıyan oldu ise de uzun sürmedi.Başörtüsü nedeniyle okuldan atılan ayrılan sıradan halk çocuğu okuyamadı.Fakat zengin ve güç sahibi İslam patentli kesim yurt dışında çocuklarını okuttu veya iş verdi.

28 şubata şöyle bir göz atalım kim ne yapmış ne demiş. Hafıza tazelemek iyidir.1995 seçimlerinde 1.çıkan REFAH partisi DYP ile koalisyon yapıp 54. Hükümeti kurduğunda Toplumda heyecan oluşturmuştu.İlk zamanlar her şey güzel gidiyordu.İslami vurgusu yüksek bir genel başkan hükümette idi artık.Başka bir ifade ile siyasal İslam iktidar olmuştu.Beklenti büyüktü.Muhafazakar kesimde ezilmişlik bitecek gerçek İslam ahkamı hakim olacaktı!

Fakat olamadı olmadı. “patates dini”,“mum söndü oynuyorlar”,“susurluk gibi vakaya, faso fiso demek”,Mit bağlantılı aczmedilerin toplumun alışık olmadığı itici hareketleri görsellikleri,toplumu bütünleştirmek yerine,ayrıştırmaya hizip ve nifak’ı artıran tablo ortaya çıkardı.

Şükrü Karatepe 10 Kasım 1996 da Refah partisi il divanında şöyle garip cümleler kurdu. “ süslü püslü olduğuma bakıp beni laik sanmayın, resmi görevim nedeniyle buradayım. Sakın ha siz Müslümanlar, içinizden hırsı, kini ve nefret inancınızı eksik etmeyin” .(oysa İslam da,kin nefret, iman ehlinde bulunmadığını bulunamayacağını ayet ve hadislerde tahkiki imana sahip her mü’min biliyor)

3 şubat 1997 de birileri Sincan’da iş başında idi. Tanklar yürümüş, İran konuklu program yapılmıştı.Dönemin Oramirali olan Güven Erkaya şöyle diyordu “irtica pkk dan daha tehlikelidir”

4 martta MGK toplanmış Rahmetli Erbakan kararlara imza atmamıştı. İmzaladı dedilerse de sonra ki yıllarda Hem Rahmetli Mehmet Ali Birant hem de Cüneyt Özdemir gazetecilerin kandırıldığını söylemişlerdi.

RP’ne kapatma davası açılmış susurluk davası 7 aylık süreden sonra DGM başlamıştı. Genel kurmay irticai faaliyette bulunduğunu iddia ettiği firmalara ambargo uygulamaya başlamıştı. O dönemde güç askerde olduğu için dönemin Genel Kurmay başkanı, Anayasa başkanını, Yargıtay başkanını ve Danıştay başkanlarını toplamış brifing almıştı. Bu olup bitenler topluma basına yansıyan kısımlar idi

Yukarıda yazdıklarım 17 yıl önce yaşananlar. Günümüze gelindiğinde bu tabloyu siyasi gücü elinde bulunduranların küçük ayrıntı farklarıyla, hatta misli ile yaptıklarını görmemek için taassup denizinde ve tarafgirlik aleminde olmak gerekir. Kendisinden olmayan ve kendini her eleştireni düşman kabul eden otoriter güç Ülkede gerilim çıtasını artırarak huzursuzluğu körüklediğini gözlüyorum. Beğenilmeyen istenilmeyen derneklere, yurtlara, okullara, bankalara, gazetelere ve şirketlere: maliye, polis ve yargı yoluyla baskı uygulandığını görüyoruz.Hukukun güce göre evirildiğini ve kararların gücün istediği şekilde çıktığını gözlemliyoruz. Gazeteciler ve aydınlar düşündüklerini ifade edemediklerini edenlerin hapisle ve başkaca şeylerle tehdit edildiğini izliyoruz.Daha dün akşam twitter da Cüneyt Özdemir baskılara dayanamadığını 3.4 milyon takipçisi ile paylaştı.

"Ya bana tabi olacaksınız yada yok olacaksınız" sözü Türkiye toplumunun artık istemediği,modern evrensel dünyadan uzak, Hz. Muhammed’in yaşamından öte yaklaşımdır diyorum vesselam.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.