1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. GÜÇSÜZ ORDU MECALSİZ BİR TÜRKİYE DEMEKTİR
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

GÜÇSÜZ ORDU MECALSİZ BİR TÜRKİYE DEMEKTİR

A+A-

GÜÇSÜZ ORDU MECALSİZ BİR TÜRKİYE DEMEKTİR. 

                    Günlerdir coğrafyamızı teslim alan yoğun kar yağışları ve dondurucu soğuklar, bünyelerimizi ısıtan güneşimizden bizleri mevsimsel olarak uzak tutmuştur. Bu zemheri günleri elbette sona erecektir. Kardelenler açacak, cemre düşecek ve milyonlarca yıldan beri olduğu gibi, yerkürenin yamaçlarında yeniden baharlar açacaktır. Baharlarımızı takip eden sürelerden sonra, sımsıcak günler yeniden bizlerle beraber olacaktır ve bahçelerimizde rengarenk  güller açacaktır. Yani karla, ayazla, buzla, tipiyle, yağmurla ve dolu ile ufkumuzu karartan mevsim karanlıkları elbet yeniden güneşli ufuklarla buluşacaktır. Bundan şüphemiz yoktur.

                     Ancak çok şüphesi ve tedirginliğini yaşamakta olduğumuz hususu şudur ki, 1923 yılından beri Anadolu"nun ufkunda parlayan Cumhuriyet güneşimizi karartmaya çalışan kara vicdanlıların yaratmayı arzu ettikleri Güçsüz Ordu ve Mecalsiz Türkiye ile bu ülkenin insanları, istiklalsizliğin cehennem çukuruna  gönderilmek istenilmektedir.Türlü türlü entrikalarla emperyalizmin taşeronlarından öğütlü sayısız kalemler, aldıkları emirler doğrultusunda satırlarına yan basmaktadırlar. Şimdilerde yandaş ve taraf lakaplarını madalya gibi adlarına tescil ettiren vicdansız kalemler, millete dair tüm müspet  kaleleri düşürmek için ellerinden gelen her tertibe tamam demektedirler.

                   “Taraf” adlı bir tefrikanın sayfalarında her ne pahasına olursa olsun yanlışa taraf olmuş ve şartlanmış yazarlar bilirim, mert mi mert(!) Tüm yanlışlara taraf olmuşluklarını açık yüreklilikle dile getirerek adlarına “Taraf” demişlerdir.Ancak yine hülle sanatkarı ve siyaset bezirganı bazı öğütlü kalemler bilirim ki, namert mi namert. Tefrikalarının adlarını “Yandaş” ifadesiyle betimlemek yerine, köşe bucak türlü yanıltıcı isimlerle takiyye yapmaktadırlar. Vicdanlarının yönlendirmesiyle değil ama AB ve ABD"nin güdümündeki işbirlikçi bazı kalemler, çirkef değirmenine yalan ve entrikalar  taşımaktadırlar. Ergenekon  davasının başladığı günlerden bugüne kadar bu yalan makineleri, hiç susmadan harıl harıl çalışmaktadırlar.

                    Güçsüz bir Türk Ordusunu yaratmak için sayısız asılsız darbe iddialarını ortaya atanlar, orta yerde kalmışlardır.Ancak ar ve haysiyet damarlarında herhangi bir utanma ve sıkılma da olmamıştır. Sözde TSK destekli Sarı Kız, Ay Işığı, Kafes ve AKP"yi bitirme planı gibi sayısız trajikomik iddialar, biri biri ardına boş çıkmıştır. Ancak yandaş medya, “velev ki yüz seksen defa da olsa” yalan bombardımanında ısrar etmektedirler. Son olarak ta “Balyoz” adlı bir diğer sözde darbe planı iddiasıyla, Türk Ordusu"na karşı iftiralarını sürdürmektedirler.Şimdi merak edilen husus şudur.Tüm hışımlı ve fiyakalı kelimeler bu uydurma  darbe planlarında isim olarak kullanıldı. Çok kelime fakiri olmayan herkes hesap edebilir ki, bundan böyle bu uydurma darbe iddialarına kod olabilecek kelime bile bulamayacaklardır bu vicdansız kalemler(!)

                    Mecalsiz bir Türkiye"yi bu coğrafyaya uygun görenlerin, batma ve parçalanma ihtimali giderek artan bu geminin tayfaları arasında olmadıkları kesindir. Zira batacak bir geminin yolcuları arasında olduğunu bilen hiçbir mensup, aynı geminin makine dairesine infilak mayınları döşemez. İnadına sıra sıra baskıya verilen bu vicdansız tefrikalarla zayıf düşürülecek Türk Ordusu ile mecalsiz Türkiye yaratılacaktır. Mecalsiz Türkiye ile  ise, esaret ve teslimiyet Anadolu insanı için kaçınılmaz olacaktır. Yağsın lapa lapa karlar.Teslim alınsın şehirlerimiz metreler boyu kar ile ve Sibirya soğukları ile. Korkmayın! Baharlar gelecektir. Sıcak güneş ufkumuzda ağaracak ve yoğun buz ve kar esareti sona erecektir.

                      Korkun, ürkün, tedirgin olun ve telaşa kapılın! Eğer teslim alınacak olan Cumhuriyetiniz ise. Hüzünlenin, endişelenin ve rahatsız olun! Eğer teslim alınacak olan istiklaliniz ve bağımsızlığınız ise. Uykularınız kaçsın, uyuyamayın,  ayağa kalkın ve hatta tepki verin ve direnin! Eğer ülkeniz birliğini ve beraberliğini, barışını ve huzurunu kaybetme tehdit ve tehlikesi ile karşı karşıyaysa ve hatta bölünüp parçalanma uçurumuna doğru itiliyorsa. Evet ayağa kalkın ve tepki verin ve hatta direnin tüm demokratik haklarınızı kullanarak. Hoşça kalın.  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar