1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. GÖZÜ DOYMAYANLAR
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

GÖZÜ DOYMAYANLAR

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

      Bu haftaki köşe yazım da “İNSAN AKIBETTEN KAÇAMAZ AMA DERS ALABİLİR” sözünü söyleyen Mevlana’nın sözüne örnek, kısa bir hikâyeyi aktarmak istedim.  Kurtların, kuşların dilinden anlayan Hazreti Süleyman aleyhi selama gelen bir adam yalvarır.    Ne olur ey Allah'ın nebisi bana da hayvanların dilini öğret de ben de konuştuklarından anlayayım.    Süleyman aleyhi selam izin vermez:    Olmaz, der. Sen onların konuştuklarını dinlersen sabredemezsin.

      ARKASINDAKİ HİKMETLERİ DÜŞÜNEMEZSİN.    Ne var ki adam ısrar eder. Süleyman aleyhi selam da adama hayvanların dilini öğretir. 

      Sevinçle evine gelen adam çöplükteki köpekle horozun konuşmalarını dinlemeye başlar. 

      Bir ara köpekten şu sözleri duyar. 

      Yanındaki horoza, “Horoz kardeş, sen arpayla buğdayla da karnını doyurabilirsin.” 

      Biraz ötedeki taneleri yesen de ekmek kırıntılarını bana bıraksan olmaz mı, benim karnım çok aç.     Horoz şu cevabı verir: “Sabret köpek kardeş, yarın buraya ağanın ölen eşeğini getirip bırakacaklar, bolca et yer, karnını doyurursun.”    Bunu duyan ağa hemen koşar ahırdaki eşeği alıp pazarda satar. 

      Kendi kendine söylenerek, iyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa eşek elimde ölecekti.    Ertesi gün yine kulak kabartır çöplükteki seslere. Köpek sitem etmektedir horoza,    Hani ağanın eşeği ölecekti de ben de bolca et yiyecektim ya?    Horoz cevap verir: “Ağanın eşeği öldü ölmesine de, satın alan zavallının elinde öldü.” 

      “Ağa açıkgözlülük edip eşeği sattı, ama üzülme, bu sefer ağanın atı ölecek. 

      Buraya getirip bırakacaklar, bolca et yer karnını doyurursun.”    Ağa yine hızla kalkar, ahıra gidip atı alarak pazara götürüp satar. 

      Dönerken de yine söylenir, iyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa at da elimde ölecekti.    Ertesi gün gelip yine merakla kulak misafiri olur;    Bu sefer köpek daha yüksek sesle sitem ediyor:    Horoz kardeş, beni yine aldattın. Hani ağanın atı ölecekti ya?    Ağanın atı öldü ölmesine de, sattığı zavallının elinde öldü. 

      Üzülme der; bu sefer daha büyük bir ziyafete konacağız hep birlikte.    Köpek inanmaz “hadi hadi beni yine aldatıyorsun”.    Horoz kesin cevap verir. “hayır, aldatma falan yok, durum kesin”. 

      Çünkü bu sefer ağanın kendisi ölecek, MALINA gelecek olan bu defa kendi CANINA gelecek.         

      Arkasından yemekler yapılıp etler pişirilecek, artanını da bizlere dökecekler, ye yiyebildiğin kadar.    Ağa bunu duyunca şaşırır, sağa sola koşuşturmaya başlar, yok mu beni satın alacak diye söylenir. 

      Derken gece hastalanan ağa sabaha çıkamaz ölür.    Arkasından yapılan yemek, pişirilen etlerden artanlar çöplüğe dökülür, uzun zaman hayvanlar ziyafete konmuş olurlar. 

      Bu sırada horoz söylenir.    İnsanlar, keşke canıma gelecek olan malıma gelsin, diyebilselerdi de gözlerini bürüyen mal ve para hırsından dolayı etrafındakileri küstüren yanlışa ve hileye başvurmasaydı.

      Evet, saygıdeğer okurlar,

      Ben bu hikâyeye kısa bir yorum yapıyorum 

      Esas yorumu sizlerin vicdanınızla yapmanızı istiyorum

      Bizi yönetenlerin, kendini akıllı ve her şeyi doğru yaptıklarını sananların bunları okumaya ve düşünmeye zamanları olmayabilir, çünkü onların ne vicdanları ne de Allah’tan korkuları var.

      Sanıyorum onlar bu dünya da ne kadar mal ve para sahibi olursam diğer tarafta da o kadar itibar görür, burada yalakalık yapanlar orada da yanımda olur diye düşünmektedirler. 

      Bu insanların gözlerini mal ve para hırsı bürüdüğü için her şeyi doğru yaptıklarını sanmaktadırlar.

      Bizim onlara, burada yapacağımız bir şey yok, onlara sadece Allah sizi Islah eylesin, akıl hidayet ve Allah gönlünüze göre versin diyebiliriz.

      Saygılarımla,

 

      VERİLMESİ EN KOLAY ŞEY NASİHAT

      ALINMASI EN GÜÇ ŞEY İBRETTİR.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar