1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. GERÇEK DOSTLUĞU KIYASLAYIN
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

GERÇEK DOSTLUĞU KIYASLAYIN

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

       Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK hakkında yabancı devlet adamlarının söylemiş olduğu sözlerden birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istedim.
       General Douglas Mac Arthur (ABD Uzakdoğu Kuvvetleri Bşk.)
       Atatürk’le Övünüyorum.
       Asker-Devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biriydi. Kendisi, Türkiye’yi en ileri memleketler arasında hak ettiği yere getirmiştir. Gene o Türklere bir milletin büyüklüğünün temel taşını oluşturan, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir. Ben Atatürk’ün sadık arkadaşlarından biri olmaktan övünç duyuyorum.
       Edoward Herriot
       Fransa Eski Başbakanı, 1933
       Paşa, size nasıl hayran olmayayım? 
       Ben Fransa’da laik bir hükümet kurmuştum. Bu hükümeti Papa’nın Paris’teki temsilcisinin yardımı ile papazlar devirdi. Sizse bir Halifeyi kovdunuz ve gerçek anlamıyla laik bir devlet kurdunuz. Siz, bu taassup içinde laikliği bu topluma nasıl kabul ettirdiniz? Laik bir Türkiye yaratmak dehanızın büyük eseridir.
       Franklin Roosevelt
        ABD Başkanı, 1938
        Beyaz Saray’daki görevim tamamlanınca ilk yapmak istediğim şey, zamanımızın bu en dikkate değer şahsiyetini ülkesinde ziyaret edip dostluğumu sunmaktı. Fakat kader buna izin vermedi. Bu çapta insanlar dünyaya sık gelmezler.
       Evet saygıdeğer okurlar,
       Ulu önderimizin bu ülke için yaptıklarından dolayı ona karşı duyulan saygının eseri, dostluğunu kazanmak için yabancı devlet adamlarının söyledikleri sadece bunlarla sınırlı değildir.
       Dehalığına ve ülkesine kazandırdıkları ile duyulan saygının kazanılmış dostluklarıdır.
       Şöyle bakıyorum da, son yıllarda cumhuriyet tarihinde, daha önce edinmediğimiz kadar dostlarımız olmaya başladı. 
       Özelleştirme adı altında ve bilhassa son yıllarda o kadar çok çabuk dost edindik ki anlatamam,
       Maşallah yeni dostlarımız nerede bereketli toprağımız ve tarlamız varsa biliyorlar.
       Tabii ki, dost dediğin böyle olmalı ve bereketli toprakların yerlerini bilip konmalı,
       Bu yüzden de arabulucu olanlarında cepleri daha çabuk dolmalı,
       Şimdi ise sırada, Petrol, Bor madenleri, Osminyum elementi, enerji güç kaynağı Toryum var, hepsi günlük dostlarımızın ve emperyalist güçlerin iştahını kabartmakta, bunun içinde aç kurt gibi beklemektedirler.
       Yıllardır ülkemizin geleceğini değil ceplerini düşünenler sayesinde bu değerli yerler göz ardı edilmiş.
       Belli olmasın diye de işbirlikçiler tarafından üstleri kapattırılan yer altı kaynaklarımızı şimdi de ele geçirmek isteyen emperyalist güçler, ha bire bizleri böl, parçala, yut uğraşı içinde,
       Allah’tan sağduyulu vatandaşlarımız sayesinde bunlar yaşanmıyor.
       Bu arada yer altı zenginliği bakımından, yabana atılmayacak değerlerimizin tahmin ederlerini bilmeyenler de bilsinler diye kulağınıza hafifçe fısıldayayım.
       Niye mi?
       Biliyorsunuz yerin kulağı var,
       Bunun haricinde tele kulak var,
       Ayrıca haberleşmemiz de yeni edindiğimiz dostlarımızın (!) elinde ya, bu yüzden dikkatli olmak gerekir.
       BOR madeni 30 Trilyon dolar, OSMİNYUM elementi 9 Trilyon dolar, TORYUM enerji güç kaynağımız ise lütfen iyi okuyun 120 Trilyon dolar, bunlar tahmini rakamlar,
       Türkiye’nin iç-dış borcu ile cari açığına toplam 500 Milyar dolar diyelim.
       Yer altı kaynaklarımızın ederi 159 Trilyon dolar,
       Aradaki fark 158.5 Trilyon dolar
       Bu da ne demektir?
       TÜRKİYE YER ALTI KAYNAĞI ZENGİNİ
       Biz ne yapıyoruz 2.3 milyar tonluk kömür rezervi bulduğumuz için nerede ise AB’ye girmiş gibi seviniyoruz.
       Yılda 60 milyon ton kömür tüketildiği düşünüldüğünde 38 yıllık ihtiyacımız karşılanıyormuş.
       Balık tutmayı değil, balık yemeye alıştırdığımız kişilerde, artık rahat etsinler 38 yıl yakacakları kömürleri hazır,
       Ama özellikle şuna dikkat etsinler en fazla 3 çocuk daha fazla olursa kömür rezervleri yetmeyebilir.
       Ayrıca anti parantez Prof.Dr. Muammer KAYA1 kilogram toryumun 1 ton petrole eşit olduğunu,
       1 çuval kömürün bir evi, 1 çuval toryumun ise bütün Türkiye’yi ısıttığını söylediğini belirteyim.
       Bu arada yer altı kaynaklarımızın tahmini ederini de fazla dinlendirmemek gerekir.
       Çünkü halkımız bilinçlenirse, niye bizlere balık yediriyorsunuz tutmayı öğretmiyorsunuz diyebilir,  
       Ardından bizim cebimize girmeyen milli gelirimize niye bunlar yansımadı diye sorup, sonra da küsebilirler,
       Ama merak etmeyin, bir devlet büyüğü “demokrasilerde çare tükenmez.”demişti.
       Nasıl olsa paralı kartel medyamızın “Sözde Aydınları” sayesinde halkımız aydınlatılıyor ya,
       Hemen başlıklar atılır.
       Ne mutlu SADAKA KÜLTÜRÜMÜZ var diyene
       SADAKA KÜLTÜRÜMÜZLE durmak yok yola devam
       Şehirlerdeki HAVA KİRLİLİĞİ AB normlarına uygundur.  
       Bu arada hava kirliliğinden dolayı nefes alınamayan şehirlerde valiler, belediye başkanları ise hak getire,
       Hava kirliliği olmayan şehir var mı?
       Onu da inanın bilmiyorum.
       Kamyonun şoför mahalline oturup kömür torbalarını eli ile dağıtan Devletin Valileri sizce çıkıp bu kömür hava kirliliği yaratıyor der mi?
       Sanmıyorum.
       Zamanımızda böyle baba yiğit var mı?
       Bu dünyada gördükleri makam, koltuk, kapıdan karşılayıp uğurlamalardan şu ana kadar kim vazgeçmiştir?
       Ülkeyi yönetenler için sorun yok zaten, çünkü onlar için dünyanın malı dünyada kalır,
       Ama kapı ardında yapılan pazarlıklarla elde edilen yeni dostlar bakidir sözü geçerlidir.
       Şimdi, sen kalk bu karda kışta, yer altı kaynaklarının çıkarılması için yasalar çıkar
       Veya nüfusun %15’i işsiz olan ülke vatandaşlarını iş sahibi yap onların gelir-giderini takip etmekle uğraş,
       Bu yüzden, zor o işler,
       Ayağına giderek veya gece yarısı pijama ile yeni edinilmiş dostlarının karşılarına çıkarak, objektiflere pis pis sırıtıp pozunu verir bu değerleri peşkeş çekersin,
       Bundan dolayı havadan gelen, sadece gemilerin, yatların, takaların, katların, boğaz manzaralı villaların, zincir marketlerin, hastanelerin, ve şirketlerinin hesaplarını tutarsın.
       Bence, bu daha kolay,
       O halde ne yapalım,
       Bırakalım 150 trilyon dolar yer altında kalsın, nasıl olsa satılan toprakları alanlar sırtlarında götürmeyecektir.  
       Bizde, 38 yıllık kömürümüz var ya, onla idare edip, kömür aramaya devam edelim.
       Çünkü bu kömür sayesinde hem içimiz hem de POPOMUZ ısınıyor.
       BU DA YETER
       Saygılarımla,   
        
       ARKADAŞLIK ZEVK VE MENFAATLERDE
       DOSTLUK İSE KEDER VE FELAKETTE MÜŞTEREKTİR
.

                                                                                                           dost.kosesi@hotmail.com                

Önceki ve Sonraki Yazılar