1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. GELECEKTE BİR GÜN GELECEK
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

GELECEKTE BİR GÜN GELECEK

A+A-

Yıllardır tercih dönemlerinde hem öğrencilerin hem de velilerin durumunu bilerek ya da bilmeyerek fazlasıyla gözlemlemişim…

Puanlar alınıp listeler hazırlandığında, gencin özlemleri ya da keyifle yapacağı meslek yerine puanının yettiği, girebileceği okullar sıralanmıştır…

Okul bittikten sonra neler olacağı, nasıl bir iş ortamının söz konusu olduğu ve tüm bunlardan gencin hoşlanıp hoşlanmayacağı,keyifle yapıp yapmayacağı hiç mi hiç düşünülmez…

Ancak 4 belki de 5 yıl çabucak geçer, tüm hızıyla, göz açıp kapayana kadar…

Birden bire iş kaygısı ortaya çıkar…

Allah Allah bunu nasıl da düşünmemişim????

Aman tanrım şimdi ne olacak?

Nerede çalışacağım?

Nasıl iş bulacağım?

Neler yapmalıyım?

Acaba ben bu işi yapabilecek miyim?

Bana kim yardım edebilir?

Ya da hasbel kader bir i bulup yerleşen mezun genç yetişkin,

Aslında bu iş bana uygun değil galiba?

Sabahları ayaklarım geri geri gidiyor, işimi sevmiyorum, buna nasıl dayanacağım?

Aslında ben bunu okumak istememiştim, acaba ne yapsam?

Bitirdiğim okulla ilgili bir iş yapmasam ne olur?

Bu ve benzeri cümleleri çevremizde pek çoğumuz duymuşuzdur.

Bu ve benzeri cümleleri kurmak zorunda kalan gençlerin o günlerini hazırlayan bu günlerde verilen kararlar değil miydi?

Hepimiz biliyoruz ki tercih döneminde verilen kararlar, gelecek 30-40-50 yılı ilgilendiriyor…

Bu kararı verirken hiç dikkate almadığımız kendimize kulak vermek belki de yapılması gereken en önemli ve değerli bir iş olacaktır.

Gerçekten bir ebeveyn için oldukça zor ve sorumluluk isteyen bir karar süreci,ancak sağ duyu ile düşünüldüğünde ve saplantılardan uzak durulduğunda seçenekler karşımızda pırıl pırıl parlıyor…. MLMM. “Meslek lisesi, memleket meselesi.” Gerçektenden de bugün belki de meslek liseleri memleketimizin en  hayati öneme haiz gereklerinden bir tanesidir.

Öyle bir zamandayız herkes okumak, herkes üniversite mezunu olmak istiyor. Belki de kazanıyorlar. Bin bir güçlük, zorluk ve meşakkatle bitiriyorlar da...

Ya sonuç?

Bitirmekle her şey haloluyor mu? 

Maalesef!...

Çoğu genç bitirmekle, ya istediği bölüm olmadığı için, başka işlerde şansını deniyor ya da işsizlik kervanına bir ek de kendisi oluyor.

Çoğu kişi daha ilköğretimi bitirirken  bile “Aman okusam ki ne olacak, ne işe yarayacak, bu kadar okuyan varken... hepsi de boşta geziyor” diyerek okumaktan soğumakta ve eğitimine ara vermektedir.

Tam bu bağlamda; yapılacak en önemli şey, gençleri meslek liselerine yönlendirmek. Ancak ilköğretimlerimiz de yeteri kadar yönlendirme ve kişisel bilgi beceri gerektiren yapısına uygun bir meslek bilgilendirilmesi yapılamadığından, mevcut rehberlik çalışmalarının yetersizliğinden,  belki de yeteri kadar önemsenmediğinden gençlerimiz, hiç de istemedikleri bazı okullara gitmekte, tesadüfü olarak ileride işine yaramayacağı üniversitlerin bazı bölümlerinde okumaktadırlar.

Okumuş insana ihtiyacımız olduğu gibi memleketimiz gelişmesine katkıda bulunacak, nitelikli, kalifiye elemana da ihtiyacımız olduğu unutulmamalıdır. Bu ihtiyacı en iyi karşılayacak olan meslek liseleridir.

Her işe ve mesleğe yönelik kalifiye eleman yetiştiren bu liseler, hem memleketin gelişmesine, hem de işsizliğin azalmasına  katkıda bulunmaktadır. 

Meslek liselerine, mesleki eğitim  çalışma programlarına önem veren ülkeler, her zaman gelişmişlik adına ileriye doğru atılımlarda bulunmuşlardır.

Daha ilköğretimde mesleğini belirleyen çocuklarımız, geleceğin nitelikli kalifiye işgücü, iyi yetişmiş çalışanları, ülkemizdeki bütün sektörlerin taze kanları olacaklardır.

Meslek liselerini bitirenlerin, “Aman okusam ki  ne olacak?” gibi bir kaygıları olmayacak, ve göğsünü gere gere “Bana göre iş mi yok? “ diyecek kadar kendinden emin olacaktır. Adeta elinde bir altın bilezik olacaktır. Her an öğrendiklerini sanayi, bilişim ve hizmet sektöründe kullanmaya, istisnasız bilgi, beceri ve yeteneklerini sergileyerek karşılığını almaya başlayacaklardır.Bu vesileyle ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemen  temininde sıkıntılar yaşanmayacaktır.

Sosyal sorumluluk bilinci gereği, ülkemizin ilerlemesine katkısı olan, mesleki, teknik eğitim programlarına gereken desteği vermekten çekinmeyelim.

Çünkü geleceğimiz bu  nitelikli iş gücüne bağlıdır.

Verimliliği ve katma değeri yüksek ürünleri üretmek, bu vasıflı işgücünden, gerekli  beceri ve yeterliliğin arttırılmasına çalışmak, teknolojik gelişim, rekabet ve girişimcilikte AB standartlarına ulaşabilmek için, meslek liseleri büyük önem taşımaktadır.

Bu yüzden “Meslek lisesi  memleket meselesi” gerçekten. Üniversite kapılarında yığılarak, bin bir güçlükle okuyacağınıza ve okuduktan sonra iş bulamama fobisi yaşayacağınıza, ilköğretimden hemen sonra meslek liselerine çocuklarımızı yönlendirelim.

Memleketimizin buna da ihtiyacı var bilesiniz!.

Sakın sonradan pişman olabileceğiniz bir tercihte bulunmadığınızı umarım. Özellikle bu konunun uzmanları tarafından, size  uygun bir meslek tespit edilmesine izin vermeniz gerektiğini düşünüyorum . Çünkü son pişmanlık fayda etmez.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar