1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ Mİ YANDI, YÜREĞİMİZ Mİ?
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ Mİ YANDI, YÜREĞİMİZ Mİ?

A+A-

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ Mİ YANDI, YÜREĞİMİZ Mİ?

Geçtiğimiz hafta Beşiktaş’taki 142 yıllık Galatasaray Üniversitesi binasında yangın çıktı. İhbar üzerine gelen itfaiye, yangının kısa sürede sona erdiğine dair zabıt tutulmasından kısa bir zaman sonra müteakip çatıdan dumanlar çıkarak alevlerin yeniden büyümesi üzerine önce Beşiktaş İtfaiye Grubu, saat 19:38’de hareketle 19:43’te yangına müdahaleye başladı.. Beyoğlu, Sarıyer ve Şişli ekiplerinin de katılmasıyla 47 araç ve 110 personelden oluşan İtfaiye ordusu yangına müdahale etti. Denizden de Kıyı Emniyetine ve Kurtarma ekiplerine ait 3 söndürme gemisi de çalışmalara destek verdiler. Müdahale sırasında Çırağan Caddesi trafiğe kapatıldı. Binadaki az sayıda öğrenci de tahliye edildi. Alevlerin çıkardığı dumanlar, bölgeyi kapladı. Yangın, ekiplerin yaklaşık 7 saatlik çalışmasıyla kontrol altına alındı. Ancak bina, kullanılamaz hale geldi.

YANGIN OTORİTELERİ NE DİYOR?

Bilişim teknolojisinin öncülüğünü yapmak gibi misyona sahip Galatasaray Üniversitesinin yangın erken uyarı sistemi yetersizliği nedeniyle kül haline gelmesi şaşkınlık vericiydi.. Bu yangınla ilgili olarak bazı yangın otoriteleri görüşlerini açıkladılar.. Dalan dönemi İtfaiye Müdürü Metin Demir: "Tarihi binalarımızın yüzde 70'i ahşap olduğundan iç kısımlarında yangın, binayı sarmadan belli olmaz ve anlaşıldığında da iş işten geçmiş olur. Özellikle çatı ve ara katlar yılların verdiği toz birikmesi sonucunda barut fıçısı gibi olur ve en ufak bir kıvılcımda alev haline dönüşür. Bu tür binaların yangın güvenlik önlemleri maalesef yeterince alınmıyor.” İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sözen dönemi İtfaiye Müdürü Abdurrahman Kılıç:”Üniversitenin ahşap çatısında alev dedektörü yok. Bu tür yapıların çatı katlarında otomatik yangın söndürme sistemlerinin olması gerekiyor” dedi. Ben de İstanbul İtfaiyesi Eski Daire Başkanı olarak bazı ulusal yayınlarda da belirttiğim gibi binanın Bağdadi özellik taşıması nedeniyle termal yangın algılama ve önlem sistemlerinin olması gerektiğine dikkat çekmiştim.. Yani bu binada yangın önlemleri yetersizdi..

İTFAİYE ÖNCEDEN UYARDI MI?

Alınan bilgilere göre, İstanbul İtfaiyesinin geçen yıl konuyla ilgili hazırladığı rapor da otoritelerin görüşlerini doğrular nitelikte. İtfaiye raporuna göre, yangın söndürme sisteminin standartların altında olduğu, derslikler, toplantı salonları, ofis katları, laboratuvarlar, çay ocağı, kafeterya gibi alanların yüksek risk taşıdığı belirtildi. Binada yangın pompaları ve söndürme aparatlarının bulunmadığı, elektrik tesisatının da yangına karşı dayanaksız olduğu bu yüzden çelik borular içerisinden geçmesi ve binanın genel yangın koruma sistemin yenilenmesini bildirdiği halde bu yönde adım atılmadı…

BAĞDADİ BİNA NE DEMEKTİR?

Bağdadi bir bina görseniz, onu betonarme zannedersiniz, ama yanılırsınız.. En önemli özellikleri dış yüzey taş veya balçık olarak yapılmış, dış ile iç yüzey arasında küçük hava akımı boşluğunun bırakılmış olmasıdır. İşte bu boşluk, dışarıdan veya içeriden gelebilecek her türlü gürültü, ses, sıcak veya soğuktan etkilenmemesi, nemli havayı bina içerisinde dolaştırarak, malzemelerinin aşırı kuruması ve rutubetlenmesini önlediği için bir mühendislik harikasıdır.

Ama bu binaların yumuşak karnı, içeride yanma oluştuğunda alev dili, hava boşluğunda yol arar ve bulduğunda da ilerleyerek bütün binayı kısa zamanda işgal eder. Görevde iken Pera’nın üstünde Bağdadi yapıdaki İngiliz Konsolosluğu binasında böyle bir yangınla karşılaşmıştım. Yangının merkezini bulamıyorduk. Ancak üç İtfaiyeci ile binanın çatısında kazmalarla vurarak duvardaki sıkışmış dumanı aradık. Ve kazmayı isabet ettirir ettirmez dev gibi duman hortlayarak bizi geriye doğru savurdu. Çatıdan düşmekten zor kurtulduk. Biz de o dumanı bulamasaydık bugün İngiliz Baş konsolosluğunun yerinde enkaz olacaktı.

DEĞERLENDİRME

Bu yangın ile ilgili en ilginç yorumu 1970’li yıllarda çalıştığım Bugün Gazetesi sahibi yani eski patronum Mehmet Şevket Eygi yaptı. İlkokulu 1940'lı senelerde Galatasaray Lisesi'nin bu binasında okumuş olan Eygi "Eskiden bu bina ve yatakhaneler de soba ile ısıtılırdı. O yıllarda binada yangın falan çıkmamıştı. Ama teknoloji bugün bu kadar ilerlemiş ve kalorifer de varken şimdi neden yanıyor?" diye sordu. Elhasıl, bu riskli binaların önlemlerine normalden daha fazla dikkat edilmesi gerekiyor.

İyi haftalar..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum