1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. EVET, VATAN HAİNİYİM BEN!
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

EVET, VATAN HAİNİYİM BEN!

A+A-

EVET, VATAN HAİNİYİM BEN!

SİZ VATANSEVERSENİZ, SİZ YURTSEVERSENİZ, YURT HAİNİYİM VE VATAN HAİNİYİM BEN.

 

               Vatan; çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan; şose boyalarında ölmekse açlıktan, vatan soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan; tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan; mızraklı ilmihalse, vatan; polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, ben vatan hainiyim.

 

               Vatan; Amerikan üsleriyse, Amerikan bombasıysa, Amerikan donanmasıysa, Amerikan topuysa, ben vatan hainiyim. Vatan; kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın! Üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: “Nazım HİKMET, vatan hainliğine devam ediyor hâlâ” Yukarıdaki başlık ve yazı Nazım HİKMET’in bir şiirinin pasajlarındandır. 3 Haziran 1963 yılında başka bir yurtta, başka toprakların ve başka bir toplumun kaybettiği bu evrensel şair; ayrıca bu coğrafyanın da bir yitiği, bir tanıdığı ve hatta bir akrabasıdır aslında.

 

               O; Anadolu toplumunun bir tanıdığıdır. Çünkü O; bu toprakların çerçevesi olan bu kubbe altında nefes almış, kimi köy pınarlarında sular içmiş birisidir. O; bu toplumun bir akrabasıdır aslında. Çünkü O; bir zamanlar severek yaşamakta olduğu Türk topraklarından ötelere, çok uzaklara kahırlar ve ıstıraplar yüklenilerek mecburi tehcire zorunlu bırakılmış bu dağların, bu bağların, bu yörelerin ve bu köylerin türkülerini, kısa ikameti müddetince mırıldanmış bir tanıdığımız ve hatta bir akrabamızdır aslında.

 

               O; Anadolu bozkırlarının bir tanıdığı ve bir akrabasıdır. Çünkü O; yürek evinin kartvizitinde memleketi Anadolu yazan bir vatan aşığı ve bir yurt sevdalısıdır. Ve çünkü O; vatanını ancak platonik bir bağla sevebilmesine müsaade edilen, bu coğrafyanın nice hapishanelerinde 49 yaşına kadar hücrelerde yatırılan, eziyetler çektirilen bir tanıdığımızdır. Hapishanelerden çıktığında ise, 50 yaşında askere alınmak istenen ve belki de askere alındıktan sonra ise, “kaçmak istedi” yaftası ile öldürülmek istenecek bir kaçağımızdır.

 

               Evet, ölümünün 48.yılında, aslında “Bizim şairimizdir” (!)dememiz gereken, Nazım HİKMET efsanesini okuyucularımla anmayı; hissiyatımın ve bu vatanımın bir vicdan borcu bildim.   Aslında 20 Kasım 1901 yılında Selanik’te doğan Nazım HİKMET, sene kaybı yaşamaması için ailesi tarafından zamanın Nüfus İdaresi’ne 15 Ocak 1902 olarak kaydettirildi. İlk şiirini daha henüz küçük bir çocuk yaşındayken yazmıştır. Osmanlının Balkanlarda topraklarını ve nüfusunu kaybederek Anadolu istikametinde küçülmesi, onun küçücük yüreğinde büyük izler bırakmıştır. Sonraki yıllarda vatan hainliği ile suçlanacak ve vatandaşlıktan çıkartılacak olan Nazım HİKMET, cihanşümul bir milletin, muhteşem bir devletin göz önünde eriyip yok olması, onu çocuk yaşlarından itibaren tarifsiz mahzunluğa ve üzüntülere koymuştur. Daha 13 yaşında yazmış olduğu “Feryad-ı Vatan” isimli şiirindeki şu hissiyatı; onun bir vatanperver olduğunu onu en güzel şekilde tarif etmektedir aslında.

 

Sisli bir sabahtı henüz,
Etrafı bürümüştü bir duman,
Uzaktan geldi bir ses ah aman aman!
Sen bu feryad-ı vatanı dinle,  işit,
Dinle de vicdanına öyle hükmet.
Vatanın parçalanmış bağrı,
Bekliyor senden ümit.

 

Yine henüz 13 yaşında iken, vatan topraklarının kaybedilişi üzerine arkadaşlarıyla dertleşmelerini anlatan “Yaralı hayalet  adlı şiirinin dizelerinde ise şöyle seslenmektedir.

 

Bir gece bir odada dört arkadaş toplandık,

Bir uzak rüya olan geçmiş günleri andık.
Gözlerimiz yaşlıydı, gönüllerimiz mahzun,
Hepimiz memleketten konuştuk uzun uzun.

Bir çal da dinleyelim, haydi sarı zeybeğimi;
Canlansın gözümüzde yalçın dağların beyi"
Çaldı, tamburasından tarihin sesi geldi,
Dağlara yaslanarak sanki zeybek yükseldi.

 

               Nazım HİKMET’i, günümüz gerçekleri ile tahlil ettiğimizde, insanın onun gibi sadece bu vatanın bir tanıdığı ve bir akrabası olarak kalası geliyor. Hatta sevmek için bu halkı delicesine ve âşık olmak için bu vatana Ferhatçısına, insanın Nazım gibi vatan haini olası geliyor. Hoşça kalın.

nazim-hikmet.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar