1. HABERLER

  2. ADLİYE-POLİS

  3. Eski vali Mutlu’dan ağlayarak savunma: Ekrem Dumanlı beni kumpasa getirdi
Eski vali Mutlu’dan ağlayarak savunma: Ekrem Dumanlı beni kumpasa getirdi

Eski vali Mutlu’dan ağlayarak savunma: Ekrem Dumanlı beni kumpasa getirdi

Eski İstanbul valisi Hüseyin Avni Mutlu, yargılandığı ‘FETÖ’ davasında, Fethullah Gülen’le bir kez telefon görüşmesi yaptığını, bu görüşmenin de eski Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın ‘kumpası’ olduğunu söyledi.

A+A-

Darbe girişimi kapsamında 14’ü tutuklu 15 eski vali ve kaymakamın yargılandığı davanın ikinci gününde eski Mutlu savunmasını tamamladı.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Mutlu hakkında, ‘anayasayı ihlal’, ‘hükümeti devirmeye teşebbüs’, ‘TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet cezası, ayrıca ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi kanununa muhalefet’ suçlarından da 7,5 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Suçlamaları reddetti, ağladı

Savunmasına tüm suçlamaları reddederek başlayan Mutlu, Silopi’de ve Şırnak’ta vali yardımcılığı yaptığı dönemi anlatan Mutlu, ağlayarak, “İl ve ilçelere saldıran 200 kişilik terör grupları ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalarda kaleşnikof sesleri vızıltı gibi geliyordu. Hasan Tahsin kucağımda, ağladı. Oğuzhan annesinin kucağında patlamanın korkusuyla irkilirdi” dedi.

Ailesinden aldığı terbiye gereği hep devletin yanında olduğunu söyleyen eski vali, “13 ay sonra huzurunuzdayım. 13 ay boyunca dört mevsimi cezaevinde geçirdim. İstanbul’a baharlar gelip lalelerinin her tarafı süslediği Mart ve Nisan aylarında, bir bardak içine bir demet nane, bir demet maydanoz ve bir tane limon koyarak manzaramızı zenginleştirip camın önünde baharı öyle yaşadık” diye konuştu.

Mutlu savunması boyunca cezaevindeki günlerini anlatmaya devam etti. Koğuşunun üstündeki projektörlerin yoğun aydınlatması sonucu gece uyuyamadığını, bunun için de siyah çorapla yaptığı göz bandıyla uyumaya çalıştığını söyleyen Mutlu, cezaevinde ‘Aldırma gönül’ ve ‘Akşam oldu hüzünlendim ben yine’ şarkılarını söylediğini anlattı.

Bugün işsiz bırakılmış bir vali olduğunu belirten eski vali,“Ailem geçen ay maaş alamadı. Meslekten çıkarılmış bir idareciyim” dedi.

Mutlu daha sonra iddialara ilişkin savunmasına geçti. Darbe girişiminde Altınoluk’ta evinde olduğunu ve saat 23.00 sıralarında olayı haberlerden öğrendiğini belirterek, o gece darbe karşıtı attığı tweetleri okudu.

‘Şeffaf olduğum görüldü’

Örgüte ait gazete ve dergi aboneliği olmadığı, 17 yıldır da aynı telefonu kullandığını, Bylock kullanmadığını belirten Mutlu, “Herşeyimiz incelendi. Şeffaf olduğum görüldü. Bu yapıyla bir ilişkim asla olmadı. Hayatım boyunca anayasa ve hukuka bağlı kaldım. İddianamede FETÖ/PDY üyeliğine ilişkin somut bir delil yoktur” dedi.

‘FETÖ’ üyesi olduğu iddia edilen kişilerle irtibatı olduğu suçlamasına da yanıt veren eski vali, şunları söyledi: “Sorumlu düzeyde beş kişiyle telefon irtibatımdan bahsediliyor. Ancak bu konuda kimlerle olduğu konusunda açıklama yapılmıyor. Çatı davasında adı geçen beş kişiyle ilgili de Şerif Ali Tekalan, Mustafa Yeşil, Talip Gül, Mustafa Özcan ve hatırlayamadığım bir kişidir. Bu kişiler rektörler ve valilik itibariyle tanışıyorum. Rehberimdeki kişi sayısı 3 bin 200’dür. Diğer kişilerin hiçbirinde örgüt iltisakları yoktur. Vali olarak herkesle görüşmem çok normaldir. Bu şahısların bugün sorunlu insanlar olmasını tahmin etmem mümkün değildir.”

‘Akın Öztürk’ü görev gereği tanıyorum’

Darbe girişimi sanığı, eski Hava Kuvvetleri komutanı ve YAŞ üyesi Akın Öztürk’ün telefonunun neden rehberinde kayıtlı olduğunu açıklayan Mutlu, “Diyarbakır Valiliğim döneminde o da hava üst komutanlığında Korgeneraldi. İki telefon görüşmesi olmuş bunlar da bayram ve kandildir. Bekir Kolyoncu ve Salih Zeki ile de mesai yaptık birçok asker kişilerle hala görüşüyorum. Lehe delil olması gerekiyor ancak bunlara yer verilmemiş” diye konuştu.

‘ByLock’u İngiliz falan sanardım’

Hergün bir saat telefon görüşmesi yapan bir kişi olduğunu belirten eski vali, görüştüğü bazı kişilerde Bylock çıkmasını bimesinin mümkün olamayacağını söyledi. Mutlu, “ByLock’un ne olduğunu önceden sorsalar İngiliz biri filan derdim. Bylock’u bu hadiseden sonra öğrendim” dedi.

Siirt, Diyarbakır ve İstanbul gibi üç önemli vilayette dokuz buçuk yıl valilik yapmasının iddianamede ‘FETÖ’nün bir projesi olarak anlatılmasına karşı çıkan Mutlu, “Ben yurtdışına giden master doktora yapan biri değilim. Üç önemli vilayette nefes almadan çalıştım. Bir defa tek kültür ve turizm bakanıyla yurt dışına çıktım. Dokuz buçuk yıllık valilik görev sürem içinde yaptığım yıllık izinlerimin tamamı 20 günü geçmez. Bu kadar yoğun mesaide çalışan valinin parlatılarak bir yere getirilmesi suçlaması üzücüdür” diye konuştu.

‘Ne Musa’ya ne İsa’ya yaranabiliyorum’

17-25 Aralık operasyonlarını engellediği için dönemin savcılarından Muammer Akkaş’ın kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirten Mutlu, dönemin Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı’nın da ifadesinde kendisi için ’18 Aralık hukuka darbe örgütünün üyesi’ dediğini ileri sürdü.

17-25 Aralık operasyonları ile 7 Şubat MİT krizine ilişkin öncesinden bilgisinin olmadığını savunan eski vali, bu konuda emniyet müdürü Hüseyin Çapkın’ın gerekenleri anlattığını söyledi. Devlet yönetiminde istihbarat zaafiyeti olduğunu ve bu şekilde gitmesi durumunda devletin kumpaslarla ve darbelerle her zaman karşı karşıya kalacağını belirten Mutlu, devletin istihbarat konusunda gerekli tedbirleri almasını gerektiğini söyledi.

Mutlu, şöyle devam etti: “Şayet 15 Temmuz darbesi gerçekleşseydi, bu yapı beni Silivri Cezaevine kapatacaktı. Bundan tereddütüm yok. Bugün bu mahkemede bu iddialarla yargılanacaktım. Ne Musa’ya ne İsa’ya yaranabiliyorum. Bu durumda ne yapmam gerekiyor Allah’a dua ediyorum ve sizin vicdanınıza teslim olmam gerekiyor. Samimiyetle sizin vicdanınıza teslim oluyorum.”

‘Gezi tweetlerim övüldü’

İstanbul valisi olduğu dönemde patlak veren Gezi Parkı eylemleri sırasında attığı tweetlerin iddianamede aleyhine delil olarak gösterildiğini belirten Mutlu şunları söyledi: “Attığım tweetler Kamu Denetçiliği tarafından rapor haline getirildi. Raporda benim mesajlarımın barış içinde hareket eden gruplara yönelik olduğu ifade ediliyor. Benim tweetlerim şiddet gösterenlere yönelik atılmış tweetler değildir. Bir gerçeği görmemiz gerekiyor. Barış yanlısı ile teröristleri ve şiddet yanlısını ayırmak zorundasınız. Gezi sürecinde attığım tweetlerin muhattabı galeyana gelenleri bu tuzaktan çekip alabilmektir. 9 Haziran’da attığım tweetlerin hangi kitleyi hedef aldığı iyi değerlendirilmesi gerekir. Ben halkı uyaran valiyim. Tweetlerim ortada hiçbirini silmedim. Kamu Denetçiliği Ombudsmanı hazırladığı raporunda beni çalışmalarımdan ötürü övüyor.”

Mutlu, şöyle devam etti: “Gençlerle Dolmabahçe’de görüşürken içişleri bakanını aradım. Gençlerle görüşeceğimi söyledim. O da ‘Hay hay iyi olur’ dedi. Devletten habersiz gençlerle toplantı yapmış değiliz. 11 Haziran’da da Başbakan grup toplantısında gençlere yönelik, ‘Gözlerinizden öperim gençler, artık bu işi bitirin’ dedi. Başbakan orada yaptığı açıklamada çalışmalarımızdan ötürü bize de teşekkür etti.”

Mahkeme başkanının, “Gezi olaylarında FETÖ’nün bir ilgisinin olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna eski vali şu yanıtı verdi: “O gün için Gezi olaylarında FETÖ’nün olduğu yönünde herhangi bir bilgi ve bulguya rastlamadık. Bu konuyla ilgili istihbarat bir bilgi de vermedi. Bilseydik böyle bir şeye fırsat verir miydik? Buna fırsat vermemiz mümkün değildir. İstihbarat gelmeden karanlıkta yol bulamam. Teröriste sert, vatandaşa ise yumuşak durdum.”

‘Dumanlı beni kumpasa getirdi’

Fethullah Gülen ile 2012 yılında bir kez irtibatının olduğunu kaydeden Mutlu, şöyle devam etti: “Bir sivil toplum kuruluşunun Amerika’ya gideceğini ve Fethullah Gülen’in de hasta olduğunu söylemesi üzerine ‘Ben de geçmiş olsun’dileklerimi iletin dedim. O dönemde Fethullah Gülen ile ilgili olumsuz bir durum yoktu. Ben de adet ve geleneklerimize göre geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Ekrem Dumanlı (Kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) beni Amerika’dan aradı ve telefonu Fethullah Gülen’e verdi. Gülen ile konuşmamız yarım dakika bile sürmemiştir. Gülen de geçmiş olsun dileklerinin kendisine iletildiğini belirterek, teşekkür etti. Ben Gülen’i aramadım, Dumanlı beni kumpasa getirerek, beni aradı ve bu görüşme gerçekleşti. Ne evvelinde ne de bu söz konusu görüşmenin ardından Gülen ile bir daha görüşmedim.”

Bu olayın üzerine Mutlu Ekrem Dumanlı ile nasıl tanıştığına da değinen Mutlu, “Diyarbakır’da Zaman gazetesi bir resim sergisi açmıştı. Ekrem Dumanlı ile burada tanıştım ve numaramı aldı ben de onun numarasını aldım. Ve kendisiyle sadece bir kez görüştük bir daha da görüşmedik” diye konuştu.

‘2007’de günlüğüme yazdım’

Mutlu, evinde Fethullah Gülen ile ilgili iki kitabın çıkmasını izah ederken, “Evimde zengin bir kütüphanem var ve her yelpazeden yaklaşık 2 bin kitabım var. Görevden  ihraç edildikten 10 gün sonra gözaltına alındım. Eğer benim endişelerim olsaydı bu 10 gün süre içinde kitapları ortadan kaldırabilirdim” ifadelerini kullandı.

Oğlunun Samanyolu Özel Fen Lisesi mezunu olmasının sorulması üzerine eski vali şunları söyledi: “Oğlum matematik zekası olan bir çocuktu. Fen lisesi arzusu vardı ancak yeterli puanı bulamadı ve o dönemde Ankara’da Samanyolu Özel Fen Lisesi’ni tercih etti. Yeri gelmişken söyleyeyim 2007 yılında tuttuğum günlükte de oğlumu bu liseye gönderdiğim için oğlumdan uzak kaldığım için duyduğum acı ve ızdırabı da orada yazdım. Onu da delil olarak dosyaya sunabilirim.”

Kapatılan Kimse Yok Mu Derneği’ne yaptığı 20 liralık yardımın örgütü yardım olmadığını, o dönem derneğin yasal bir dernek olduğunu kaydeden Mutlu, İHH’ya da yetime yardım edilsin diye bağışta bulunduğunu kaydetti. Mutlu masumiyetinin de gözönünde bulundurularak beraatine ve tahliyesine karar verilmesini istedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.