1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Ergenekon, Avcı,devrimci karargâh
Ergenekon, Avcı,devrimci karargâh

Ergenekon, Avcı,devrimci karargâh

Psikolojik harekâtın ne demek olduğunu unutarak suçlanan kişiler hakkında "eşi ve kendisi", "çevresi ve kitabı" gibi göz atmalarla hükümler vermekten kaçınmadılar.

A+A-

Ali Bayramoğlu/ YENİŞAFAK

Ergenekon, Avcı ve devrimci karargâh...

Bir arkadaşım gönderdi. Çetin Doğan'ın damadı ve kızı, 2003'de 1. Ordu'da yapılan, bugün Balyoz davasına konu olan plan seminerindeki konuşma dökümlerini internet sitelerine koymuşlar. Bu dökümleri okuyanların iddianame okumasına gerek kalmıyor, zira sadece bunlar bile darbe girişimi nedeniyle sorumluların yargılanmasına yetip artacak belgeler...

Dün Devrimci Karargâh davası vardı. Yarın da devam edecek bu davada, Hanefi Avcı ve SDP'liler yargılanıyor. İddianameyi didikleyerek okudum, Hanefi Avcı'nın kitabını ve kendisiyle ilgili iddiaları tekrar gözden geçirdim. Fikrim biraz daha pekişti. Bu iddianamenin ve kanıtlarının çıplak gözle, düz mantıkla bile ciddiye alınabilecek bir tarafı yok.

Aslında Ergenekon davası ve türevlerinde iki uç noktadır bunlar...

Biri, son derece açık ve ciddidir...

Diğeri, müphem ve gayri ciddidir...

Ne var ki, kamuoyu, bunlar arasında ayrım yapmamaya, "blok taraf" olmaya davet ediliyor.

Nitekim bir yanda Ergenekon sürecinde hukuk rayının güçlendirilmesini bile davanın sulanması ve askerle ittifak olarak gören bir bakış var.

Öte yanda örneğin Şık olayından hareketle Çetin Doğan gibi isimleri bile temize çıkarmaya kalkan başka bir bakış, bu durumu Ergenekon'un bir iktidar mücadelesinden ibaret olmasının kanıtı olarak sunmaya çalışıyor.

Bu konularda polemiğe yol açan yazılar kirlilik üretmekten başka işe yaramıyor. Ancak saflar o kadar sıkı ki, örnek vermeden de olmuyor.

Mesela, "Şık ve Şener 'in tutuklamasını eleştirenler savcının niyetini okudu" diyen kimi kalemler savcının asıl niyetinin ne olduğunu, üstelik içeriden anlatacak kadar ileri gitmekten geri kalmadılar. Psikolojik harekâtın ne demek olduğunu unutarak suçlanan kişiler hakkında "eşi ve kendisi", "çevresi ve kitabı" gibi göz atmalarla hükümler vermekten kaçınmadılar. Soruşturmalara ve içeriklerine bakmak yerine, bunlara destek veren ya da karşı çıkanlara bakarak tavır aldılar, Şık için yapılan destek yürüyüşünü "kitap ve tutuklama meselesi"nin kendisinden çok önemseyerek, odak kaydıran analizlere soyundular. Polisten mülhem "Post-Ergenekon tabiri"nin kullanımı bu koşullarda iyice yaygınlaşırken, bir okuma hatası halinde "hakkı gaspedilen bireyler"den özür dilemenin, "hak gaspetme ihtimali yüksek devlet"ten özür dilemekten zor olduğunu, ne denli zor unuttular...

Malum, bunun tersi de vaki...

Evet, bir niyetler ve niyet okumalar savaşı diyelim...

Oysa mesele ve ilke basit ve açıktır:

Temizlik ve hukuk birlikte gitmelidir. Hukuk temiz, temizlik hukuki olmalıdır.

Dönelim Avcı ve Devrimci Karargâh meselesine...

Deliller, iddialar, kitaplar ortada...

Bunlara bakılınca durum gerçekten gayri ciddidir.

Hanefi Avcı'nın yazdığı bir kitap yüzünden sürmekte olan soruşturmayı açığa çıkardığı, aslında bunu örgüt üyesi olduğu için yaptığı, bu arada asıl niyetinin Ergenekon soruşturmasını yıpratmak olduğu iddiası, "ironik" bir durum olarak kanıtsız şekilde orta yerde duruyor.

SDP'liler ise bir çatışmada öldürülen Devrimci Karargâh üyesi Orhan Yılmazkaya'nın bilgisayarından çıkan imzasız, SDP'ye mültefit bir yazı yüzünden örgüt üyeliği ile suçlanıyor.

Aslında şöyle demek daha doğru:

Hanefi Avcı'nın suçlanması için, tanıdığı bir SDP'li üzerinden SDP'yle bağlantısı kuruluyor, SDP'nin suçlanabilmesi için ise bu partinin DKÖ ilişkili olduğu iddia ediliyor. Daireyi bir adım daha genişletelim: İş, Avcı'nın kitabını Nedim Şener'in yazdığı, Ahmet Şık'ın ise başka bir kitabın yazımını üstlendiği gerekçesiyle tutuklanmalarına uzanıyor...

Bu mantıkla bu duruma itiraz eden herkesi, sıradan insanları bile olup bitenin parçası olarak görmeniz mümkündür...

Ergenekon ve hukuk işte böyle örseleniyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.