1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. ENGEL OLMANIN BİR YOLU OLMALI..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

ENGEL OLMANIN BİR YOLU OLMALI..

A+A-

ENGEL OLMANIN BİR YOLU OLMALI..

Damarlarımızdaki asil kan nasıl oluyor da tüm bu olanlara izin verebiliyor?Anlamak mümkün mü ? Müşfik Kenter’ in o müşfik sesinden ülke gerçeklerinden bir bölümünü  dinlerken yüzümün aldığı şekli tahmin edemezsiniz? Belki rastladınız, belki de bu ilk okuyuşunuz,bir öğretmenin kaleminden dökülen bu satırlar hiçte iç açıcı değil doğrusu..Açıkçası  asıl bu gibi yazıları okuması gerekenler zaten okumadığı için biz söyleyip biz dinliyoruz.İşte o yazı..

“Biliyor musunuz,bu yıl lise 1. sınıfta okuma yazma bilmeyen bir öğrenci var.
Çarpım tablosunu bilmiyorlar;10 ve katlarıyla çarpma ya da bölme işlemi yaparken bile hesap makinesi kullanıyorlar.
1000 öğrenciden kütüphaneye üye olanların sayısı 7...
Öğrenci tanıma formlarındaki 'Çaldığınız müzik aletleri' bölümüne 'radyo,teyp,walkmen' yazan çok sayıda öğrenci var.
Bir öğrenci okula satır getirmekten uzaklaştırma cezası aldı.
Okulda çıkan kavgada bir öğrencinin boynu döner bıçağıyla kesildi;28 dikiş atıldı.
Derste sıkıntı yarattığı için öğretmeni tarafından cezalandırılan öğrencinin aşiret olan ailesi okulu bastı.
Kışın akşam 5'ten sonra kimse sokakta yalnız yürümüyor.
Biliyor musunuz,öğrencilerimizin %86'sı sigara,%42'si hap kullanıyor.
Okulun etrafında hap satanları,okulda hap kullananları polis biliyor.(Kim biliyormuş kim?)
Öğrencilerimizin %23'ü ensest ilişki mağduru...
Çoğunun ailesinde kan davası,intihar,boşanma,dayak,kaçma,kaçırma,hapis gibi hikayeler var.
Bir kız öğrencimizin babası,çocuğundan dayak yediği için okula sığındı.
Sorun çıkardığı için müdürün tartakladığı bir öğrenci,mahalleden topladığı tanıdıklarıyla müdürün odasını basıp tehdit savurdu.
Koridorda birbirlerine çarptıkları için kavgaya tutuşan 2 kız öğrencinin aileleri okulun önünde yumruk yumruğa dövüştü.
Bazı kız öğrenciler 100 kontör karşılığında minibüs şoförlerine,halı saha sahiplerine kendilerini kullandırtıyorlar.
Geçen yıl bir anne,kızının saçının boyalı diye okula çağırıldığında,kızını okula koca bulmak için gönderdiğini,bu nedenle de süslenmesi gerektiğini söyledi.
Biliyor musunuz;Velilerimizin bir kısmı yoksulluktan 3-4 aile bir odası bir salonu olan bir evi paylaşıyorlar.
Her ay öğretmenler aramızda para toplayıp bir öğrenciye bot,palto veya okul araç gereçleri alıyoruz.
Maddi durumu iyi olan sayılı velilerden biri notlarının hemen hemen hepsi zayıf olan çocuğunun sınıf geçmesi şartıyla,akan damımızı onardı.
Kapanış töreninde bayılan bir öğrencinin 2 gündür hiçbir şey yemediğini öğrendik.
Öğrencilerimizin %60'ı sağlıksız beslenmeden dolayı hasta,ancak %90'ında son model,kameralı cep telefonu var.
Biliyor musunuz;Veliler toplantılara 'ocakta yemeklerini bırakarak',ayakkabılarının topuğuna basarak,mantolarını omuzlarına atarak geliyorlar.
Çoğu öğretmene nasıl hitap edileceğini bilmiyor 'Güzelim,hanım kızım,sen,hocaaaa,ablası'...
Sakallı,şalvarlı,cüppeli bir veli yalnızca erkek öğretmenlerle görüşüyor.
Biliyor musunuz;Her gün büyük bir çaresizlik ve endişeyle 'Acaba bugün ne olacak?' diye başlıyorum işime...
Ders anlatırken Atatürk'ün gözleriyle karşılaşmamaya çalışıyorum.10 Kasım'larda,29 Ekim'lerde şiir okunurken,marşımızıdinlerken ağladığımda herkes günün anlamına ağladığımı sanıyor;oysa çaresizliğe ağlıyorum.
''Muhtaç olduğun kudretin dolaştığı asil kan''ı uyuşturucuyla zehirleyen öğrencilerimi kurtaramıyorum.
Daha fazla yazamıyorum;yazdıkça yüreğim ağırlaşıyor.''

PEKİ SİZ ONUN GÖZLERİNİN İÇİNE BAKABİLİYOR MUSUNUZ?”

__________________

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum