1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. “ENGEL OLMA BAŞKA İHSAN İSTEMEM”
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

“ENGEL OLMA BAŞKA İHSAN İSTEMEM”

A+A-

 “ENGEL OLMA BAŞKA İHSAN İSTEMEM”

 Yıllarca evlerde kapalı kaldılar.Umutlarını, hayallerini , özlemlerini erteleyerek..Onların adına anneleri hep umut dolu, hep beklenti içindeydi oysa..Anneleri , babaları göremeyen, işitemeyen , duyamayan, yürüyemeyen, tutamayan çocuklarının gözleri, kulakları, dilleri, elleri ve ayakları oldular..Diğer yandan annesi ve babası engelli çocuklarda onların yanlarında oldu hep.Gözlerden uzakta,birbirlerine sığınarak..Diğer insanların acıyarak bakan gözlerine dayanamıyordu yürekleri..Gören sadece gözleri idi, yürekleri ile bakanların sayısı parmakla sayılamayacak kadardı çünkü..

   Sokağa çıkamıyorlardı yanlarında birisi olmadan..Annede onu bırakıp ekmek almaya bile

 gidememekte ki değil komşuya, çarşıya, gezmeye çıksın.Engeli olmayan çocukları bile komşuya bırakmak kolay değilken , nasıl bıraksın onu da gitsin..Engelli bir çocuğunuz yada ailenizden birinin engeli yoksa bunları anlamak çok zor çok..Bunları yaşayan onlar..Daha doğumundan itibaren yıllarca , gelin olduğunu göremeyeceği yada askere gönderemeyeceği bir evladı yetiştirdiğini bilmek kadar ne acı verebilir insana tahmin edemezseniz..

   Bir anne tanıyorum, bir engelli annesi..Bir zarf gelmiş geçenlerde kendisine, merakla açıp okumuş.Tam kapının ağzında buldum onu hıçkırıklara boğulmuşken..Zarfı uzattı bana.  Yoklaması gelmiş dedi..Yoklaması gelmiş..Askerlik yaşına gelmiş oğlu ya, devlet askere çağırıyor..Askere çağırdıkları için değil, iyi olsaydı da gitseydi diyor annesi..İyi olsaydı da gitseydi keşke..!! Düğünlere gitmiyor bir başka genç kız, ayağı aksadığı için ..Etrafın alaycı bakışlarından rahatsız oluyor..Okula gitmek istemiyor diğer bir engelli çocuk, arkadaşlarının tek gördüğü şey onun bedeni çünkü..Ruhunu düşünen , gören yok.. Engeli olmayanın bile herhangi bir kusurunu söylediğinizde yüzünün aldığı şekli biliyorsunuz sanırım. Peki neden o zaman insanlar, engelli insanların yüzlerine rahatlıkla söyleyebilirler bunu..

Geçen Pazar eşimle bir  gezinti yaptık sahilde..Bilin bakalım ne gördük..Hani kaldırımlara tekerlikli sandalye yolu yapıldı bundan birkaç sene evvel..İşte o yolların önüne, gezinti için gelen diğer insanların arabalarını park ettiklerini gördük ve insanların bu kadar duyarsız olmalarına kızdık yani..

  Kentteki kaldırımlarda tekerlekli sandalye yolu  var fakat arabaların önüne park edilmesi nedeniyle kullanılamaz halde, öte yandan aralarındaki mesafe çok uzak, hadi diyelim indi oradan karşıya geçecek , işte o biraz zor, yine kaldırım yine kaldırım!!

Bazı resmi kurumlarda asansör yok, ya da bir kat çıktıktan sonra var..Hele hele okulların hiçbirinde onlarla ilgili bir düzenleme yapılmamış.Anneler sırtlarında taşıyor evlatlarını, çünkü tekerlekli sandalye çıkamıyor okul kaldırımlarını..Bir de merdivenler var tabiiki.. Ne diyeyim bilmem ki şehirler inşa edilirken birileri neredeyse on kişiden biri olan engellileri unutmuş!! Doğuda utanç, batıda üzüntü kaynağı olarak görüldüler..

20 yıl sürdü mücadele,  nihayet bir yasa çıktı ..Görülmeyenler , duyulmayanlar bir bir sıraya girdi..Maddi imkansızlıklar, istihdam yetersizliği, ulaşım problemleri, toplumumuzun davranış eksiklikleri, rehabilitasyon merkezlerimizin azlığı, sosyal diyalog kopukluğu, binaların ve kaldırımların dizaynı gibi bir çok sorun çözüm için sıraya girdi bile..Artık onlarda bizlerle birlikte yaşayacak ve hayatı paylaşacak..Tabii ki düzenlemeler bir an evvel hayata geçirilirse..!!

Evet, aslında onlar küçük yaşlarda dışlanmak, diğerleri gibi olamamak fikriyle başlıyorlar hayata.. Bir süre sonra zor da olsa kabulleniyorlar  ve bununla yaşamaya çalışıyorlar.. Daha sonra iş sorunu çıkıyor karşılarına..Ne kamuda ne de özel sektörde kendilerini  ifade edebilecekleri  imkanlar bulamıyorlar.. Zorla , ittire kaktıra ve şans bir araya geliyor ki bir işe girebilsinler. Hoş , şimdide yüzde 15,5 ile  rekor bir işsizlik yaşanıyor ya..Tüm bunlar bir yana, engellilerin bence en büyük sorunları  manevi engeller.Ah, bir de onları aşabilsek..Onlara manevi destek olmayı bir başarabilsek..Onlara engel olmadan yaşamayı bir becerebilsek değil mi ?

Önceki ve Sonraki Yazılar