1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. EMANETE KÖPEKLER KADAR SADIK OLABİLMEK..
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

EMANETE KÖPEKLER KADAR SADIK OLABİLMEK..

A+A-

EMANETE KÖPEKLER KADAR SADIK OLABİLMEK..
 

Siz hiç köpeklerin korumaları için kendilerine verilen şeyleri çaldığı ya da yediğini duydunuz mu? Tabii ki duyamazsınız. Çünkü köpekler kendilerine emanet edilen şeyleri sadece korur. Av köpeğinin ava zarar verdiği duyulmuş mudur? mi? Şimdi madalyonu insanlar üzerinden okumaya kalktığımızda bir depocu da aç gözlü değilse beklediği depoyu korur ve emaneti teslim aldığı gibi sahibine geri verir.
 

ÜLKEMİN İNSAN MANZARALARI
 

Sürüyü emanet ettiğimiz çoban da öyledir. Okuyup adam olsunlar diye çocuklarımızı gönderdiğimiz okullarımızdaki öğretmenler, “Sağlam kafa sağlam vücuttadır“ özdeyişiyle faaliyet gösteren spor kulüpleri yöneticileri, de öyledir. Asayişi koruyarak insanlarımızı korkmadan sokaklarda, dağda bayırda rahatça işlerine bakabilsinler diye güvendiğimiz güvenlik güçleri, ülkede adaleti yerine getirsinler de , mazlum ve mağdurlar korunsun diye görev yapan hakim, savcı ve avukatlar da öyledir., Devletimizi layık olduğu veçhile temsil etsinler diye dış ülkelere gönderdiğimiz Diplomat ve Elçilerimiz, dış güçlerden gelebilecek tehditlere karşı ülkemizi korumak için hayatı henüz tanımaya başlamış Mehmetçiklerimizi emanet ettiğimiz Ordumuzun Subay – Astsubay ve Generalleri de öyle değil midir?.. Hatta ülkemizi adaletle yönetsinler diye başımıza getirdiğimiz bakanlarımız ve taşradaki Vali ve Kaymakamlarımız ile onlara bağlı bürokratlarımız da aynen öyledir..
 

DEĞERLENDİRME
 

Bir çoban sürüden bir baş çaldığında nasıl güven sarsılırsa, öğretmenlerimiz, spor kulüp yöneticilerimiz, güvenlik güçleri ve kanun adamlarımız, diplomatlarımız, ordumuz mensupları ve devletimizi yönetenler böyle bir yanlış yaptıklarında, bu ülkede hak ve adaletten bahsetmek mümkün olur mu? Tabii ki olmaz.. Peki yönetmek üzere başında bulunduğu kurum ya da kuruluştan zimmetine para geçiren kim olursa olsun bir köpek kadar haysiyet sahibi sayılabilir mi? Japonya’daki Tsunami felaketi sonunda yardım malzemelerinin dağıtımı sırasında afetzede Japonların nasıl olgun bir tavır sergilediklerini unutmak mümkün müdür? Kimse ihtiyacından fazla ne bir battaniye ne bir yiyecek almamıştır.. Peki Van Depremlerinden sonraki yardımların dağıtımı sırasında meydana gelen yakışıksız olayları nasıl izah etmeli? Bunda suçu sadece yardımları dağıtan ve alan kişilerde mi arayacağız, yoksa milletçe bize bir şeyler mi oluyor?
 

VE SONUÇ
 

Şimdi başımızı iki elimize alıp düşünme zamanıdır. Bunlar neden oluyor?.. Dağdaki çobandan başkentteki en üst devlet yöneticisine kadar bu millet bir bütündür. Genç nesilleri şekillendiren öğretmenlerden devlet adamlarına kadar, tüm yetkililer, bu milletin maddi ve manevi değerlerini sonuna kadar koruma görevleri vardır. Bunları hovardaca kullanma lüskü kimseye tanınmamıştır. Son söz Mevlana Celaleddin’e ait: “Kimden kaçıyorsunuz kendinizden mi? Ne hayali bir şey, kimden kaçırıyorsunuz Allah (C.C)’tan mı? Ne boş vebal.. Dünya hayatı gelip geçici bir duraktan ibarettir. Dur ve kendine dön”
İyi haftalar..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum