1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. Ekonomik Tetikçinin İtirafı
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ekonomik Tetikçinin İtirafı

A+A-

                    EKONOMİK TETİKÇİNİN İTİRAFI

       Saygıdeğer Okurlar,

       1735-1826 yılları arasında yaşamış John Adams’ın bir sözünden yola çıkarak Ekonomik bir Tetikçisinin itiraflarını sizlerle paylaşmak istedim.
       Öncelikle John Adams’ın sözünü sizlere aktarayım.
       BİR ULUSU FETHETMENİN VE KÖLELEŞTİRMENİN İKİ YOLU VARDIR;
       BİRİSİ KILIÇLA, DİĞERİ BORÇLA

       Bu sözden yola çıkarak Chas T.Main Şirketi eski Ekonomist Şefi John Perkins’in “Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” adlı kitabında aşağıdaki itirafları yayınlanmıştır.
       Biz, ekonomik tetikçiler, küresel imparatorluğun yaratılmasında gerçekte sorumlu olanlarız ve birçok farklı şekilde çalışırız.
       Belki de en sık kullanılan, öncelikle şirketlerimize uygun kaynakları olan ülkeleri bulur ve gözümüzü üstlerine dikeriz, (Yer altı kaynakları gibi)
       Ardından Dünya bankası veya onun kardeşi başka bir organizasyondan o ülkeye büyük bir kredi ayarlarız, fakat para asla gerçekten o ülkeye gitmez.
       Ülke yerine o ülkeye projeler yapan kendi şirketlerimize gider.
       Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar,
       Bizim şirketlere ilaveten o ülkedeki birçok zengin insanın kar sağlayacağı şeyler,
       Bunlar toplumun çoğunluğuna yaramaz.
       Yine de o insanlar yani bütün ülke bu borcun altına sokulur.
       Bu borç ödeyemeyecekleri kadar büyüktür ve bu da planın bir parçasıdır.
       Geri ödeyemezler.
       Ardından, biz ekonomik tetikçiler gidip onlara deriz;
       “Dinleyin bize bir sürü borcunuz var. Borcu ödeyemiyorsunuz,”
       “O zaman petrolünüzü petrol şirketlerimiz için oldukça ucuza satın”
       “Ülkenizde askeri üs kurmamıza izi verin veya askerlerimizi desteklemek için dünyanın bir yerine asker gönderin (Irak gibi) veya bir daha ki BM seçiminde bizimle oy verin.”
       Elektrik şirketlerini özelleştiririz, sularını ve kanalizasyon sistemlerini özelleştiririz ve ABD şirketleri veya diğer çok uluslu şirketlere satarız.
       Bu mantar gibi biten bir şey ve çok tipik, IMF ve Dünya Bankası bu şekilde çalışır.
       Ülkeyi borca sokarlar ve bu öyle büyük bir borçtur ki ödenemez.
       Ardından yeniden borç teklif edersiniz ve daha fazla faiz öderler.
       Koşullara bağlı veya iyi yönetim talep edersiniz.
       Aslında bu onların kaynaklarını satmalarını sağlar.
       Buna Sosyal Hizmetleri, Teknik Şirketleri, bazen Eğitim Sistemleri de dahildir.
       Adli Sistemleri, Sigorta Sistemlerini yabancı şirketlere satarız.
       İşte bu, İKİLİ, ÜÇLÜ, DÖRTLÜ DARBEDİR.
       Bu arada 27 Şubat 2009 tarihli yazılı ve görsel ulusal basında aynı zamanda internet ortamında çıkan sevindirici bir haberi duymuşsunuzdur belki, ben bunu sizlerle tekrar paylaşmak istedim.
       Diyarbakır da 16 milyon varillik Türkiye’nin en büyük petrol rezervi bulunmuş.
       Bu ülkemiz adına sevindiricidir.
       Ama düşündürücü olan, bu çıkarılan Petrolun yarısının Fransız PERENCO şirketinin olacağının görsel ve yazılı ulusal basının çoğunda yer almamasıdır.
       Bunlara kapı arkalarındaki gizli pazarlıklar demeyeceğim(!)
       Ve ne maksatla olduğu ile ilgili yorum yapmadan bunu da küçük bir ayrıntı olarak belirttikten sonra,
       Ülkemizin şu anki durumu ile ekonomik tetikçinin itirafının nasıl bire bir örtüştüğünü görebiliyor musunuz?
       Bu itirafı esprili kısa bir hikaye ile toparlayalım.
       Çiftçinin biri komşu barda oturmuş deli gibi içerken arkadaşı gelmiş.
       Hey bu güzel günde niye sarhoşlar gibi oturup içki içiyorsun? demiş.
       Çiftçi: Bazı şeyler var ki açıklanamaz.
       Adam: Bu kadar kötü olan şey ne?
       Çiftçi: Bugün oturmuş bizim ineği sağıyordum, kova tam dolmuştu ki sol ayağı ile tekme attı ve kovayı devirdi.
       Adam: Tamam ama buna bu kadar üzülmeye değmez,
       Çiftçi: Bazı şeyler vardır ki açıklanamaz.
       Adam: Sonra ne oldu?
       Çiftçi: Bende bir ip aldım ve sol ayağını yandaki direğe bağladım.
       Adam: Sonra?
       Çiftçi: Tekrar oturup sağmaya devam ettim, kova tam dolmuştu ki sağ ayağı ile tekme attı, kova yine devrildi.
       Adam: Yine mi?
       Çiftçi: Bazı şeyler vardır ki açıklanamaz...
       Adam: Sonra?
       Çiftçi: Bende başka bir ip alıp sağ ayağını da yandaki direğe bağladım, tekrar sağmaya başladım ve tam kova dolmuştu ki aptal inek bu kez kuyruğu ile bir kova sütü devirdi.
       Adam: Hımmm...
       Çiftçi: Bazı şeyler vardır ki açıklanamaz.  
       Adam: Sonra ne yaptın peki?
       Çiftçi: Bende başka bir ip aradım, bulamayınca da kemerimle ineğin kuyruğunu tavana bağladım,
       TAM O SIRADA PANTOLONUM DÜŞTÜ VE İÇERİ KARIM GİRDİ,
       Evet saygıdeğer okurlar,
       Bazı şeyler vardır ki izah edilemez,
  
       Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 1 nci dünya savaşı ile kazandırdığı ülke değerlerimiz itirafçının yukarıda anlattığı gibi sessizce tek tek ekonomik tetikçilerin ellerine geçiyor,
       Çünkü bizi yönetenler, şahsi çıkarları uğruna bu değerleri yok pahasına satarak ülke insanına değil, kendi ve yandaşlarına imkan sağlayıp,
       Borç aldıklarının karşısında tüm ülke insanının geleceğine ipotek konacak değerlerimizi de peşkeş çekiyorlar.
       Cumhuriyet tarihinin en fazla özelleştirme yapıldığı şu zamanımızda,
       ÜLKENİN BORÇLARI KATLANIYOR, İŞSİZLİK ARTIYOR, HALK DAHA DA FAZLA FAKİRLEŞİYOR,
       Yani özelleştirme ile kovalar SANAL OLARAK doluyor,
       BİR TEKME GEMİCİKLER,
       BİR TEKME MÜCEVHERAT ŞİRKETLERİ,
       BİR TEKME GIDA ŞİRKETLERİ,
       BİR TEKME MARKET ZİNCİRLERİ,
       BİR TEKME HASTANELER,
       BİR TEKME MEDYA KURULUŞLARI,

       Elde var sıfıra sıfır,
       En son bir kuyruk darbesi ile de, Laik Cumhuriyete sahip çıkan, ATATÜRK’çüler, ULUSAL’cılar, ülkemizde ŞEREFİ ile görev yapan, Komutanlar, Askerler, Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcıları, yazarlar sindiriliyor.
       Ha sırada ne mi var?
       Halkı kandırıp sağanların pantolonu düştüğüne göre, artık bu yaşananları normal sayıp onları şak şaklayanlar ile sustukça sıranın onlarda olduğunu bilmeleri gereken ve demokratik tepkilerini koymayan sessizler düşünsün.
       Ayrıca, bu itirafçının anlattıklarına yaşanan bir örnek mi istiyorsunuz?
       ŞİMDİLİK, EN SON ÖRNEK YAKIN KOMŞUMUZ IRAK
       O HALDE İŞİMİZ, YOLSUZLUK VE RÜŞVET, GÜCÜMÜZ, OLANLARI YAZMAYAN YANDAŞ MEDYA
       Saygılarımla,

       HAYATIN SİZLERE NE ZAMAN NE VERECEĞİNİ BİLEMEZSİNİZ   

                                                                                                                       dost.kosesi@hotmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar