1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Düşünce mi, davranış mı?
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Düşünce mi, davranış mı?

A+A-

Düşünce mi, davranış mı?

Burdur gazetelerinin köşe yazarlarından yapmış olduğunuz alıntılardan ismimin de geçmesinden onur duydum.
Akademisyen bir büyüğümün kaleminin şahsımdan bahsetmesi, fikrimin bir cümlesini göz önüne sermesi mutlu etti.
Elbette insan yaptığı işi severek özenerek yaptığında çok farklı oluyor. Demek ki yazdıklarımız doğru yerlerde ses veriyor.
İnsanın doğrunun her yerde doğru olduğunu haykırması kadar doğal ne olabilir? Köşe yazarken düsturum hep bu olmuştur. İlkem doğruluktur.
Hakkaniyeti söylemektir. Kim olursa olsun söyleneceği söylemektir. Kendimizin adına değil bu yazılar tüm insanlarımızın adına yazılıyor.
Çünkü toplumun aksayan yönleriyle ilgilenmeye çalışıyorum. Toplumda doğru gitmeyen işleri ele almaya çabalıyorum.
Fikri yönden farklı düşünmeme rağmen Eğitim- İş sendikası hakkında yazı yazdım. Niçin yazdım? Çünkü üzerine düşeni ve tüzüğünün gereğini yapıyor da ondan.
Üniversite okurken hep hocalarıma hayran olmuşumdur. Hocanın yerini hiçbir alternatif dolduramaz.
Bizim içinde aynı topraklarda büyümüş, büyüğümüz olan, hayatımda örnek aldığım kişiler var. Bunlardan biriside yazılarından ve de Ankara Burdurlular Derneğinin Başkanı Sayın Ahmet Şakar Bey'den öğrendiğim kadarıyla Sayın Profesör Doktor İsa Kayacan Beyefendidir.
Yüz yüze gelmesekte yazılarını takip etmekteyim. Gerçekten çok üreten büyüğümüz. Bizlerin önünde çalışmalarıyla eskilerin deyimiyle numune-i imtisaldır kendisi.
Hatta aynı gazetede köşe yazmaktayız. Gölhisar Pınar gazetesinde buna rağmen maalesef yüz yüze sohbet edemedik.
Kendimi yolun başında görüyorum. Öğrenmem gereken konuların epeyce olduğunu da biliyorum.
Bizim yazmakta ki amacımız ammenin menfaatidir, kişisel olamaz. İnsanların dertleri hepimizi ilgilendirse yaşıyoruz demektir.
Köşe yazmaya başlarken nasıl öncelciğimin toplumdaki yanlışlara dikkat çekmekse, hala aynı görüşteyim.
Dünyada olmayacak olay olmadığını biliriz. Buna rağmen yine de bazen nefsimize yeniliriz. Savunduğumuz fikirlerden taviz vermeden hareket etmenin erdem olduğunu bilen bizler, menfaatimiz olunca farklı davranıyorsak kişiliğimizin gelişmediğine hüküm verebiliriz. Başkalarının yaptığı yanlışları kıyasıya, acımasızca, bin bir kötülükle konuşurken; aynı konuma gelince bizde eleştirdiğimiz davranışları yapıyorsak toplumdan beklentimiz olmamalıdır.
İnsanların düşüncesinden dolayı hak ettiği makama engel olmanın dünyanın neresinde olunursa olunsun ve de kim tarafından yapılırsa yapılsın kul hakkıdır.
Kendi kazanımına sahip çıkanların, başkalarının kazanımlarına engel olma hakkını nereden bulur bu insanlar?
Toplum içinde öyle ağzı temiz gibi, temiz düşünceli görünen, haktan yana gibi olup ta içimizde ne mürailer var.
İnsan şaşıp kalıyor.
Başkalarının düşüncelerine katlanamayan insan hangi ortamda ve yetkide olursa olsun hoş karşılanmamalıdır.
Gücün etrafında toplanmak belli süre menfaat temin eder.
Önemli olan insan kendi vicdanıyla baş başa kalınca içinde sıkıntı duymuyorsa ne ala.
Ama arkadaşlarına, iş yerinde ki çalışanların hakkına tecavüz ediyorsa, arkadaşını müzevirliyorsa, bu insana söylenecek söz yoktur.
Önce kişiler ne olursa olsun, kim olursa olsun hak ettiğini elde etmelidir. Kimse insanın emeğinin heba olmasına çalışmamalıdır.
Hele bunu kutsal düşüncesi olduğunu savunanların yapması daha bir acı veriyor insanlara. Toplumun temeli hakka dayanır. Gülmesi gerekeni ağlatanları bir gün kendi ağlayınca, ağlattığı insanın halini daha iyi anlar belki.
Tabi ki aklederse.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.