1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Düşen, düşenin halini anlar
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Düşen, düşenin halini anlar

A+A-

Sivil toplum örgütü olarak nitelendirdiğimiz kurumlarda emek çekenlerle; üyeleri hazır oluşmuş üyelerin kaydı yapılı teslim alan başkanlar, üyenin nasıl kazanıldığını bilmediklerinden olacak ki, üyenin derdini dertlenmiyorlar.

İlçemizin sendika olarak ismi önde olan, sendika dendiğinde “Türk Eğitim Sen” akla gelirdi. İlçede tek sendika ismi vardı.

Biz alternatif sendika olarak ortaya çıkıncaya kadar ve sonra büyüttüğümüz sendikadan ayrılmak durumunda kaldık. Tartışma konusu yapmıyorum. Nasip o kadarmış diyorum.

Biraz da bizi kıyasıya eleştiren arkadaş yapsın dedik. Kenara çekildik.

 Bunun ağrısını, sıkıntısını çekenin kim olduğunu, hepimiz biliyoruz. Yedi yılını bu yolda sendikacılık adına koşmuş veya naz çekerek, biraz da kolay şekilde üye kazandırmış.

Aracıyla bizden sonra köylere gittiler.

Sendikacılık konusunu şahsen hep kendisiyle paylaşmışımdır ve paylaşıyorum. E insanın derdini ancak aynı sıkıntıyı yaşayan kişiler anlar.

Birbirimizin acısını, kıvancını en iyi ikimiz anlarız.

Bu gün müdürlük yaptığı kuruma gittim. Konuştuk, dertleştik, aynı zamanda beraber resmi kurumda da çalıştık.

Ben kendimi çok dertliyim derdim. Öyle konular konuyu açtı ki, konu derken toplumun içinde olanlar bilirler. Düğün, mevlit, sünnetteki kişilerin ziyaret edilmesi veya ihmali konusunda konuştuk.

Toplumsal etkinliklerde ki beklentiler, hayal kırıklıkları vesaire.

Başkaları bizi aşar bizim işimiz bizimle. İnsanlar işi olduğunda da, olmadığında da arayıp sorma hasletlerini kaybetmiş denebilir.

Bu tür sorumlulukta bulunan kişiler bilirler ki, ilçe temsilcisinin cebine para girmez. Masrafı belki cebinden harcar. Bir nevi kahır çeker. Herkesin derdine koşmalısın ki, üye yapabilesin.

Çekmek önemli değil. Ancak insanlar beraber çalıştığı kişilerin acısında da, sevinçte de yanlarında olmasını bekliyor.

 Hakkı mıdır diye tartıştık? Hakkıdır, özellikle il bazındaki temsilde bulunanlar bu konularda daha hassas olmalıdırlar. Öneridir.

Sonuçta üye yapmışsan, yönetimde bulunuzmuşsan, üst kademedekiler ve temsilcinin hiçbir şekilde mazereti olamaz. Hele bu çağda haberim yok diyen birisinin sözlerinin gerçekle alakası olamaz.

Liderliğin sadece kâğıt üzerinde yazılmayla olacağını kim düşünüyorsa, yanlış düşünüyordur. Hatasından dönmelidir.

Toplumun gözü, kulağı sen olmalısın ki, üyeler sana güvensin. Toplumun günlük hayatındaki yaşantının dışında kalırsan temsil gücün biter.

Liderliğin bazen bir konusunu ele alıyoruz.

Toplum önderleri olarak lisans düzeyindeki şahısların temennileri de eğitimleriyle orantılı olarak üst seviyede olacaktır.

Yedi yıl ilçede sendikacılığa başlayan şimdi kurum müdürü olan sayın başkanla, ayrı sendikaların temsilcisiydik. Çalışanı takdir etmeyi ikimizde becerdik. Birbirimize kızmadık. Çalışan kazanır düsturunu uyguladık.

Liderler rekabet ortamından korkarsa ne kadar liderdir sorgulamak gerekir. Üye sayılarının yükselmesini isteyen liderim diyenlere tüyo; üyenizin hastası sizin hastanız olmalı, öğrencisi okul mu kazandı, aslında senin oğlun kazanmış gibi kutlamalısın.

Üzüntülü zamanında yanında olmalısın. Yoksa bir yılda sıfır üyeyle seneyi devirirsin. Üyenin ağladığından haberin yoksa başkanım yapacak bir şey yok.

İnsan olarak karşımızdakilerden ne bekliyorsak, temsilcilerden onu bekliyor üyeler. Başına iş geldiğinde insanlardan, komşulardan ne bekliyorsa dertli üyelerde temsilcilerinden onu bekliyorlar.

--

Başsağlığı dileyenlere, taziyede bulunanlara, sağlığı için emek çekenlere ve fedakârlık yapanlara teşekkürler.

Allah dost eksikliği göstermesin.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.