1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞIMIZ TOPLUMUMUZUN ÇİMENTOSUDUR
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞIMIZ TOPLUMUMUZUN ÇİMENTOSUDUR

A+A-

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞIMIZ TOPLUMUMUZUN ÇİMENTOSUDUR…

     Sosyal ve kültürel hayatımızın idame edilebilmesi için din işlerinin kurumsallaşarak, insanımıza hizmet etmesi elzem bir konudur. Çünkü inancı sağlam olan bireylerin topluma adaptasyonu daha kolay ve süreklidir. Yaptığı her işi Allah rızası bilinciyle yapan bir birey, yaptığı işten hem vicdanen hem de ruhen derin bir haz alır. Din, hayatın her alanına hakim olan dini hayat bir yaşayış biçimi, bir hayat nizamıdır. Dinimiz İslam; memleketimize ve insanımıza çok büyük değerler katmış, milletimizi izzet sahibi yapmıştır. 

Temelleri köklü geçmişimizin derinliklerine kadar inen bu kadim medeniyet ve kurum, yeni ülke kurulması aşamasında da önemli roller üstlenmiştir. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kurumumuz, milletimizin dini, dünyevi ve uhrevi geleceğini garanti altına alma görevini misyon edinerek; aynı dil, din ve kutsal değerler altında yaşayan yurttaşlarımızı birlikte yaşama bilincini edindirme adına, bu vazifeleri vizyon edinmiştir. 

Din ve Diyanet, toplumların vazgeçilmez unsurlarıdır. Her toplum kendi dini değerleriyle toplumsal kültür ve kurallarını oluşturur. Aziz milletimiz, tarihin her seyrinde kültür ve toplumsal hayatını dini kurallara uygun tanzim etmeye çalışmış, dini işlerin yürütülmesine dair işleri kurumsal bir hüviyete oturtmuştur. 

Osmanlı devletinin sona erişinin hemen sonrasında kurulan yeni Cumhuriyetle, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Şeriye ve evkaf vekâleti kurumu yerine 3 Mart 1924 yılında Diyanet İşleri Başkanlığını kurarak halkın din adına sömürülmesinin önüne geçmiştir. Diyanet aslında sadece İslami değerlerin değil, toplumumuzu oluşturan kültürel değerlerinde en yılmaz bekçisi ve savunucusudur. Bu bağlamdan hareketle diyanet işleri başkanlığımız toplumumuzun çimentosudur. Ayrıca Anayasanın 136. maddesinde; "Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı,  HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/Laiklik" \o "Laiklik" laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir." hükmü yer almaktadır. 

Bugünlerde gerek yazılı ve gerekse görsel basında diyanet işleri başkanlığına haksız saldırılar ve ithamlar yapılmaktadır. Oysaki temeli Türkiye Cumhuriyeti ile beraber atılan ve Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kurulan bir kurumun haksız ve yersiz dogmatik, asparagas haberlerle yıpratılmaya çalışılması ne kadar üzücü bir durumdur. Laik cumhuriyetlerde diyanet işlerinin bile varlığına tahammül edemeyenler, aslında cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ e büyük haksızlık ve hakaret ettiklerinin farkında bile değillerdir. Onların bu davranışları Atatürk ilke ve inkılâplarına bir karşı çıkış olduğu gibi, devrim ve inkılâpları hazmedemeyişlerinin birer sonucunu teşkil etmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığının yersiz olduğunu düşünmek, kaldırılması yönünde tutum ve davranışlarda bulunmak devrim ve inkılâplara alenen başkaldırışın bir göstergesidir. Başkanlığımızın varlığını hazmedemeyen gerçek ve tüzel kişiliklerin hemen hemen hepsi; toplumun vicdanı, kültürü, hoşgörüsü, birlik ve beraberliği ile oynadıklarını kesinlikle akıllarında çıkarmamalıdırlar. Başkanlığımızın ülkemizde yokluğunu, hizmet ve faaliyetlerinin kaldırılmış olduğunu bir saniyede olsa zihnimizde tefekkür edelim. Ülkemizde din hizmetlerinin yürütülmesi kurumumuzun sorumluluğundan kalkacak, bilen ve bilmeyen her gerçek ve tüzel kişilik bu konuya el atarak yüce dinimizi zarar uğratacaklardır. Ve hatta dini hizmet statüsünde olan ve ülkemizde faaliyet gösteren camilerin hemen hemen hepsi değişik fırka ve cemaatlere teslim olacak, her cemaat ve oluşum kendi dünya görüşleri ve yorumlarına uygun fetvalar verecekler, böylelikle de bu durum toplumumuzda ayrışmalara, ötekileştirilmelere sebebiyet verecektir. 

Oysaki Diyanet İşleri Başkanlığımız, ülkemizde ve hemen hemen dünyanın her bölgesinde hizmet gösteren nadide ve ulvi bir kurumdur. Bir müslümanın doğumundan ölümüne kadar dini vecibelerinin yerine getirilmesine amade bir kurumdur. İnsan hayatı doğumla başlar; ezan ve kametle uyanır insanoğlu hayata… Sünnet geleneğinin perçinleşmesinde yine din adamı ve din gönüllüsü vardır. Evlenip yuva kurmada, vatan hizmeti için askere gitmede, hac ve umrede, hastalıkta ve sağlıkta ve hatta ÖLÜM de mutlaka din gönüllüsü arkadaşlarımız vardır. Yani diyanet işleri başkanlığımızın personeli mutlaka yanı başınızdadır. İbadetlerin yerine getirilmesi, dargınlıkların barıştırılması, çöpçatanlık hizmetlerinin ifası, taşrada halka hizmet adına akla gelebilecek tüm faaliyetlerin icrasında başkanlığımız etkin rol oynamaktadır. Hâsılı Diyanet İşleri Başkanlığımız bu milletin kaburga kemiği ve hatta çimentosudur. 

Şimdi bunca hizmet ve faaliyeti göz ardı ederek, Diyanet İşleri Başkanlığımızın yersiz olduğunu savunan zihniyet, başkanlığımızın kaldırılmasını arzulayan düşünceler, halkımıza en büyük hakaret ve insafsızlığı yapmaktadır. Hatta Atatürk ilke ve inkılâplarına bir baş kaldırışın içinde olduklarının da; inceden inceye düşünmeleri gerektiğini buradan vurgulamak isterim. Kim ne söylerse söylesin, kim nasıl olumsuz icraatlara imza atmaya kalkışırsa kalkışsın ve kaldırılması hususunda planlar yapılsın, bu izzetli millet bu düşünceleri dumura uğratacaktır. Aziz Atatürk’ün kurmuş olduğu başkanlığımız, halkımıza hizmet etmenin lezzetini ilelebet yaşamaya devam edecektir. Başkanlığımız Türkiye Cumhuriyetimiz gibi ebediyete kadar payidar olacaktır !!!! Yersiz olduğunu düşünenlerin ve kaldırılması çabasına girişenlerin, kaldırılması için planlar yapanların hevesleri kursaklarında kalsın…

Sağlıcakla kalın efendim;

Yüzünüz Hep Gülsün…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar