1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE ROTASYON
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE ROTASYON

A+A-

Diyanet İşleri Başkanlığının atama ver yer değiştirme yönetmeliği ve Rotasyon kararı zaman kaybından ve din hizmetinin veriminin düşürülmeye çalışılmasından başka bir şey değildir. Rotasyonla 2017 yılından sonra hemen hemen bütün personelin hareketliliği söz konusu olmuştur. Şimdiden bütün personelde bu hareketliliğin tedirginliği başlamış durumdadır. Çıkarılan yasanın 19. Maddesinin (d) fıkrası da oldukça düşündürücüdür.

MADDE 19 - d) Bulunduğu yer ve görevde başarılı olamayanlara başka yer ve görevlerde denenme imkânı verilmesi, denilerek yerinde ve bulunduğu bölgede hizmetleriyle temayüz etmiş personelin aslında verimsizliği ve motivasyon bozukluğu planlanmaktadır. Bulunduğu bölgede başarılı olmayan veya olamayan personelin, rotasyonla verimliliğinin arttırılmaya çalışılması veya başka yer ve görevlerde denenmeye çalışılması diğer personele karşı yapılmış en büyük mağduriyettir.

Mademki bir verim artışı aranıyorsa ve bu arayış neden yıllarını görev yaptığı yörede faydalı, verimli çalışmalarıyla halka hissettirmiş görevlinin zarar çektirilmesinde aranıyor? Görevlinin düzenini kurması ve etrafını tanıması zaman alacak bir mekana gönderilerek verim düşüklüğüne sebebiyet veriliyor? Bu yer değiştirmeler yapılırken belki yıllar sürecek bir verim düşüklüğü ve motivasyon bozukluğunu Başkanlığımız nasıl göze alacak?

Oysaki yerinde 25 yılını doldurmuş personel, hizmetleriyle temayüz etmiş personel takdir ve plaket verilerek ödüllendirilmelidir. Şayet yer değişimi gerekli ve tutarlı yapılacaksa; bulunduğu bölgede 20 yılını doldurmuş, ancak hiçbir faaliyetin altına imzasını atmamış, sürekli başkanlığa ve kurumuna şikayet yağdırmış personelin yerinin değiştirilmesi şeklinde olmalıdır. Sözü edilen personelin verimliliğinin arttırılması için çalışkan, kalifiye, tutarlı ve motivasyonu düzgün personelin yerinin değiştirilmesini düşünmek bile bu personele yapılmış en büyük haksızlıktır.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın öngördüğü rotasyon uygulamasıyla düzenli bir şekilde yer değiştirilmesinden bahsedilmektedir. Bu yer değiştirmeler bütün çalışanları olumsuz etkileyecek bir uygulamadır. Yerinde kendisinden ve hizmetlerinden söz ettirmiş, bulunduğu camideki müştemilatı neşelendirerek bakım, onarım ve bütün gereksinimleri yapmış ve de yıllar geçtikçe bu tür sorunlardan yorulmuş çalışkan personelin, düzenli bir şekilde yer değişikliğine itilmesi hem göçebe bir din görevlisi profili hem de geleceğe bakışı dumura uğramış bir personel perspektifi çizmektir. Yer değişikliği yapan bu personelden ne kadar verim ve hizmet beklenilebilir ki? Bu uygulamayla çalışan din görevlisi de çalışamaz hale gelecek, çalışan personel de tıpkı madde 19- d’ bendindeki personel profiline dönüşecektir. Böylelikle verimi düşük çığ gibi bir personel ordusu oluşacaktır.

Verimliliğin arttırılması personelin yer değişikliği ile değil; çalışmayan personel, hizmet kalitesini arttırmayan personele yönelik projeler geliştirmekle, AR-GE çalışmaları yapmakla olur. Zaten bu şekil bir personelin yer değiştirmekle verimliliğinin arttırılmaya çalışılması büyük mağduriyetlerin yaşanmasına ve kapanması mümkün olmayan yaraların açılmasına sebebiyet verecektir.

Yıllarca bin bir güçlükle kurmuş olduğu düzeni bırakarak yeni mekanlara kapı aralayacak verimli personel, din hizmeti yapmak yerine çevre şartlarını iyileştirmekle, cami ve müştemilatı bakım ve onarımıyla, ailesinin sıkıntılarını gidermekle, çocuklarının yeni yere ilişkin psikolojisi ve okul sorunlarıyla ve en önemlisi maddi kaygıların giderilmesine yönelik problemlerle uğraşacaktır. Buda etkin ve verimli bir din hizmetini derinden etkileyecektir.

Bu kanun çıkarılırken peyder pey ve yıllara yayılarak personelin yer değiştirmesi yerine, 1 Haziran 2014 yılı itibarıyla bulunduğu ve görev yaptığı bölgede 20 yılını doldurmuş, hiçbir faaliyet yapmamış, başkanlığa ve bağlı bulunduğu kuruma halel getirmiş her personel yerini değiştirmekle sorumludur denmiş olsaydı hem personel mağdur edilmemiş olacak hem de etkin ve verimli din hizmeti etkilenmemiş olacaktı. Hal böyle olunca görevde bulunan personel, daha etkin ve verimli çalışmaya sevk olunacak, yeni hizmet ve faaliyet arayışlarına yönelecekti.

Diyanet İşleri Başkanlığımız hizmet verimliliğini arttırmak için ROTASYON yerine diğer bakanlıkların yapmış oldukları ve sorunsuz bir şekilde devam ettirdikleri Hizmet Puanı uygulamasına ivedi bir şekilde geçmesi gerekmektedir. Bu uygulamayla personelin çalıştığı yıllar, çalıştığı yerin sosyo-ekonomik gelişmişliği, alınan takdirname, teşekkür belgeleri ve cezalar, yapılan mesleki veya mesleki olmayan yayımlar, eğitimler, hazırlanan eserler, yapılan tüm faaliyetler göz önünde bulundurularak personel sınıflandırılmalı, buna göre uygun ve merkezi camilerde bu personeller değerlendirilmelidir. Ya da hiçbir faaliyeti yoksa, halkın üzerine etkisi ve temayüz etmiş bir hizmeti bulunmuyorsa o zaman bu personel için D grubunda bulunan merkeze uzak bir köy/mezra camiinde görev yapması istenmelidir.

Çıkarılan Diyanet İşleri Başkanlığının atama ver yer değiştirme yönetmeliği eğer uygulamaya konulacak olursa bu durumdan en çok D Grubu camilerde görev yapan din görevlileri etkilenecek ve mağdur edilecektir.

 

Çünkü;

 

1) A, B, C Grubu camiler genellikle il ve ilçe merkezleri ile nüfus yoğunluğu yüksek beldelerde bulunuyor. Bu yüzden bu camilerde görev yapan görevlilerimizin yer değiştirmesi D Grubu camilere nispetle daha az sorunlu ve hiç sorun olmadan yapılacaktır. Sözü edilen cami görevlilerinin yer değiştirmeleri merkez mıntıkasında yapılacağından hiçbir olumsuz tablo ortaya çıkmadan nakilleri sağlanmış olacaktır. Böylelikle sosyal çevrelerinden de kopmalar yaşanmayacaktır.

2) Ancak D Grubu camilerin din görevlileri; sosyal çevreye alışmış, hayat düzenini bulunduğu çevre koşullarına göre tanzim etmiş, aile yapıları yörenin şartlarına göre ayarlanmış, her türlü zorluğa göğüs gererek insanımıza din konusunda hizmet etmeye çalışan insanlarımızdır.

3) Bu insanlarımızın, alışmış olduğu çevreden uzaklaşılarak başka mıntıkalarda bulunan camilerde görev yapmasının istenmesi hem görevlimizi hem de görevlimizin aile yapısını olumsuz etkileyecektir. İhtimaldir ki, bu görevlimiz D Gurubu, il/ilçe merkezlerine uzak bir köye/mezraya tayin istemeğe zorlanabilecek; ilk görev yaptığı zamanlarda ki zorlukları tekrar yaşaması istenerek, moral bozukluğuna ve motivasyon düşüklüğüne itilecektir. Buda teşkilata olan güveni ve din hizmetini olumsuz yönde etkileyecektir.

4) Halkın üzerine olumlu etkisi ve etkin bir hizmet temayüzü olan din görevlisi, bulunduğu bölgede veya yerde ne kadar durursa dursun(çok uzun yıllara bulunduğu mahalde kalmış olsa bile) değerinden asla bir şey kaybetmeyecektir. Nakillerle personelin değerini arttırmanın istenmesi ve ya değişik yüzlü imamların camilerde görev yapmasının istenmesi hizmet kalitesini arttırmayacak, aksine nakilleri yapılan din görevlileri mağdur edilecektir. Mağdur edilen din görevlileri adaptasyon sorunu yaşayarak verimli bir hizmet veremeyecektir.

5) Nakillerle “becayiş” yolunun açılması değişik sorunları da beraberinde getirecek, çok geçmeden bu iş suiistimal edilerek becayiş pazarları kurulacak bunun neticesinde işlerini halleden personel sorunsuz yerini değiştirmiş olacak, halledemeyenler ise mağdur duruma düşeceklerdir. Böylelikle personel arasında uçurumlar meydana gelecek, kanuna uygun becayiş ile yer değişikliğini yapanlar ile mağdur olan personel arasında kopukluk yaşanacaktır. Dolayısıyla bu, etkin bir din hizmetini de aksatacaktır.

6) İl/ilçe merkezlerine yakınlık ve uzaklık kriterlerine göre “D Grubu camiler” tekrar gruplandırılmalıdır. Merkeze 0-5km mesafede olan D Grubu camiler D1, 5–10 km arası mesafede olan D Grubu camiler D2, 10-15km uzaklıktaki camiler D3, 15-20km arası mesafede olan camiler D4, 20 km ve üstü mesafede olan camiler ise D5 diye gruplandırılmalıdır. Çünkü A, B, C Grubu camilerin hemen hemen hepsi merkez baz alınarak gruplandırılmış camilerdir. D grubu camileri merkezi baz almadan hepsini aynı kategoriye sokmak büyük bir vebal ve de zulümdür. Başkanlığımız da göreve başlayan görevlilerimiz ilk atandığında genellikle D4 ve D5 türü camilerde görev yapmaktadırlar. Aradan yıllar geçtikten sonra ailevi ve sosyal nedenler başta olmak üzere bu görevlilerimiz merkeze yakın D Grubu camilere nakillerini istemektedirler. Yeni yürürlüğe giren yasayla D1-D2 gurubundaki bir görevlimizin rotasyonla D3, D4, D5 türü camilere gitmesinin istenmesi bu görevlimizde büyük bir hayal kırıklığı yaşatacaktır. Böylelikle hem başkanlıkla hem de görevdeş arkadaşlarıyla yeni sorun ve problemler yaşayacaktır. Filhakika A, B, C Grubu camilerde görev yapan personelimiz kesinlikle D Grubu camilerdeki bir sorun yaşamayacak; zaten yerleşimlerinin merkezde olması hasebiyle sadece camilerini (becayiş) yoluyla değiştirecekler, bir mahalle camisinden öbür mahalle camisine nakilleri yapılacak, mağdur da olmayacaklardır. Becayiş yolu açık tutularak yapılacak bir nakil sitemi, aslında çalışkan personelin seçimini zorlaştıracak, dejenere olmasına da sebebiyet verecektir. Emekli olması gereken personel, becayiş yolu açık olduğu için merkezde bulunan diğer camide görev yapmaya devam edecek böylelikle, alınması muhtemel yeni personellerinde önü kesilmiş olacaktır.

7) Oysaki bu kanunun daha hazırlık aşamasındayken A,B,C gurubu camilerde görev yapan personelle ayrı bir anket, D grubu camilerde görev yapan personelle ayrı bir anket düzenlenebilir. Hizmet verimliliğinin arttırılması ve personelin mağdur edilmemesi adına çalışmalar yapılabilirdi. Buda meşverete önem veren bir kurum olarak bizim en büyük prensiplerimiz arasında olması gereken bir olguydu. Yeni çıkan bu kanun verimliliği arttırmaktan öte, göçebe hayatına adım atacak olan bir din görevliliğini meydana getirecektir. Yeni nâkili yapan bir din görevlisi o bölgede ne kadar kalacağını, daha nakili yapıldığı andan itibaren bilirse bu onun büyük işler yapmasının önünü kesecek ve de engelleyecek en büyük unsur olacaktır. Allah-ü Teâlâ ne kadar rızık nasip ettiyse, o kadar bulunduğu mahalde kalarak din hizmeti vereceğinin idraki içinde olan bir din gönüllüsü, o yörede yenidünyalar inşa edecektir.

8) Aslında D Grubu camilerde 25 yıl ve üzeri görev yapan, hakkında hiçbir dedi-kodu, şikâyet, serzeniş gelmemiş görevlilerimize rotasyon değil, onlara kurum tarafından takdirname verilerek tebrik edilmesi gerekir. Çünkü D grubu camiler, şehir merkezine

olan uzaklıklarına göre çok geniş yelpazede büyük sorunları içersinde bulunduran camilerimizdir. Bütün bu sorunlara göğüs gererek uzun yıllar din hizmeti veren, yılmadan, bıkmadan ve usanmadan din hizmetinin icrasını kendisine paye edinen D Grubu din görevlilerimiz takdire şayandır.

9) Yeni çıkarılan yasadan en çok mağdur olacak olan D Grubu camilerimizin bu kapsamdan çıkarılması en ivedi ve din hizmeti açısından en elzem konudur. Rotasyon A, B, C grubu camilerde yapılarak verimliliği ölçülmeli, olumlu sonuçlar alınıyorsa, kademeli olarak D1, D2, D3, D4, D5 türü camilerde de uygulanmaya geçilmelidir. Aksine yapılacak bir uygulama hem personelimizin ailevi hayatında hem de görev hayatında olumsuz etkilere ve kapanması imkânsız yaralara sebebiyet verecektir.

10) Çıkarılan bu yasayla; cami gruplandırmalarının yapıldığı tarihten itibaren bir üst gruptaki camiye geçme fırsatı elde eden veya gruplandırmanın yapıldığı tarihte hâlihazırda mevcut camide görev yapan personel, bulunduğu şartlar altında diğer personele göre daha avantajlı olmuş olacak, buda görevliler arasında hasıma ve kinleşmeye sebebiyet verecektir.

11) Diyanet İşleri Başkanlığının çıkarmış olduğu rotasyon kararının yerine, aşağıdaki(özet) çalışma yapılarak, başkanlığın görev ve sorumluluk alanı daha etkin hale getirilebilir.

Türkiye nüfusunun %75’i il/içe merkezlerinde, %25 lik bir kesiminde köy/mezra gibi yerleşim yerlerinde bulunduğu tartışılmaz bir gerçektir. Buna karşılık personel nüfusunun %75’i köy/mezra da, %25 lik kısmının ise il/ilçe merkezlerinde olduğu gözlenmektedir. Bu da verimli bir din hizmetini etkileyen olumsuzlukların başında gelmektedir. Bu gerçekten hareketle, D Grubu camiler A, B, C Grubu camilere oranla sayıları oldukça fazla ve bünyesinde bir o kadar da personel bulundurmaktadır. Nüfusun il/ilçe merkezlerinde yerleşmiş olmasından ötürü, köy/mezra gibi yerleşim merkezlerinde cemaat sayısı oldukça düşük ya da hiç gözlemlenmemektedir. Bu da personelin yıllar geçtikçe bilgi ve beceri yönünden yozlaşması ve dejenere olmasına sebebiyet vermektedir.

Personelin daha verimli ve daha geniş kitlelere hitap ederek, daha etkin bir din hizmeti verebilmesi için radikal düzenlemeler ve kararlar alınarak bu uçurumun giderilmesi elzem bir konudur. Böylelikle hem D Grubu camilerin sayısı diğerleriyle eşitlenmiş hem de daha etkin ve verimli bir din hizmeti verilmiş olacaktır. Personel mağdur edilmemiş, geniş yelpazeli bir din hizmeti sunularak halkımız din konusunda daha güzel aydınlanmış olacaktır.

 

Yukarıda zikredilen hususların incelenerek hayata geçirilmesini yüksek müsaadelerinize arz ederim/ederiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar