1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. DİN AĞLAYARAK DEĞİL, ANLAYARAK YAŞANIR!!
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

DİN AĞLAYARAK DEĞİL, ANLAYARAK YAŞANIR!!

A+A-

DİN AĞLAYARAK DEĞİL, ANLAYARAK YAŞANIR!!

Etrafınızda olup bitenler hakkında düşündüğünüz oluyordur muhakkak. Kötü giden ekonomik koşulların insanlarımızı nasıl olumsuz etkilediğini fark etmemiş olamaz mısınız?

Kötü giden ekonomik koşullar dedik değil mi? Ardından ne geliyor, kötü giden sosyal yaşantı ve kötüleyen insan ilişkileri..Doğru mu değil mi?Özellikle son günlerde, doğu ülkelerinden yükselen ve bizim insanlarımız tarafından da rağbet gören ,  bir takım rahatlama yöntemlerine dikkat çekmek istiyorum .

 T.C. vatandaşlarının büyük bir kısmı Müslümandır. Müslüman vatandaşların çoğunluğu Sünni mezhebindendir, Sünnilerin çoğu Hanefi'dir. Şafii ve Caferi gibi diğer mezheplere dahil vatandaşlarımızda vardır.

Ülkemizdeki en büyük ikinci inanış Aleviliktir,tahmini raporlara göre Türkiye'de 8,500,000 ile 10 milyon Alevi vatandaş bulunmaktadır. Türkiye'deki Alevilerin büyük bir kısmı Sivas, Tokat, Erzincan, Malatya ve Tunceli kökenlidir.

Toplam nüfusumuzun  %0.2'den azını, yani çok küçük bir oranını gayrimüslim  vatandaşlarımız oluşturur .Bunlar 50.000 Ermeni Gregoryen, 25.114 Musevi, 17.194 Süryani, 2.270 Rum Ortodoks ve yaklaşık 5.628 Katolik, Arap Ortodoks, Keldani, vs.gibi  çeşitli din ve mezheplerden insanlardır ..

Üç vahiy dini her ne kadar yaratıcının vahiy ile gönderdiği kitaba dayansa da uygulamaları açısından insanların şekillendirdiği bir yapıda hüküm sürüyor.

Şimdi ekonomiden başlayarak, ülkemizdeki dini inanış mozaiğine kadar neden geldiğimi merak ediyorsunuz değil mi?

Evet, başta meditasyon olmak üzere Falon Dafa gibi zihinsel ve bedensel rahatlama yöntemlerinin farkına varıp varmadığınızı sormak istiyorum size..Ülkenin yalnız ahlaki seviyesi değil, iktisadi davranışlarındaki korkunç zigzagların meydana gelmesinde vicdan hayatımızı sıfıra düşüren iman zaafının tesirini görmek mümkün sanırım.

Ekonomik ve sosyal hayatın zorluklarını aşmak , kafayı boşaltmak , rahatlamak için insanlar meditasyon yapıyorlar son zamanlarda.. Tamam yapsınlar, fakat  bunu din ile kimse karşılaştırmasın. Dinini bilen  hem bedenini, hem de ruhunu   öyle güzel dinlendiriyor ki inanamazsınız? Birileri bir şekle sokmuş gidiyor dinimizi..Asıl olan şekil değil “mana”, bunu öğrenene kadar da din eğitimi ve öğretimi bizim ülkemizde geri kafalılık olarak görülmeye devam edecektir.

Önce şunu belirtmek istiyorum ki , büyük bir çoğunluğu Müslüman olan diyoruz yazarken, söylerken , bunun doğru olduğunu da biliyoruz.Fakat dinimizi ne kadar doğru öğretiyor,ne kadar öğreniyor, ne kadar doğru yaşıyoruz. Kitabımız Arapça …Bir kere, dinimizi dilimizle öğrenememenin sıkıntısını yaşıyor muyuz ? Yaşıyoruz.

Batıda din eğitim ve  öğretiminin  kilise ve havralarda yahut da okullarda bu dersler için hazırlanmış odalarda verildiğini biliyoruz. Bizde spor odasından resim atölyesine kadar her özel çalışma için özel yer düşünülürken, din dersi uygulama sınıf veya odalarını düşünmek neden yobazlık oluyor? Neden buna karşı çıkılıyor? Asıl öğrenilmeyenden korkulur?Asıl bilinmeyenden korkulur? O sınıflarda , Müslüman, Alevi, Hristiyan, Musevi artık kaç ana grupta toplanırsa toplansın dinini işin ehli öğretmenlerden öğrensin. Adı ne olursa olsun , hepsinde Allah “Bir” Din eğitiminin eksikliğini giderek daha da hissedeceğiz daha durun daha..Hele bir toplum öfke nöbetlerine girmeye başlasın..Batıda da her ne kadar adı hristiyan olsa da din eğitimi eksikliğini yaşanan sapkınlıklardan , aykırılıklardan görebiliyoruz.Oralarda öfke kontrolleri için psikoloğa gidilmeye çok uzun yıllar önce başlandı bile.Sıra buralara da gelecek..Beyni boş, yüreği boş insanın öfkelenmek için bir çok sebebi vardır.Göreceksiniz, bunlar yaşanmaya devam ettiği sürece bizde de öfke kontrol edemeyen insanların sayısı hızla artacak.

 Onlar , din eğitimini okullarda verebiliyor, adı batılı oluyor da biz de din eğitimi verilmesi neden geri kafalılık oluyor? Onlar ellerindeki İncilleri insanlarımıza sevgi çağrısı olarak dağıtabiliyorlar da, neden bizim insanlarımız Kur"an Kerim"i sadece evlerinin duvarına asılı bir aksesuar olarak görüyor.Bilmedikleri dualara amin diyerek , okunan ayetlerde olur olmaz yerde ağlayarak din yaşanmaz..Din, anlayarak yaşanır.Umarım ne demek istediğimi anlarsınız..

Önceki ve Sonraki Yazılar