• BIST 74.462
  • Altın 132,735
  • Dolar 3,5172
  • Euro 3,7848
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -8 °C
  • Konya -3 °C
  • İzmir 3 °C
  • Lefkoşa 11 °C

DİKKAT GÜLDÜRÜCÜDÜR!

Gürhan GÜRSES

DİKKAT GÜLDÜRÜCÜDÜR!

            Kredi kartı mağdurları o kadar fazlalaşmış ki ülkemde, simitçiler dahi seyyar tablalarının kirli camlarına şu ifadeleri yazmaktan imtina etmemişler: Mekân, bir simitçi tablası. Kahraman, Simitçi Amca. Verilmek istenen mesaj. “Kredi kartı geçerli değil.”

Bana kaç tane kredi kartın olduğunu söyle sana nasıl biri olduğunu söyleyeyim. Yahut kredi kartın çok dediler kızı vermediler gibi modernize edilmiş bir arabesk havası katabiliriz bu yazıya… Hamburgerli lahmacun gibi…
            Şu Kurtlar Vadisi Sendromu öylesine acayip ve kitlesel bir hal almış ki herkes kendisini bu filmin içinden kaçmış biri gibi görüyor ve öyle yaşıyor. O hayatın kaçta kaçı yaşadığımız hayatı anlatıyor ve kaçta kaçı bizim hayatımız? Köy evlerimizden bir köy evi. Avcılar yedi tane kurdu öldürüp derisini yüzüp köy evinin duvarına asmışlar. Marifet iltifata tabidir ama bu halt etmekten öte bir şey değildir. Toplu olarak poz vermişler kurt postlarının önünde; çoluk çocuk hem de… Sonra duvarın üzerine: “Burası Kurtlar Vadisi” diye yazmışlar. Buradan çıkış yok gibi… Yani anlayacağınız bir dizi film efsanesi daha toplumun en ücra noktalarında hayat bulmuş ve bir vampir gibi toplumun kanını içe içe büyümektedir.

            Bir evlilik davetiyesi ilişti internette gözüme. Amma da ilginçti! Bakın, ülkem insanı ne kadar da zehir bir zekâya sahip.
“Evleniyoruz biz

Falan İle Filan
Sabah 1 tablet sevgi
Öğlen bir ölçek saygı
Akşam 1 draje romantizm,
Almayı düşündük.
Kararımızı hayata katmak üzere
İlk günümüzde sizleri de
Aramızda görmek istiyoruz”
Sonra tablet açılmış bir haldedir. Tabletin üzerinde “Evleniyoruz biz” ibaresi slogan olarak yer almaktadır. Bu kadar incelik ve güzellik başka hangi millette mevcuttur! İlaç zehirdir aynı zamanda. Acaba bir ironi mi var bu işe! “Evlen, iç zehri” misali.

            Pide salonları çokça ülkemde. Her yerde karşımıza çıkmaktadır. Ama nöbetçi olanını ilk defa gördük ve ilk defa şahit olduk. Kapalı bir pide salonunun camında asılı olan “Nöbetçi Pideci” ibaresi güldürücü bir etkiye sahiptir. Olmaya ki gece yarısı pide krizine giren bir vatandaş, hemen koşup alıversin bir pideyi.
            “Bugün FALAN Pide Salonu ve FİLAN Pide Salonu nöbetçidir.”

            Bazen de anlamaktan aciz kaldığınız apartman isimleri karşılar sizi şaşkınlığınızla beraber: “Adı Var,
İsmi Yok Apartmanı” İyi ki postacı değilsiniz!

 “Ara ki Bulasın Apartmanı” nerede?

“Hoş Geldin Gülüm Apartmanı” hoş bulduk gülüm hoş bulduk şeklinde girebilirsiniz apartmana.

Ya da “Yürü Ense Tıraşını Görelim Dubleksi” niye ki! Yeni tıraş oldum diyebilirsiniz çakmadan vaziyeti.

Veya “Bana Trip Yapma Tripleksi” kulağa hoş geliyor değil mi? Terliksi havya gibi oldu ya!

            İsim çok yeter ki siz apartman gösterin canım.
            Herkesin var bir odası. Olmaz mı bizim odacıların odası. Bir de turunçtan bir ibare düşersin tarihe. Oldu sana işte geyik muhabbeti. Bir odacı odasının üstündeki tabeladan:
“Odacı odası” Buradan yakın lütfen!
            Son bir başlığımızda arabalarla ilgili. Yol esprisi. Yol tosunlarının duvarı olan araba arkası yazılardan: “Hatalıysam çaldırt, kapat. Ben seni ararım.” Olur, canım ben trafik polisiyim. Hemen çaldırtıp kapatıyorum, lütfen ara beni.
            Dikkat güldürücüdür yazımızın sonuna geldik. Gülmediyseniz siz bu ülkede yaşamıyorsunuz demektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Gazete Turka | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim
google-site-verification: google44c00eb769fa0b43.html