1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. DEPREMLER KADERİMİZ İSE..
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

DEPREMLER KADERİMİZ İSE..

A+A-

Gecenin yarısında TV seyrediyordum.
Aniden oturduğum lojman, zangır zangır titremeye başladı.
Pencereye gözüm kaydı, büyük bir alev topu denizden fışkırıyordu..
20 saniyelik sarsıntıdan biraz sonra daha şiddetle sallandı..
O 45 saniyelik zaman içinde kıyamet kopuyor sandım.
İşte bu, 17 Ağustos 1999 Marmara depremiydi.
Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanıydım.
Kendimi toparlayıp durum değerlendirmesi yaptım.
Hemen Avcılar ayakkabı fabrikası yangını için yola çıktım.
Büyük Marmara Depremi 17 Ağustos 1999 Salı günü 03:02’de Kocaeli Gölcük merkezli 7,5 Mega watt büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti.
Resmi açıklamalara göre 18.373 ölü ve 48.901 yaralı vardı.
Resmi olmayan bilgiler ise 50.000 ölü, 100.000 yaralı ve 133 bin evin çöktüğü ve 600 bin kişinin evsiz kaldığını  söylüyordu.
Yaklaşık 16 milyon insanı olumsuz etkileyen bu deprem, büyüklük, ölü sayısı, etkilediği alan genişliği ve maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden birisiydi.

BU KADAR ÖLÜ VE HASAR NEDEN OLMUŞTU?
Depremde bu kadar çok insan neden ölmüştü?.
Japonya ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde bu oranlar neden düşüktü?
Araştırma sonuçları bu sorular için tokat gibi cevaplardı..
Deprem bölgesinde yapılan inceleme ve araştırmalar çok ilginçti.
Hatalar sıradan hata olmanın ötesinde, adeta cinayete davet gibiydi.
Başta kolonlar arasına yerleştirilecek beton perde ya da kolonlar yoktu.  Bunlar estetik ya da mekan kazanma amaclarıyla kaldırılmıştı..
Üst katlara sonradan çıkma ve fazladan katlar eklenmişti.
Deniz kumundaki tuzlar çelik donatımını paslandırıp çeliğin betondan sıyrılmasına ve binaların çözülmelerine neden olmuştu.
Hepsi bu kadar mı?
Tabii ki devamı hayli uzundu..
Ama sistem bundan ibaretti ve bir suçlu aranıyordu.

SUÇLU ARANIYOR
Aslında öncelikle sistemdeki boşlukların düzeltilmesi gerekiyordu.
Ama en kolay yol seçilmiş ve suçlu bulunmuştu, müteahhitler..
Ancak müteahhitlere açılan 2.000 üzerinde dava sonuçsuz kalmıştı.
Zira 1800’e yakını da hukuki boşluklardan yararlanmıştı.
Bunlardan çoğu cezasız ya da hafif cezalarla sıyrılmışlardı .
Böylece hayatını kaybeden insanlar, öldükleriyle kalmıştı...

DEĞERLENDİRME
Depremlerin sık yaşandığı bir coğrafyada yaşıyoruz. 
Ama önlem alma konusunda da maalesef yeterli değiliz.
Bedelini çok ağır bir şekilde günahsız insanlara ödetiyoruz...
Bu yüzden yeni depremlere yeni kurbanlar vermeye devam ediyoruz..
Aslında herkese büyük görevler düşüyor, önlemler konusunda..
Devletimize, sivil toplum kuruluşlarına ve hepimize..
Zira sürekli sallanıyoruz..
İnsanı öldüren depremler değil, alınmayan önlemlerdir.
Bu artık her kesin kabul ettiği acı bir gerçektir.
Umarız bir daha böylesi felaketler hiç olmasın.
Ama olacaksa da biz buna hazırlıklı olalım..
İyi haftalar temennisiyle...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.