1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. Depremde Ölmek Bir Kader midir?
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Depremde Ölmek Bir Kader midir?

A+A-

Çocukluğumda İnegöl’deki evimize okuldan yeni döndüğümde aniden duyduğum çıngırak gibi bir sesten hemen sonra ilk depremle tanışmıştım. Evde kimse yoktu, tam panik yapacaktım ama köyden amcamın bize geldiğini görünce rahatladım. Nedense depremle zaman zaman karşılaştık. Geçen asrın sonlarında büyük depremleri yaşamak ve müdahaleler de bulunmak kaderim oldu... Ankara İtfaiye Müdürü iken 1995 Dinar Depremiyle başlayan ve İstanbul İtfaiye Daire Başkanlığım sırasında 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım Depremleriyle devam eden bir serüven.. Oturduğumuz arzın depreme en hassas bir bölge olduğunu hiç aklımdan çıkarmamaya çalıştım ama insan oğlu bu, ne kadar da unutkan oluyor.. Deprem sonrası yapılan binalardaik yapı stoklarında biraz dikkat gösterildiyse de aradan iki sene geçmedi ki gene eski tas eski hamam devam.. bunu nereden anlıyoruz? Son depremlerde yıkılan binalardan, tabii.. Van depreminde son bilanço Van’da 23 Ekim 13:41'de merkez üssü Tabanlı ilçesi olan 7.2 şiddetinde büyük bir deprem ve ardından en şiddetlileri 5,7 olan 300 kadar artçı sarsıntı meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Enstitüsü Deprem Araştırma Enstitüsü’nden yapılan açıklamaya göre depremin merkez üssü Van'ın Tabanlı köyü. Yerin yaklaşık 5 kilometre derinliğinde meydana gelen ve 25 saniye süren deprem Diyarbakır, Batman, Şırnak, Muş, Erzurum, Bingöl, Bitlis, Siirt, Mardin ile Irak'ın kuzeyindeki Duhok ve çevre yerleşim birimlerinde de hissedildi. Bu depremde ölenlerin sayısı 600 sınırına geldi.,

GELEN DESTEKLER VE ORGANİZASYON LABİRENTİ Van depremine yurt içinden ve Kazakistan, Azerbaycan, Rusya, Mısır, Bulgaristan ve Ukrayna gibi uzak yakın birçok ülkeden arama kurtarma ekipleri ve malzeme desteği geldi.. Ancak bu yardım malzemelerinin ihtiyaç sahiplerine dağıtımı konusunda başarılı olduğumuzu söylemek doğru olmaz. Kimin, nerede, nasıl, ne kadar ve ne maksatlarla çalışacakları ile ilgili olarak organizasyonların en kısa sürede yapılabilmesi, depremin en az zararla atlatılması için en akılcı yoldur. Kamyon ya da TIR’ların üstünden çadır ve yiyeceklerin halka tavuklara atılır gibi dağıtılması hiç te yakışık almadı. Üstüne üstlük bazılarının gelen çadırları afetzedelere para ile sattığı iddiaları tüyler ürpertici..

BİZE DÜŞEN GÖREVLER Vatandaş olarak bizlerin de deprem öncesinde acil ihtiyaçların bulundurulduğu bir deprem çantası hazırlamak, aile fertlerinin deprem sonrası buluşacakları mekânı belirlemek, evin temellerini, binamızın yapısını hatta çatıdaki kiremitleri kontrol edip, güçlendirmek, Mobilyaların deprem sırasında devrilmemesi için metal parçalarla duvara sabitlenmek..Deprem sırasında soğukkanlı olmak ve güvenli bir yer bularak saklanmak. Binada isek sarsıntı bittikten sonra asansör kullanmadan en kısa sürede binayı terk etmek. Eğer dışarıda isek binalardan, köprülerden, tünellerden, direklerden uzakta açık bir alana gitmek. Depremi hissettiğimiz anda açık bulunan ısı kaynaklarını hemen kapatmak.. Eğer yangın çıkmışsa soğukkanlıca yangını söndürmek. Zorunlu eşya ve kimlik kartıyla birlikte ailemiz ile buluşma yerine gitmek.

SONUÇ Depremin olup olmaması Cenab-ı hakkın taktir-i ilahisidir. Ateistler buna doğanın dengesi demiş olsa da sonuç değişmez ki.. Bize düşen, gereken önlemleri almaktır. Çünkü yapılan bilimsel araştırmalara göre depremin kendisinden çok, insan unsuru tarafından gerek binaların uygun yerlerde ve malzemelerle yapılmaması ve gerekse deprem sırasında başta panik olmak üzere yapılan yanlışlıklar can ve mal kaybına daha fazla yol açmaktadır. Zaten herkes üstüne düşeni yapmış olsa sorun kalır mı ? İyi haftalar..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.