1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. DEMOKRASİ OYUNU VE TEMSİL
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRASİ OYUNU VE TEMSİL

A+A-

                DEMOKRASİ OYUNU VE TEMSİL

 

               Yazar Altan TAN ile oldum olası hiçbir surette fikri balans hizalamasını yakaladığım bir zaman sürecim olamamıştır. Bu sefer ise körün taşıyla vurulan kuşun akıbetine uğradım ve ta his merkezimden, yani tam kalbimden vuruldum. Sayın Altan TAN öylesine isabetli bir değerlendirme yapmış ki, bu yazıyı hangi tarihte yazmışım diye düşünüp neredeyse sahiplenmeyi düşündüm. Eğer yazının orta yerlerindeki demokrasi adına acilen yapılması gerekli eylemlerin 1. maddesi es geçilse ve yazının sonundaki yazar adı derç edilmemiş olsaydı, yazıyı bir zamanlar yazmış olduğum bir yazı diye sahiplenmem işten bile değildi. Bu yazı kelimesi kelimesine benim kalemimden dökülmüş gibiydi. Bu yakınlaşmanın hatırına, Sayın Altan ağabeyi bundan böyle kendime hep daha yakın hissetmek için gayret sarf edeceğim ve onu daha fazla anlamaya çalışacağım.

Sayın Altan TAN ağabeyimin bu makalesini beraberce yeniden bir daha okumaya ne dersiniz? Haydi öyleyse…

               “Türkiye’de yaklaşık 200 yıldır hak, hukuk, adale ve hürriyet tartışmaları yapılıyor.3.Selim’den bu yana Senedi İttifak, Tanzimat Fermanı, 1.Meşrutiyet, 2.Meşrutiyet ve sonrasında Cumhuriyet dönemi boyunca Türkiye bir türlü istediği zemine oturamıyor. Belki de ne aradığını bilmiyor veya çözümü doğru bir yerde ve doğru bir zeminde aramıyor. Başlı başına çok uzun ve ayrıntılarla dolu bir tartışma. Prens Sabahaddin’den, Said Halim Paşa’dan bu yana süren bir serencam.

Peki!

Gerçek demokrasi nedir?

Bunun standartları, normları nelerdir?

Tek bir modelimi var, yoksa ülkeden ülkeye; bölgeden bölgeye değişir mi?

Türkiye’de uygulanabilir mi?

Şartlar müsait mi?

Her şeye rağmen uygulanabilirse bile hakikaten dertlere derman olur mu?

Akla takılan bir sürü soru var.

Said Halim Paşa daha 2. Meşrutiyet yıllarında İngiltere gibi Lordlar ve Avam Kamarası’ndan oluşan ikili bir meclisi tartışmaya açmıştı.

Bunları bir yana bırakalım.

Böyle alel usül  konuşulacak mevzular değil.

Doğru düzgün bir zamanda akıllı uslu cevaplar vermek lazım.

Benim esas değinmek istediğim bu günkü durum.

AK Parti iktidarı döneminde de bu curcuna devam ediyor.

Bazı yandaş ve Candaş medyaya bakarsanız Türkiye’de halktan yana gerçek demokratlarla, demokrasi karşıtı ve dolayısıyla da halk düşmanı güçlerin kavgası, kavgasından da öte savaşı yaşanıyor.

İşin aslı ise başka türlü.En kestirme ifadesi ile bir iktidar mücadelesi var ve herkes oyunu inandığı  ilkeler üzerine değil, kendi ikbali üzerine kuruyor.

Anlayacağınız herkes kendine Müslüman!

Bu konuyla ilgili çok şey söylemek, onlarca yüzlerce delil göstermek mümkün.

Yüzlerce misale gerek yok.

Tek bir örnek üzerinde durmak istiyorum.

Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az!

Bana göre bugün Türkiye’nin en acil demokrasi sorunu Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu.

Öyle bir sistem var ki tüm partilerin ve tüm liderlerin hesabına geliyor.

Ankara’da oturanlar 550 milletvekili adayını yazıp, seçim kuruluna gönderiyor.

Kim liderin çantasını taşır ve ona daha yakın olursa öne geçiyor.

Halk noter misali önüne konan seçim pusulasını mühürleyip sandığa atıyor.

Milletvekillerinin sistem gereği halkla bir işleri yok.

Halk beğensin beğenmesin umurlarında değil.

Velinimetleri liderler onları beğensin yeter.

Al gülüm ver gülüm;al takke ver külah liderler onları, onlar liderleri seçiyor; yuvarlanıp gidiyorlar.

Bu abuk sabuk sistem değişmeden, Ankara’ya halkın gerçek temsilcisi kişiler gitmeden bu düzen değişmez.

Halkın oyuyla gelmeyen adam halka kulak vermez.

Liderin ağzına bakan adam konuşamaz!

Konuşamayan adam  ise hiçbir sorunu çözemez.

Önceki ve Sonraki Yazılar