1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. DEMOKRASİ DİKTATÖRYASI
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRASİ DİKTATÖRYASI

A+A-

AKP İktidarının henüz ilk günleriydi. İlk rahatsızlığı duyulan objenin; meclis koridorlarındaki üniformalı ATATÜRK resimlerinin olması, aslında  çok  güzel şeylerin olacağının o günlerden habercisiydi(!) Velinimet demokrasi kaftanı, çok aşikar hale bile gelmiş niyetlerin okunmasının önündeki koruyucu kalkan olarak müstakbel güzelliklerin müjdecisi gibiydi o günlerde..

                Henüz cicim günlerindeki iktidarın ikinci rahatsızlığı ise, TBMM"de nöbet tutan askerlerin nöbet değişimleri sırasındaki uygun adımlarla yaptığı nizami yürüyüşlerine ve  ihtişamlı  görüntülerine olmuştu.Türk askerlerinin yürürken postallarının zeminle buluştuğunda çıkardığı haşmet ve görüntü öylesine büyüktür ki, maşuk yürekler gururla izlerken ruhlarına bayram yaptırtırlar. Ne var ki, dünyanın hiçbir ordusunda görülmeyecek bu coşkudan nasibi olmayanlar, şimdilerde takip eden bir diğer açılım  icraatları olarak ta,   Mehmetleri kulübelerine yollayacaklar ve bu merasim bölüğünün görevini polislere emanet etmiş olacaklardır. Hay hay…. Velinimet demokrasimiz öyle emretmiştir, demokrasi düzenleyicisi Avrupalı bilmişlerimiz böyle uygun görmüşlerdir.

               Milli hassasiyet sahibi olan ve Türküm diyebilen herkesin göğsünü kabartan askerlerimizin görüntü ve sesleri her nedendir bilinmez, Türkiye"nin yeni iktidarının pek hoşuna gitmemişti.İktidar mensuplarından birisi çıkıyor; ATATÜRK"ün o üniformalı resimlerinin meclise yakışmadığını söylemekteydi. Yine iktidarın bir başka  mensubu ise, benzer bir yaklaşımla; askerlerin nöbet değişimleri sırasındaki tören ve hareketlerinden rahatsız olduklarını ifade eden söylemlerde bulunuyordu. 

               Sabırla ve şaşmadan yapılan sivilleşme düsturunun bir neticesi olarak, nihayet gaye hasıl olmuştur. Bundan böyle mecliste Türk askeri nöbet tutmayacakmış.Bunun yerine daha demokratik sayılan polisimiz görev başında olacakmış. Evet hakikaten beyan edildiği üzere her geçen gün güzel şeyler olmaya devam ediyor. Çok ince demokrasi hamleleriyle dalga dalga Türk Ordusu kışlasına gönderiliyor ve göz önünden uzaklaştırılıyor.İşte böylelikle de, sözü verildiği üzere bu ülkede çok güzel şeyler olmaktadır.  

               Bu ülkede tüm millet severler,  tüm vatanseverler, aydınlar, Atatürkçüler, Türkiye"nin istikbâlindeki istibdadı ve karanlığı yok etme azmindeki yazarlar, çizerle, gazeteciler ve akademisyenler ve dahi tertemiz kalpli yüksek rütbeli askerlerimiz teker teker hapislere atılmaktadır. Bütün bu amellerin öncesinde  “Güzel şeyler olacaktır bu ülkede” diyenlerin niyetleri ise maalesef demokrasi kaftanı ile kollanmaktadır.

               Cumhuriyet tarihimizin hiçbir döneminde, cumhuriyetimizin banisi M. Kemal ATATÜRK" e  ve Türk Ordusuna bu kadar önyargı ile ve bu denli gönül coşkusu ile bir yıprandırma harekatı yapılmamıştır. AB uyum yasalarının ve  Avrupa şehirlerinin adları ile maruf sayısız sözde demokrasi kriterleri ile bu ülkede; bir zımni lider diktatöryası, üstelik demokrasi marifeti ile  vücuda getirilmek istenilmektedir. 

               Önceleri Kürt açılımı, sonra demokratik açılım ve daha sonraları ise milli birlik projesi takiyyeliği ile ortaya saçılan hezeyan tefekkürleri, bir bir fiil haletine dönüştürülmüştür. Avrupa"dan peydahlanılan bu velinimet demokrasimizin uyum yasaları ve kriterleri çerçevesinde önce alt kimlik-üst kimlik tartışmaları siyasal gündemimize havale edilmiştir.

                Evet, şimdi tüm bu menfi muamelelere muhatap kalmış milletimizin boş vermişlik ihmalliğini yeniden gözden geçirmesinin zamanı gelmiştir. Ufukta yeniden göz kırpan seçim şansıyla bu karanlık dönemin sonlandırılması mecburiyeti vardır. Zira ölüm uykusuna yatmış milletlerin tarihleri yoktur.Unutmamalıyız ki, Ölüm uykusuna yatmış milletlerin tarihleri yoktur. Olsa olsa efsanevi zorbaların veya mitolojik kahramanların büyüleyici çehrelerinin cirit attığı kâbusları veya rüyaları vardır. Yeniden bir siyasal uyku nöbetine girmiş Anadolu insanının, irkilerek kendisine gelme vaktidir bugün. Aksi halde emperyalist güçlerin uydu androidleri, türlü kılıklara tebdil edilmiş olarak, siyasal irademiz üzerinde öğütlü görevlerini ifa için hiç olmadığı kadar isteklilerdir bugün. Hoşça kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar