1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. DEĞERLERİN TAKASI
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

DEĞERLERİN TAKASI

A+A-

DEĞERLERİN TAKASI

 

               İnançlarımızın, değerlerimizin, ruhlarımızın ve masum duygularımızın derinliklerinde taşıdığımız ve bir zamk tutanaklığı ile çağlar boyu onurla koruduğumuz zengin tarihsel kıymetlerimizi, kısa vadeli menfaatler ve hesabı yapılan sinsi planların hedefe ulaşması için, siyaset kantarında takas etmeye mecbur edildiğimiz günleri yaşamaktayız.

 

               Siyasi mazimizin çok uzak olmayan periyotlarında zor dönemler geçirdik milletçe. Zaman geldi bir kısmımız sağcı olduk, diğer yarımız solcu. Bir kısım nesil; ülkemizi komünizme karşı savunma refleksi ile Moskova"ya kafa tuttu, uykusuz geceler geçirdiler ve çile cenderelerinde geçen yaşam serüvenlerini ömür yazgısı olarak kabul ettiler. Diğer bölüm bir jenerasyon ise; onurlu yaşam, eşit, adil ve hakça bölüşüm tarifleriyle sosyalist ideolojinin bu topraklarda hâkimiyeti için darağaçlarını göze aldılar.

 

               Yine inanç ve iddia sahibi öyle nesiller gördük ki; Turan ülküsü peşinde çileli günlere, karanlık hücrelere ve idam sehpalarına halaya katılış gururuyla yürüdüler. Bu ülkenin nice dağ eteklerine yazılmış, her fikir ve düşüncelerin mahsulü, nice ifadelerin serpiştirildiğini gördük. Zaferin ancak İslam ile gelebileceğini haykıran, “Kanımız aksa da zafer İslam"ın” sloganlarını seslendiren ve en sonunda da, savundukları ideolojilerinden yargılanıp soğuk hücrelerde güneşin sıcaklığına hasret bir kuşağın siyasi serüvenlerine şahit olduk.

 

               Ancak sayılan bu kesimlerin hiçbir cenahında; Devletin üniter yapısına, birliğine, beraberliğine, bağımsız yapısına ve Cumhuriyet"in kuruluş felsefesine tezat bir ayrışım, bölücülük ve öz değerlerden sapma olmamıştır. Bu milletin suçlu bulunan her evladı, darağacında son sözleri sorulan her ölüm mahkûmu bile, “Yaşasın bağımsız Türkiye, kahrolsun emperyalizm” veya “Yaşasın Bağımsız Türkiye, kahrolsun faşizm” slogan ve inancıyla gözlerini yummuşlardır.       

 

               İdeolojik ayrılığı yaşamakta olan her kesimin ortak paydasında bile; vatanın varlığı, ülkenin bölünmez bütünlüğü esas alınmıştır. Her ayrı kesim; en azından bağımsızlığımızın derin simgesi olan bayrağımızın sevgi ateşinde buluşabilmişlerdir. Seksen yılı aşmış uzunca Cumhuriyet tarihimizde, hiçbir etnik ayrım ve ırki kavgamız olmamıştır. Türk ile Kürt, Laz ile Gürcü, Abaza ile Boşnak ve bilmem hangi tebaadan olan ile diğer zümre halkları; biri birilerinin fikri yoldaşları, sırdaşları, hısımları, akrabaları, kankaları ve siyaset arkadaşları olmaları yadırganmayacak gerçeklerimiz olmuştur.

 

               Bize ne oldu da, bu paha biçilmez altın değerlerimizi son yedi yıl içerisinde yitirme sürecine girdik. Bizler üç yüzyıl boyunca Selçuklular döneminde bir ve beraber olduk ve değerlerimizi satmadık ve takas etmedik. Altı yüzyıl süren Osmanlı döneminde, kıymetlerimizi kaybetmedik ve hiçbir plan ve açılıma konu ederek heba ve takas etmedik. Cumhuriyet"imizin 2000 yılına kadar olan geçmişinde, Türkiye"nin temel dinamiklerine kast manasına gelebilecek ayrışmış, öteleşmiş, farklılaşmış, bölünmüş ve başkalaşmış fikirlere Anadolu"nun hiç bir köşe ve bölgesinde rastlanmamıştır.

 

               Bize ne oldu da; AB ve ABD" nin politik dayatmalarıyla yeşeren bölücülük hareketleriyle birlikte; vatanseverliğimiz, milletseverliğimiz, bayrak severliğimiz ve ruhlarımızın derinlerinde muhafaza ettiğimiz müspet değerlerimiz tartışılır hale getirilmiştir. Bize ne oldu da; özgürlük, demokratikleşme ve açılım söylemleriyle maskelenmiş meçhul emeller ile bin yıllık değerlerimiz aynı kefeye konularak, siyasi olarak bir takas tezgâhında sorguya alınmıştır. Söyleyin bize, sizce ne olmuştur dostlarım?       

Önceki ve Sonraki Yazılar