1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Davutoğlu muhalefetin vaatlerini eleştirdi
Davutoğlu muhalefetin vaatlerini eleştirdi

Davutoğlu muhalefetin vaatlerini eleştirdi

Davutoğlu, TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada muhalefetin vaatlerini eleştirdi.

A+A-

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle;

 

Biz 8 aylık seçim ekonomisi vaat etmeyeceğiz. Biz 8 yıllık vaatlerde bulunacağız. Bütçeye ek yükler getirmeyeceğiz. Ben bunu sürekli söyledim.

 

Size bir taahhüt olarak söylüyorum. İnşallah 7 Haziran'dan sonra reformlara yoğunlaşacağımız bir dönem olacak. İş dünyası ile istişareye önem vermeye devam edeceğiz.

 

Milli Hasılamızı 800 milyar doların üzerine çıkardık. O yüzden dikkat etmeliyiz. Verilen popülist vaatler ülkeyi zamanında krizlere getirdi. Her ne olursa olsun istikrarımızı koruyup ülkemizi 7 Haziran sonrasına hazırlayacağız. 

 

Bizim hiçbir tuzağa düşmemizin en önemli göstergesi bütçe açığıdır. Yüzde 1.4, yüzde 0,4 düşmüştür bütçe açığı. 2017'de inşallah Türkiye bütçe fazlası veren bir ülke olacak.

 

Merkez Bankası rezervleri 20 milyar dolarlardan 120 milyar doları aşan seviyelere ulaştı. İş tüm bunlar Türkiye ekonomisinin makro çizgilerini belirliyor.

 

Cari açık 67 milyar dolardan 45 milyar dolarlara geriledi. Bütün bunlar Türk ekonomisinin risklere ve krizlere karşı olan dayanıklılığını gösteriyor.

 

Her ne olursa olsun Türk ekonomisinin yapısı Ağrı Dağı gibi sağlamdır.

 

Türkiye'de üretim yapan herkes hükümetimizi arkasında görecek. 

 

İşyeri sayısı 727 binden 1 milyon 600 bine çıkmış durumda. İhracatımız 36 milyar dolardan 158 milyar dolara çıktı. Türk girişimcisi 193 ülkeye ihracat yapıyor.

 

11 Mayıs'ta inşallah Gümrük Birliğini güncellemek üzere mutabakat zaptı imzalanacak. Trans Atlantik Yatırım projesini Avrupa Birliği ile nasıl yürüteceğimizi planlayacağız.

 

67 organize sanayisi varken biz 90 tane daha organize sanayi bölgesi inşa ettik. Toplamda 157 tane sanayi bölgemiz oldu. Sadece geçen yıl 1.4 milyon kişiye istihdam sağladık.

 

Son 12 yıl içinde büyük kazanımlar elde ettik. İnşallah 7 hazirandan sonra 2. atılımı gerçekleştireceğiz. Bize ''2002'de hasta adam pozisyonunda bu ekonomiyi nasıl bu hale getirdiğiniz'' diye sorduklarında biz hep ''İnsan cevheri'' diye bahsettik.

 

Sosyal Politikalar bağlamında da devrim mahiyetinde adımlar attık. Bütçedeki en büyük paylar eğitim ve sağlığa ait.

 

Yaşam beklentisi 72'den 77'ye yükseldi.

 

120 yeni üniversite kurduk. Okullaşma oranını yüzde 38'lerden yüzde 90'lara çıkardık.

 

Ekonomik kalkınmamızın temelinde eğitim yatırımları olacak.

 

Özellikle ulaştırmada 18 bin km duble yol yapık. Edirne'den Habur'a kadar bütün hattı otoyollarla bağlayacak projeyi kapsama aldık. YHT hatlarını yaygınlaştırıyoruz. Bu hatları 3 bin 500 km daha da geliştireceğiz.

 

İstanbul havalimanında 25 Nisan'da tarihi bir an yaşandı. Bin 168 uçak indi. Kalkınan bir ekonominin en büyük göstergelerinden biridir. Onun için 150 milyon yolcu kapasiteli 3. Havalimanını inşa ediyoruz. İstanbul'u dünya ekonomisinin merkezlerinden biri haline getirmeye çalışıyoruz.

 

2 santralle nükleer enerjiye giriyoruz. İnşallah 3. santralimizi de devreye sokacağız. Beni derinden yaralayan husus ROKETSAN'ın kapatılması olmuştu. Aynı ROKETSAN şimdi dünya savunma sanayi ile rekabet halinde.

 

Seçimlere giderken herkesin sahip çıkması gereken husus demokrasidir. O yüzden tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum. Hangi partiye oy verirseniz verin ama sandığa gidip iradenizi gösterin.

 

Demokrasimizi koruyacak olan temel doküman Yeni Anayasa'dır. Biz buradan ilan ediyoruz İnşallah 7 Haziran seçimleri sonrasında yeni ve insan odaklı bir Anayasa'yı kaleme alacağız. Tüm siyasi partileri ve aydınları bu sürece katılmaya davet ediyorum.

 

Hiçbir siyasi sisteme ön yargı ile bakmamak lazım. Parlamenter sistem de, Başkanlık sistemi de demokrasileri yaşatır. O yüzden yeni dönemde Başkanlık sistemini tartışmaya hazır olmalıyız.

 

Herkes yaptığı eylemeler nedeniyle hesap verebilir konumdadır.

 

Seçimlere giderken en büyük tuzak seçim ekonomisidir. Biz her zaman bundan uzak durduk. Muhalefet partileri de gerçekleşmeyecek vaatler ile halkın önüne çıkmasın. Halkı kısa vadede kandırabilirsiniz ama uzun vadede asla kandıramazsınız.

 

Asgari ücret konusunda ana muhalefet partisi başkanımız bin 500 TL diyor. Asgari ücret fermanla genelge ile verilen bir şey değil. Asgari ücret bir komite tarafından kararlaştırılıyor. İşveren ile işçimizin optimum bir seviyede anlaşmasıdır önemli olan. Böyle bir şey sağlanmazsa sonunda işyerleri kapanır. Kayıt dışı istihdam artar. Bu tür irrasyonel politikaları iş adamları anlatsın bugün. Anlatın ki birileri de çıkıp Türkiye'nin geleceğini tehlikeye düşürecek akıl dışı irrasyonel vaatlerde bulunmasın. Asgari ücrette plansız adım atılırsa rekabet gücünüz azalır.

 

Bu çerçevede 90'lı yıllarda yaşadıklarımızı tekrardan hatırlamanızı isterim. O zaman da dünya ekonomisi büyürken Türkiye küçülüyordu. Neden o zamanda akıl dışı vaatlerde bulunuluyordu. Bugün bizim elde ettiğimiz başarının arkasında ise akla uygun vaatler ve istikrar yatıyor.

 

Muhalefet partilerine çağrımda şudur. Gelecekle ilgili vizyonlarınızı, 2023 vizyonlarınızı ortaya koyun. Bizim yeni Türkiye sözleşmemiz karşısına sizde kendi sözleşmenizi yazın koyun. Oturup konuşalım. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.