1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. DAM SÜTÜNDE SAKSAĞAN
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

DAM SÜTÜNDE SAKSAĞAN

A+A-

DAM SÜTÜNDE SAKSAĞAN

Eski CHP MYK üyesi Savcı Sayan, adından söz ettirebilmek ve Şamil Tayyar gibi bir siyasi kadere nail olabilmek için, elma ağacından kendisine layık en iri armutları devşirmek için kollarını sıvamış.

Şöyle yazmış Tweetinde: “Başbakan’a Suriye’nin iç işlerine karışma diyenler, Merkel’e iç işlerimize müdahale et mektubu yazıyorlar”

Mantık ihtilalinin yapıldığı bu cümle için ancak “dam üstünde saksağan” demek gerekir. Suriye için başbakana çıkışanların her bireri, Suriye’ye silah göndermeyin demektedir. Suriye’de çarpışacak dünyanın muhtelif bölgelerinden toplanan teröristleri kendi sınırlarımız içerisinde bulunan ve "Apaydın Kampı" olarak bilinen Hatay kampında Suriye’de savaşmak üzere eğitmeyiniz demektedir. Çünkü bu davranışların tamamı birinci dereceden Suriye’nin iç işlerine karışmak anlamındadır.

Yapılanların tamamı, Suriye’de ki zulme dikkat çekmek ve eleştirmek anlamına gelir. Bunun için dünyanın tüm etkili mahfillerine mektuplar göndermek bile, ancak insan hak ve hürriyetlerinin teminine katkı olurdu. Tüm bu müracaatlar asla bir ülkenin iç işlerine karışmak anlamına gelmeyecektir.

Efendim Merkel’e mektup yazılmış. Kendi gücünüzle bir zulmü, bir haksızlığı, insan haklarının çiğnenmesini durduramıyorsanız, evrensel hukukun müspet baskısını hissettirmek için Merkel’e de ve diğer tüm Avrupa liderlerine de mektup gönderebilirsiniz. Ne yani, bir haksızlığı ve bir hukuk aymazlığını gidermek için, Avrupa mahkemelerine üstelik resmi olarak şikâyette bulunamıyor musunuz? Roma’da Türk düşmanı Papa’nın heykelinin altında, Başbakan Tayip Erdoğan ile birlikte cumhurbaşkanı Abdullah Gül Avrupa Anayasası’nı imzalayarak böyle bir hakkı zaten 76 milyon insanımıza vermedi mi?

Savcı Sayan haklı olurdu. Şayet mektup yazanlar, “bize silah gönder” deselerdi. Şayet mektup yazanlar, “Almanya hudutları içinde bir kamp aç ve Türkiye’ye karşı savaşmak üzere terörist eğit” deselerdi, Savcı Sayan doğruyu söylemiş olurdu. Ve böylelikle bu mektupları gönderenler de, Merkel’e “gel iç işlerimize karış” demiş olurlardı. Şimdi Savcı Sayan’ın söylediklerinin ”dam üstünde saksağan” dan başka bir karşılığı yoktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar