1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. DAĞDAN TAŞTAN PARA KAZANIYORLAR
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

DAĞDAN TAŞTAN PARA KAZANIYORLAR

A+A-

 DAĞDAN TAŞTAN PARA KAZANIYORLAR

20 yıldır Mersin" de oturuyorum.Her deniz mevsiminde Mersin" de bulunan herkes gibi , kilometrelerce sahilimiz bulunmasına rağmen denizde girmek için Erdemli" den sonrasını tercih ediyoruz. Baş belası koli basil ve  kirlilik  yüzünden uzun yıllardır  uzun bir mesafe katederek denize girebiliyoruz. Silifke" ye kadar gittik , Erdemli Çamlığı, Kocahasanlı,Ayaş, Akkum, Yemişkum, Narlıkuyu, Susanoğlu Akyar  plajlarında , belediyeler tarafından giriş ücreti alınıyor, hemde kişi başına 4 lira.Yanlış okumadınız 4 lira..4 kişilik bir aile, yol parası da dahil olmak üzere , yemeğini evden hazırladığı halde neredeyse bir günü denizde geçirmek için git, gel en az 75,00 lira para harcamak durumunda.Ya daha kalabalık giderlerse , haleri duman ..Buna rağmen sahiller kum gibi insan kaynıyor.Fakat dedim ya, 20 yıldır Mersin" dew olmama rağmen ve oralara da 20 yıldır gitmeme rağmen ve giriş ücretli olmasına rağmen ne yazık ki alınan bu paraların karşılığında verilmekte olan bir hizmete rastlamadım.Giriş ücreti adı altında alınan bu paranın nerelerde kullanıldığını merak ediyorum ve cevap bekliyorum Giriş ücreti alınıyor, plajın girişi berbat..Tuvaletler iğrenç, sabun yok , ayna yok , kabinler yarı açık yarı kapalı..Tesisat sıfır..

Hele Akyar, adamlar dağdan taştan para kazanıyorlar.Yollar hala toprak , temizlik yok , tuvaletler sıfır, duşlar iğrenç..Bunun adına hizmet  vermek deniyorsa , veriyorlar doğrusu..

Anayasanın 43. maddesine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyılar, özel mülkiyete konu olamazlar. Doğasına uygun olarak, genellik, eşitlik ve serbestlik ilkeleri gereği herkesin ortak kullanımına açık bulunmalıdırlar

Bu anayasal gerekçe nedeniyle; sahil şeridlerinin, denizden ve güneşten yararlanmaya elverişli ve kıyı koşullarını taşıyan bir alanı izleyen, ayrıca, kişilerin sağlık,temiz hava ve dinlence gereksinimlerini karşılayacak toplumun yararlanmasına açık kimi tesislerin yapımına ve yeterli bir sahil yolu geçirilmesine olanak veren bir derinliği içermesi ve bu yerlerden yararlanmada önceliğin kamuya verilmesinin sağlanması gerekmektedir.

Bu nedenle; topografik olarak düzlük olan veya alçak kıyılarda (kumsallı kıyı), sahil şeridinin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak, kumsalın gerisine doğru en az 100 metre genişliğindeki bir alanı belirtmesi gerekmektedir. Yarlı veya yüksek kıyılarda ise sahil çizgisinden kara yönünde en az 50 metre sahil derinliğinin olması lazımdır18,01,1975 de yürürlüğe giren ve 27.11.1984'de 3086 sayılı Kıyı Kanununun kabulü ile yürürlükten kaldırılan 6785/1605 sayılı İmar Kanununun Ek 7 ve Ek 8 maddelerine ilişkin yönetmeliğin 1.07 maddesinde" kıyının 30 m.den dar olduğu yerlerde ülke nivelman ağına göre saptanmış sıfır kotlu doğal eşyükselti eğrisinden kara yönünde en az 30 m, içinde hiç bir yapı, yada duvar, çit, parmaklık» tel örgü, hendek» kazık vb. engeller yapılamaz" şeklinde belirtilmişti

Oysa1984'den bu yana kıyı ile ilgili çıkartılan yasa ve yönetmelikte bu cümleye yer verilmemiş, dik kıyılarda "dar kıyı” tanımı getirilerek, sahil şeridi derinliği denize,nehre ve göle sıfır mesafeden alınmaya başlanmış ve yapılar kıyıya yaklaştırılmıştır. Sahil şeridinin düzenlenmesinde bu konu da gündeme getirilmelidir.

Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde ve kıyı şeridinde bulunan ilimizin sahillerinde  kendi denizimize girebilmemiz  için para vermek bana ne kadar anlamsız geliyor, anlatamam size...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum