1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. ÇOCUKLARIMIZ BU RESMİN NERESİNDE
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

ÇOCUKLARIMIZ BU RESMİN NERESİNDE

A+A-

 

ÇOCUKLARIMIZ BU RESMİN NERESİNDE

Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü.

Kasım ayının 20" si “Dünya Çocuk Hakları Günü”

Dünya Çocuklarının İnsan Hakları Beyannamesi sayılan BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin kabul edildiği tarih olan 20 Kasım “Dünya Çocuk Hakları Günü”.
Türkiye'nin sözleşmeyi imzaladığı tarihten bugüne kadar sözleşme maddelerinin bir çoğunu hayata geçirdiğini söyleyebilir miyiz? 

Hasbelkader  belirlenmiş   böyle özel günlerde, çocuk için çocuklarımız için söylenen ve söylenmeye de devam edecek olan bir çok güzel söz duyduk, duymaya devam edeceğiz fakat gerçeğe dönüştüğü günleri ne bizler görürüz ne de torunlarımız..

Açıkçası halen "Atatürk' ü nasıl anlamalıyız" diye sorabilen bir kesim var. Anlamak ve kavramak kabiliyet işidir. Atatürk , bize aslında zaten bizim olan fakat  ne yazık ki yine bizim yeteneksiz idacilerimiz tarafından yok yere düşmana teslim edilirken ve yine çok acıdır ki binlerce vatan evladının canını kanını vererek  kurtarmak durumunda kaldığı vatanımızı yine bizlere emanet ederek çocuklarımıza , gençlerimize emanet ederek bu dünyadan göçüp gitmiştir.İşte vatanımız, işte topraklarımız ve işte gelinen son durum..Atatürk bize bir vatan bıraktı ,bir de idare..Adı : Demokrasi.. Cumhuriyet bu..Var mı ötesi..Hür bir ülke , her dinden her milletten insan var...

Çocuklarımız bu resmin neresinde?

İşsiz babalarının , anneleri dövdüğü, ayakkabısı delik, okul malzemeleri eksik, kalem silgi alamayan, onu bırakın okulda harçlığı olmadığı için aç kalan, soğuk odada ders çalışan , sokakta çalışan , dilendirilen, dövülen, hor görülen onlardır.

1950"li yıllarda onlara köprüaltı çocukları denirdi, sayıları hayli azdı..Bugün ise sorun teşkil edecek kadar hayli fazla..Sokakta yaşayan ve sokakta çalışmakta olan çocuklar, şiddet, fiziksel ve cinsel istismar, başkaları tarafından suç işlemeye zorlanmak, yanma-yaralanma, kronik-tehlikeli bulaşıcı hastalıklara yakalanma, bakımsızlık sonucu oluşan sendromlar, kaçırılma, öldürülme gibi tehlikelerle karşı karşıyalardır. Organ mafyası özellikle bu çocukları hedef alır.Nedeni belli..Arayanı yok soranı yoktur..

Kur'ân-ı Kerîm, anne ve babaların evlâtlarına karşı derin bir sevgi ve şefkat beslediklerini ifâde eder. Bu durum bazen, bir kısım âyetlerde "çocuk" kelimesi yerine "göz bebeği" mânâsına gelen "kurretu a'yun" kelimesi kullanılarak ifâde edilir. Furkân Sûresinde "Onlar ki: 'Ey Rabbimiz! Bize, zevcelerimizden ve nesillerimizden gözlerimizin bebeği olacak (sâlih insanlar) ihsan et, bizi takva sahiplerine rehber kıl' derler."
Âyette geçen "göz bebeği gibi kıymetli" vasfı mutlak bir vasıftır. Arzularımıza uygun, ideallerimizi gerçekleştirecek bir nesil böyle değerli bir nesil olabilir.

 Cumhuriyet ile yönetilen demokratik bir ülke olmayı başarabildiğimiz zaman zaten herkes Atatürk" ümüzü de , İslam dinimizi de anlayacak..Burada din konusunda herkes kendi inancın anlamakta serbesttir. Hangi din, hangi mezhep çocuklarının kötü olmasını, kötü yetişmesini ister ve kabul eder!!

Mersin Sokak Çocukları Derneği Başkanı Sabahat Aslan" dan bir davet aldık. “ Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla,19 Kasım 2009 tarihinde saat 12.30 da Derneğimizde Çocukların haklarını talep edecekleri etkinliğe katılımınızı rica ederiz.” Sokak Çocukları Derneği ve haklar…Çok manidar değil mi?   Bir toplum ancak bütün çocuklarının mutlu olduğu gün yarınlarına güvenle ve gülümseyerek bakabilir..Sizce mümkün gibi görünüyor mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.