1. YAZARLAR

  2. Gürhan GÜRSES

  3. CESARETİ OLAN OKUSUN
Gürhan GÜRSES

Gürhan GÜRSES

Yazarın Tüm Yazıları >

CESARETİ OLAN OKUSUN

A+A-

              CESARETİ OLAN OKUSUN

            Biraz ilginç biraz komik, biraz tuhaf, biraz muzır, biraz bu kadar da olur mu tarzı bir gönderi geldi bana… Ve bu gönderinin sağına soluna, içine dışına naçizane bizlerin de yaşamış olduğu bazı kısa yaşanmışlıkları serpiştirdik. Bir toplum bu kadar mı birbirine benzer; okuyun ve görün. Tam karşınızdaki belki de; arkadaşınız, komşunuz, eşiniz, abiniz, sevgiliniz belki de… Bu anlatılanlar bizden birilerinin başından geçmiş, hangisi uyarsa onu alın.

            “İlk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı, kurcaladı. Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı. Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından: 'Evde mi bıraktım acaba?' İşte o an aradığım kız bu dedim.”

Sahi bunu yaşadıysanız eğer EVET deyin yüksek sesle, yetişir bize…

 "6. His filmini izledin mi?" dedim. "Hayır, ama çok övdüler." dedi. "Ben de filmin CD'si var, istersen vereyim izle, ben de çok beğendim." dedim. "Şimdi izlersem bir şey anlamam, ilk 5 tanesini izlemem lazım önce." dedi. Sustum. Gülmedim bile. Artık görüşmüyoruz.
            6.hissinize güveniyorsanız aldanırsınız. Benim başımdan geçmişti. Arkadaş abisinden kaçırmış olduğu taksi ile bize bir tur attırdı. Ana yoldan bir kavşağı dönecektik. Sağı solu kontrol etmeden girdi arkadaş yola. Arkadan yüklü bir tır kornaya yüklendi ve zor bela bizi sıyırarak yanımızdan geçti, zorla durdu. Allah korumuştu. Arkadaşa sorduğumuzda “ya ben 6. hissime güvendim ve yolu kontrol etmeden girdim.” demişti. 6.his başa bela, kellik gibi… Aman dikkat!

            “ Evlenmeyi düşündüğü erkek arkadaşının 'benden önce biriyle oldun mu?' sorusuna, 'buraya gelmeden önce mi?' cevabını vererek evlilik umutlarını magmalara atan hatunun gerçek sarışın olduğunu söylememe bilmem gerek kaldı mı?”

            Bu da güzeldi bence… Sarışınlarla ilgili memlekette yanlış bir algılama var gibime geliyor. Biz ne esmerler ne kumrallar gördük.
            “Geçenlerde köyde komşunun evinin önünden geçiyordum. Yaşlı amca hanımına şöyle dedi: 'Hanım suyu ısıt; olursa olur olmazsa çay demleriz.' Hala gülmekteyim.

            Amca yaş yetmiş iş bitmiş otur 24 saat çay iç; toplum olarak hep ince iş ve belden aşağı düşündüğümüzden bir türlü gerekli olan hamleyi yapamıyoruz aydınlık dolu yarınlar adına. İdrak yolumuz idrar yolundan geçiyor.

            “Aniden fenalaşan annelerini apar topar hastanenin acil servisine taşıyan, ancak yarım saat sonra doktorun 'maalesef annenizi kaybettik' demesiyle annelerinin öldüğünü öğrenemeyen(!) bunun yerine 'ulan nasıl kaybedersiniz koca kadını daha demin buradaydı!' deyip doktoru bir güzel döven komşularım var duyurulur...           

Bu olay memleketin her noktasında cereyan eder, buna kefilim. Hastasını kaybedenlerin hastaneyi savaş alanına çevirmesi, camları indirmesi, doktorları dövmesi... Tahminim hiçbir insan herhangi bir insanın yaşamını kaybetmesi karşısında elinden gelenin eksiğini yapamaz.
            “Her zaman canım, aşkım diyen kocacığım Ramazan geleli beri, orucu bozulmasın diye bana 'kanka' diyor ya.”

Bu da bir hanımın sözü memleketimizde. Kankalık almış başını gidiyor. Kankan olayım emi! Ramazan geldi hoş geldi.
            “Önümüzde ilerleyen tankerin üzerindeki 'DANGER' yazısını görüp de 'Allah'ın akıllısı, tanker yazacağına danger yazmış' diyen ve arkasından kahkahalarla gülen teyzemi nerelere göndersem acaba?”

Halk işte bu! Doğal, pastörize, pozitif… Bu esprinin karşısında saygı duruşuna kalkıyorum. Sizleri de naçizane davet ediyorum, bir teyze espri yapıyor.
            “Bu zamana kadar hiçbir şeyi alkışlatamamıştım kısmet bugüneymiş. Lütfen o büyük alkışlarınız pilota 'Uçağı kıbleye çevirin, namaz kılacağım' diyen gurbetçi vatandaşımıza gelsin. Haberi gördüğümde ben öyle yaptım da.”

Kocaman bir alkış da bizden. Kıblesini şaşıranlara gelsin bu espri. Memlekette kıblesiz o kadar insan var ki bu kıblesizliği hedefsiz, gayesiz olarak düşünün lütfen. Bunlara uçakta da olsa mutlaka bir kıble bulmamız şart.

            Bizim oradaki …´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi: 'Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz.'

            Buna mukabil olarak bizlerde hep beraber haykırıyoruz: TERBİYESİZ!
            Arkadaşımın sevgilisi komiser. Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken;
 'Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or..pu var Tamam' diye bir telsiz anonsu gelmiş.
Erkek arkadaşı çok utanmış ve hemen telsize sarılıp telsizin diğer ucundaki memura;
'Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız' diye fırça atmış. On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine sokmuş.  'Komiserim malum kadınlar or..pu değilmiş Tamam'

Alo ben bilmez merkez bilir. Mesele tez elden halledildi. Benim insanım işini bilir.
            Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıklara bakıp; 'Bunlar taze mi?' diye sormuştu. Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı: 'Yok abla, pil takıp oynatıyoruz'

Esnafı kadar aydın olan ve lafı gediğine oturtan başka millet yoktur kanımca. İş olsun diye sorulan ve ağza sırf laf olsun diye gelen bu tarz sorulara bir son vermek isterseniz bu esnafı örnek alın.

            Gariban mı gariban bir askere verdiği emri yerine getirmediği için komutanı şöyle demiş:"Hasan sen beni iplemiyorsun artık." Bizim asker hemen cevap vemiş: "İpliyorum komutan."

            Işıklarda bir çocuk birden atladı bir arabanın yanına. Bayan bir şoför direksiyondaydı. Camı indirdi. Çocuk seslendi: “Hocaaa… Teker döniiii.” diye… Aptalca bir espriydi belli, ama bu söz karşısında bayan hocanın lafı ne olsa iyi? “Oğlum o şaft sana girse sende öyle dönersin.” Bayan da olsa bazen tahammülün ötesinde şeylerle karşılaşıyoruz toplum içinde. Lafı gediğine oturtmak içinde mangal gibi yüreğe sahip olmak lazım.

            İşte sevgili okuyucu bu sıkıntılı ve dar günlerinde güzel ülkemin biraz gülmeniz biraz yaşamınıza tebessüm katmanız için tüm bu şaklabanlıklar. Umarım hoş görüsünüz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum