1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Çalışmak
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Çalışmak

A+A-

Çalışmak

 

Geçenlerde birisine çok basit bir soru sordum. Ne yazık ki soruyu cevaplandıramadı yani cevabını bildiği halde susmayı tercih etti.

Aslında cevabını biliyor fakat cesaret edemedi. Aile ortamında sormuştum soruyu, daha çok özele kaçıyor fakat aynı hadisenin çeşitli versiyonlarını işittim. Hepimizin başına gelen gelebilecek içerikliydi sorum.

Sorunun basitliği şundandır. Sorumun bilgiyle alakası olmadığından ve de kişilerle ilgili olmasındandı. Günlük hayatın içindendi. Aynı şahıs benim sorumu başka yerlerde cevaplamış olabilir.

Yerin kulağı var derler de inanmazdım. Günlük hayatta o kadar basit işlerle meşgul oluyoruz ki, aklımız havsalamız almıyor.

Hepimiz görevimizi bi hakkın yapsak hiç birimiz rahatsızlık duymayacak. İnsanların en çok kızdığı alanlardan biriside açıkça tercihlere müdahale edilmesidir.

Müdahale edilince insan bir başkası oluyor. Tanıdığınız insanı tanınmaz hale geliyor. Tanıyamıyorsunuz o kişiyi.

Küçüklüğünden itibaren müdahale edilmeyen günümüzün büyükleri daha hassas oluyorlar.

 İnsan bildiği soruya cevap vermeli mi? Her sorunun cevabı söylenmez diyenler çıkabilir. Uygun şekilde cevabı verilmelidir.

İnsanlar, hem neden doğru yaptıklarına inandıkları konu hakkında kendilerine soru yöneltilince kaçamak cevaplarla kendilerini kurtarıyorlar?

Doğru yapmadıklarını kendileri de biliyor ki, o yüzden cevapsız bırakıyorlar çok basit sorularımızı.

 Aslında sorunun kökeninde ki cevabı adım gibi biliyorum.

Bizlerin vermiş olduğu sözlerin değer ifade etmesi için haklının yanında olmamız gerekir. Göreve talip olan insanların vergi verirken, doğum yerini önemsemeyenler, gün geliyor kazanmış olduğu kariyerine ulaşamıyor.

Sebep doğum yerinden dolayı, bence bu ilkelliktir. Çalışkan insana sahip çıkmalıyız. Bu gün uluslar arası şirketlerin yöneticileri kendi ülkesinden değildir.

Niçin siz Almanlar şirketinizin tepe yönetimine Türkü getirdiniz dediğinizde size diyecektir ki, yöneticilik kabiliyetinden dolayı. Alman ama çalışmamış, bilgisiz cahil insanlarla işimiz olmaz derler.

Bizde ise bunun tam tersi,  sakın bu yörede doğmayanlar,  mevzuata uygunda olsa hak ettiği yerlere gelmemelidir. O zaman vergimizi,  iller bankası gelirini de almayınız ki, farklı yerde doğmanın anlamını anlamış olalım.

Soruyla beraber beş yıl öncesine gittim. Aynı olayın kişileri farklı ama bütünüyle tıpkısı olan hadise yine birilerini hüzne itmişti.

Aklımın ermediği çalışkan olalım deniyor, çalışıyorsunuz cehennem azabı çekiyorsunuz. Aktif olunuz deniyor, oluyorsunuz, gezdiğiniz kişinin fikrine ittiba ettiğinizi zannedenler ceza kesiyorlar.

Büyüklerle gezin, tecrübe kazanın diyorlar, bizlerde büyüklerimizle gezerek tecrübelerinden faydalanıyoruz, sizi o kişinin yönlendirdiğini düşünüyorlar.

Eleştirilmeyecek konular bellidir. İnsanların hepsi hata yapabilir. Basit sorumuz şuydu. Çalışanlar, çalıştıklarının karşılığına ulaşmakta niçin mahrum bırakılıyor?

Ulaşamayacaklar ulaşıyor da, asıl ulaşması gerekenlerin cezası neden oluyor? Kitaplardan ders çalışmanın kötü olduğunu bilmezdim.

Çalışmayanlar mı sizce üstündür?  Yoksa çalışkan olanlar ve mevzuat çerçevesinde olanlar mı?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.