1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. BU MEMLEKETTE CUMHURİYET DENİNCE NE ANLIYORLAR ACABA?
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

BU MEMLEKETTE CUMHURİYET DENİNCE NE ANLIYORLAR ACABA?

A+A-

BU MEMLEKETTE CUMHURİYET DENİNCE NE ANLIYORLAR ACABA?

"Evlere şenlik bir ana muhalefet partimiz var. Nam-ı diğer çakma Gandi. Bize gelmiş, Uludere'yi İsrail'e sorun diyor. Bunu boş verin de, CHP'nin içindeki fitne ve fesadı kime soracağız? Zırt pırt seçimler, genel başkanlıkta tezgahlar, olağanüstü kongreler... Birileri kendisi aleyhine imzalar topluyor. Böyle bir ana muhalefet partisine sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Allah sayın Kılıçdaroğlu'nu ve CHP'yi ana muhalefet mevkiinden ayırmasın. Biz ondan memnunuz".

Bu cümleler Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’ a ait.. Şaşırmadım.Bu gidişata elbette iktidardan bir yakıştırma gelecekti.

Benim asıl sormak istediğim kendilerine cumhuriyetçi diyerek beni şaşırtanlar!

Bu memlekette Cumhuriyet denince ne anlıyorlar  acaba?

 Her zaman, her saat her  istediğini yapar, istediğini giyer, istediğini içer anlamına mı geliyor cumhuriyet!!

 Rakı  başta olmak üzere ki milli içeceğimizdir, alkolü serbestçe tüketmek midir?

Oruç tutmadığı halde ki cumhuriyet rejiminde her şey serbesttir de ondan mıdır bilmem iftar sofralarında oruçlularla dalga geçerek oturmak mıdır?

 Eşeği de akşama kadar ağaca bağlasan aç kalır diyerek saygısızca davranma hakkı mı verir cumhuriyet!

Cumhuriyetçi namaz kılmaz mı, oruç tutmaz mı, zekat vermez mi, hacca gitmez mi?

Kurban ibadetimizi tartışmak mıdır cumhuriyetçi olmak!

Delege seçimlerini bile dürüstçe yapamayan cumhuriyetçilerin yönetim anlayışından ne beklenmelidir sizce?Seçme  ve seçilme  hakkına sahip bir  cumhuriyet kadını olarak birlik ve beraberlik görmeyi daha çok arzu ederdim.Kendi içerisinde bile kavgalı bir parti..Düşündürücü..

Ramazan aylarında memleketin doğusundan batısına kadar saniye saniye beklenen iftar vakitlerinin tadı bir başka olur

Kurban bayramı ki  adındaki bayram zenginlerin kestiği kurbanlardan geçim sıkıntısı nedeniyle alamadıkları et ihtiyaçlarını karşılayan  fakirlerin karnının doyduğu andaki hislerine tercüman olur.

İnsanlar kurbanı keserken değil, dağıtırken, dar gelirli vatandaşlarımızda yerken  bayram sevincini yaşarlar.

Cumhuriyet , insanları din ve millet ayrımımı yapar? Arap- Alevisi, Kürt- Alevisi,sünnisi, hanifisi, şafisi, diye mi ayırmaktır!

Bu millet halk partisi değil halkın partisi olacak bir oluşumu özledi.

Cumhuriyetime dokunmayın adı cumhuriyetçi olanlar!

Eğer hala anlaşılmadıysa bilenmeli ki cumhuriyet ne dinsizlik, ne çıplaklıktır.

Cumhuriyet, eğer kullanmayı bilirsek, her dinden her milletten insanın , dini vazifelerini dilediğince  yerine getirebildiği, milli duygularını özgürce ifade edebildiği, yanlış anlaşılmasın, özgürce ..ukalaca değil..saygısızca hiç değil..bir yönetim biçimidir.

Herkes istediğini yer, içer, giyer, istediğini konuşur, yazar, okur, fakat insanlığını unutmadan..En medeni haliyle..Hele bu bilince bir varalım, cumhuriyetin tadına doyum olmaz!

CUMHURİYET DEYİNCE, ANMADAN OLMAZ!

Bu yazıyı yazdıktan sonra kafamdaki düşüncelerime tercüman olan , tam isabet birkaç cümle yazmak istedim Atatürk’ ten.Sanırım sizde ancak bu kadar olur, bu kadar net bir tespit nasıl bundan yıllarca önce yapılmış diyeceksiniz..

Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.
• Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır. 1933 (Afetinan, Atatürk Hakkında B. H., S. 251)
• Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır. Samimî ve meşru olmak şartiyle her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır. 1923 (Atatürk'ün S.D. III, S. 71)

Önceki ve Sonraki Yazılar