1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Bu konu Milli Eğitim Şurasında hiç konuşulmadı...
Bu konu Milli Eğitim Şurasında hiç konuşulmadı...

Bu konu Milli Eğitim Şurasında hiç konuşulmadı...

"Ayıp desem ağır mı kaçar?" diye tepkisini dile getiren Taha Akyol, önemli ve kritik bir konunun Milli Eğitim Şurasında konuşulmamasının hesabını kim verecek diye sordu?

A+A-

Taha Akyol yazısında Şura'da görüşülmeyen unutulan, İran'ın gerisine düştüğümüz konuyu yazdı.

Taha Akyol/Hürriyet

Eğitim Şûrası

Öğrencilerin anlama, düşünme ve problem çözme yeteneklerini ölçen meşhur PISA sınavlarında Türkiye 65 ülke arasında 45. sırada! Fakat Milli Eğitim Şûrası'nda bu konu unutuldu!

Ayıp desem ağır mı kaçar?

İsterseniz önce "Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı" anlamına gelen 
PISA sonuçlarına bir bakalım.

15 yaşındaki öğrencilerin katıldığı bu uluslararası sınavda, tabii kendi dillerinde, öğrencilere üç dalda sorular soruluyor: Matematik, okuma becerileri ve fen...

Bizim öğrencilerimiz, bu üç dalda da birkaç sıra farkıyla ortalama 45. sıradalar.

DİĞER ÜLKELER 

2009 yılından 2012 yılına kadar sınavlarda puanlarımız artmış, bu iyi fakat 
dünya sıralamasındaki yerimiz aynı! Arkamızdan hızla gelen ülkeler var çünkü. 
Doğu Asya ülkeleri Komünist Çin, Milliyetçi Çin, Güney Kore, Singapur, Hong Kong 
ve hatta Vietnamlı öğrenciler hep ilk sıralarda... Avrupa'da da Almanlar.

Sınavlarda en yüksek başarı 5. ve 6. düzey sorularda... Bu düzeyde öğrencilere 
"daha karmaşık ilişkiler kurmayı, daha üst düzey sorgulama, analiz ve yorum 
yapmayı" gerektiren sorular soruluyor. 

Şanghaylı öğrencilerin yüzde 38.8'i bu en üst düzeyde başarı gösteriyor.
Bizim öğrencilerimiz içinde 5. basamakta başarı gösterenlerin oranı sadece yüzde 5.9'dur! Hele 6. basamakta öğrencilerimizin başarı oranı yüzde 1'de kalıyor!

Öğrencilerimiz düşük ve orta basamakta başarılı, onun için, puanlarımız artsa da 
45. sırada yerimizde sayıyoruz...

NEDEN BÖYLE?

Evvela neden böyle olduğunu düşünmeliyiz. Siyasi rejim desek, Çin'in komünisti 
de milliyetçisi de başarılı... Irk, gen falan  desek, mesela bilimsel yayın 
indekslerinde totaliter Kuzey Kore yerlerde sürünüyor, piyasacı Güney Kore 
dünyada başarı örneği... Sebep din desek, dinleri farklı olan Türkiye ile 
Sırbistan, Kolombiya, Arjantin de aşağı yukarı PISA'da aynı kategoridedir.
İran bizden daha mı laik? Bu sütunda birkaç defa yazdım, indekslere giren 
bilimsel yayın sayısında İran 2010 yılında bizi yakaladı, 2011 yılından beri 
bizim önümüzde! 2011 yılında Türkiye çıkışlı bilimsel yayın sayısı 31.323 iken, 
İran çıkışlı bilimsel yayın sayısı 37.384'tür! 

Birileri, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milli Eğitim Bakanı, YÖK Başkanı, TÜBİTAK 
Başkanı millete izah etmeli, İran'ın önünde giderken neden gerisine düştük?!

BİLİMDEN EKONOMİYE

Görülüyor ki, zihnimizde var olan ideolojik, siyasi veya itikadi şablonlara göre 
değil, olgulara bakarak ve bilhassa ilgili araştırmaları okuyarak "Neden böyle?" 
diye düşünmeliyiz.

Şu gerçekleri de birlikte düşünmeliyiz: PISA'daki sonuçlarla, bilimsel yayın 
sıralamaları, R&D denilen Araştırma ve Geliştirme verileri, patent sayıları, 
ülkenin kazandığı veya kazanamadığı Nobel'ler, ihracatta teknolojinin payının 
düşük olması gibi esaslı sorunlarımız aynı eğitim tablosunun parçalarıdır.

Tam yeri olduğu halde Eğitim Şûrası'nda bile PISA verileri unutulursa!... 

Eğitim sistemimizin öğrencileri "daha karmaşık zihinsel ilişkiler kurmaya, daha 
üst düzey sorgulamaya, analiz ve yorum yapmaya" ne ölçüde yönelttiğini 
sorgulamak Şûra'da bile kimsenin aklına gelmezse... Ne olur biliyor musunuz?

EKONOMİDE YERİNDE SAYMAK

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun deyişiyle ekonomide de "6 yıldır yerimizde 
sayıyoruz" durumu ortaya çıkar!

Yahut Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın "Milli gelirde 10.000 dolara ulaştık, 
üzerine çıkamıyoruz" diyerek eğitim ve hukuk sahalarındaki sorunlarımıza dikkat çektiğine göre daha kapsamlı sorunlarımız var demektir!

Bütün bu sorunlarımızın temelinde "bilim zihniyeti", çağımızda bilimin anlamı ve 
işlevi hakkında hem bilgi hem bilinç eksikliği sorunu var diye düşünüyorum.
Yarın devam edelim mi?

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.