1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. BU BENİM İŞİM DEĞİL
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

BU BENİM İŞİM DEĞİL

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

 

      Bugün size anlamlı bir öykü anlatmak istedim.

      Öykümüz HERKES, 

      BİRİSİ, 

      HİÇ KİMSE ve 

      HERHANGİ BİRİ diye dört kişi ile ilgilidir.

      Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve HERKES, BİRİSİ’nin o işi yapacağından emindi.

      HERHANGİ BİRİ o işi yapabilirdi ama HİÇ KİMSE yapmadı. 

      BİRİSİ buna çok kızdı, çünkü bu HERKES’in işi idi.

      HERKES, HERHANGİ BİRİ’nin o işi yapabileceğini düşündü, fakat HİÇ KİMSE, HERKES’in yapmadığını fark etmedi.

      HERHANGİ BİRİ’nin yapabileceği işi HİÇ KİMSE yapmayınca, HERKES, BİRİSİ’ni suçladı ve yapılması gereken çok önemli olan bu iş yapılmadı.

      Evet Saygıdeğer okurlar,

      Şimdi bakıyorum da ülkemizde HERKES, HERHANGİ BİRİ’lerini suçluyor ve Türkiye gemisi su alıyor HİÇKİMSE’de bu yaşananları görmüyor.

      Acaba görmüyor mu?

      Yoksa yaratılan korku ülkesinde HERKES sindiriliyor mu?

      Ama şu unutulmamalıdır ki!!

      HERHANGİ BİRİ’lerinin yarattığı bu korku ülkesinde biz ATATÜRK çocukları olarak korkmayacağız ve sinmeyeceğiz.

      Yarattıkları korku ile bizi sindirmek isteyenlere açık ve net olarak şunu hatırlatmak istiyorum.

      Bu gemi battığı zaman HERKES batar.

      Batan gemiden ilk önce kaçan fareler gibi HERHANGİ BİRİ’leri de kurtulamaz.

      BİRİSİ’de benim bu olanlardan dolayı suçum yoktur diye kendini sıyıramaz.

      Çünkü şöyle dönüp geriye baktığınızda;

      1991 yılında itibaren bölünmeye başlayan YOGOSLAVYA ve 2003 tarihinden itibaren de IRAK’ta ve son 4 yılda SURİYE’DE yaşananları hep beraber görmekteyiz.

      Şimdi sizlere soruyorum?

      Her gün masum insanların canlı bombalarla öldürüldüğü Irak’ta ve yanı başımızdaki Suriye’de yaşayan ülke vatandaşlarının hangisinin hayatları garanti, evlerinden çıkarken yüreği korku ile dolu değildir?

      Ortadoğu’yu kan gölüne döndürmek için yaratılan Canavar kan dökmeye doymadığında en sonunda bize dönmeyeceğinin ne garantisi var? 

      Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin en güvenilir kurumu olan TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ tüm kumpaslara ve yıpratılmalara rağmen dimdik ayakta durmasa ve emperyalist güçler onlardan çekinmeseler şu an ülkemiz aynı korkuları ve tedirginliği yaşamayacak mıydı?

      HERHANGİ BİRİ’lerinin içlerindeki yandaşlarıyla yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri ile Emniyet Güçlerini karşı karşıya getirerek iki kurumu da yıpratıp ülkemizi bölmeye çalıştığını kimse fark etmiyor muydu? 

      Son aylarda BİRİSİ’nin HERHANGİ BİRİ’lerini kullanarak ülke üzerinde yaratılan kaoslar da başrol oynamasına ne diyeceksiniz?

      Emperyalist güçlerin ve ona piyonluk yapan içerideki işbirlikçilerinin ülkemiz üstüne oynadığı oyunlarda ülkenin geldiği durum ortada iken, 

      Her gün şehit verdiğimiz Asker, Polis ve sivil vatandaşlarımızın ahı sadece onların sırtında mı kalacak sanıyorsunuz?

      Bilerek veya bilmeyerek onların arkasında olanları sürükleyen çıkarcı din istismarı MUTLU AZINLIKLARIN bu ölüm olaylarında hiç mi suçu yok?

      Bu yapılanların doğru olmadığını söylediğinizde bir gece sabaha karşı apar topar evinden götürülmeyeceği güvencesine sahip kimse kaldı mı?

      Bu gibi maddeleri çoğaltabiliriz.

      Ama konuyu Nazi Almanya’sında yaşayan Papaz Martin Niemüller’in günlüğü ile toparlayalım;

      Önce Sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü ben Sosyalist değildim,

      Sonra Sendikacıları topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü Sendikacı değildim,

      Daha sonra Yahudileri topladılar, yine sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim,

      Daha sonra beni almaya geldiklerinde, zaten benim için sesini çıkartacak kimse kalmamıştı.

      Papaz Martin Niemüller’in bu günlüğü, acaba sizlere bir çağrışım yapıyor mu?

      Ayrıca bilemiyorum ki, bu günlüğü hatırlayıp da ürpermeyen var mıdır?

      Dilerim ve umarım bu günlükte anlatılanlar bazılarımızın kulağına küpe olur da, 

      Bu cennet vatanda TÜRK, KÜRT, SUNNİ, ALEVİ, HIRISTİYAN, MUSEVİ, ERMENİ, ÇERKEZ, LAZ tüm dil, din ve ırklar özgürce demokrasiyi içimize sindirerek el ele, gönül gönüle sevgi, barış ve kardeşçe birlikte yaşarız.

      Saygılarımla,    

 

      İYİ ADAMLAR YALNIZKEN BİLE GÜÇLÜDÜR.  

Önceki ve Sonraki Yazılar