1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. BİR YIL DAHA HAYATINI KAYBETTİ…
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

BİR YIL DAHA HAYATINI KAYBETTİ…

A+A-

Bir yıl daha geçmişte kaldı. Yani tarih oldu. Acısıyla, tatlısıyla; sevinci ve kederiyle uğurladık bir yılı daha… Kazanıp edindiklerimize sevindik. Sevdiklerimizi kaybettiğimizden dolayı çok üzüldük. Zaman akıp gidiyor. Hoyratça törpülüyor bizleri. Bilimle de sabit, insan fizyolojisi itibarıyla her altı ayda bir zaten hücrelerini yeniliyor. Yani her geçen aylarda yeni bir bizle çıkıyoruz aynaların karşısına… Geçmiş yıllara inat…Tabi ki yaşlanmış olarak. Saçlarımıza aklar, yüzlerimize kırışıklıklar başladı. Acıları her geçen gün biraz daha fazla hisseder olduk. Ev, okul, hayat, çoluk-çocuk derken ömür kitabının sayfalarını okuyup gidiyoruz.

 

******

     Bizim için önemli olan hayat sermayesini tüketiyoruz. Düzen böyle kurulmuş. Bu ilahi nizama karşı çıkacak ne gücümüz ve nede bir itirazımız var. Kopan takvimlerden yapraklar değil aslında, ömür birikintisinden yok olan zaman dilimleri. Ancak elimizde bulunan bu zaman dilimlerini en ideal kullanmanın yollarını aramamız lazım.

“-Nereden bulabiliriz bu hayat reçetelerini?”dediğinizi duyar gibiyim. Yani “-Zamanı nasıl, en etkin biçimde kullanabiliriz? “sorusunun iyice irdelenmesi lazım. Çünkü hayat denen bu çerçevenin sınırlarını, zaman dediğimiz ince ve bir o kadarda keskin çizgiler belirliyor. İşte size zaman denen bilmeceyi en iyi şekilde çözmenin yolları:

 1-Boş vakitlerinizi iyi değerlendirin. Çünkü geçen saniyeleri tekrar yaşama diye bir ihtimaliniz yok.

 2-Hayatınızı saniyelerin içine doldurun. Zihninizde hem tatil hem çalışma; ikisi aynı gemide gitmez. Bunun bilincinde olun.

 3-Erken kalkmayı alışkanlık haline getirin.”-Erken kalkan erken yol alır.”atasözünü akılınızdan çıkarmayın. Bugün tatil, erken kalkmam gerekmez, tatil olduğu ne, dinlenmediğim ne? Gibi bir anlayış sizi yanlışa sürüklemeye yetecektir.

 4-Hayatı yeme, içme, gezme, uyuma, dinlenme v.s. alışkanlıkların kapsadığı bir anlayışla yaşayarak vakti boşa geçirmek; ileride yaşanacak çok büyük sorunlara sebeptir. Bu maddeyi şu atasözü ile özetleyelim.

-Yazın gölgeyi hoş gören, kışın torbayı boş görür.”

 5-Zamanı dengeli nasıl daha etkin kullanırım? Sorusunun bireysel çözüm yollarını araştırın.

 6-Hayatta ne kadar planlısınız. Plan ve program içindemi hareket ediyoruz. Bunu hep beraber düşünelim. Bu düşünmede Peygamber efendimizin “-iki günü eşit olan ziyandadır.”sözü etkili olsun.

 7-Ve acizane, size verebileceğim  büyük nasihate geldi sıra. Lütfen bunu dikkate alın. Bu sizin hayat parolanız olsun. Hepimizin belki birçoğumuzun idraki içinde olduğu ama umursamaz davranışlar sergilediğimiz bir öneri bu.

 

İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ HAYAT; AHİRET YURDUNUN TARLASI…

 

Üzerine basa basa belirtmek istediğim bu konu, bizi düşünmeye sevk ediyor. Hayatı anlamsız yaşamanın tekelinden kurtarıyor adeta. Yaratılışın gayesini açıklıyor. Ahiret yurdu çetin, acımasız ve virajlı yollarla dolu olduğunu belirtiyor… Peki; bilmediğimiz; hep şüphelerle yaklaşarak açıkçası korkarak hareket ettiğimiz bu âleme nasıl hazırlanacağız. İşte oda eşsiz başvuru kaynağımızda saklı

.” -Ve sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et!” (HİCR SURESİ -99.AYET)

Ahiret yurdunda aç açık kalmamanın şartı bu ayette gizli. Ya bu dünya hayatı için ne buyuruyor yüce rahman:”-Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki Ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?”(EN’AM SURESİ-32.AYET)

 

******

 

     Gelelim yazımızın başına… Ne demiştik BİR YIL DAHA HAYATINI KAYBETTİ, son verdi yaşamına. Elimizde olmadan. Geri getirmek oldukça zor değil mi? Şimdi bu geçen zamanlar için; bir düşünme zamanı gelmedi mi sizce? Neler yaptım veya neler yapabilirdim diye düşünmenin zamanı değilmi? Giden ve yitirdiğimiz her şeyin arkasından ağlanır. En azından üzüntü duyulur. Yitirdiğimiz belki bir eşya olur ya da bir dost… Bu tefekkür deryasında boğularak düşünme yerine geçip giden zamana inat, oyun ve eğlence niye. Neden ağlanacak halimize bu kadar çok gülüyoruz?

    Ya düşüneceksiniz; yâda düşünmeden düşeceksiniz! Nereden mi? Hem yaratanın hem de insanların gözünden…

 

Hayatın sizi daraltmadığı ve darılmadığı verimli bir yıl geçirmeniz dilek ve temennilerimle; yeni yılınız kutlu olsun sağlıcakla kalın efendim.

 

Yüzünüz Hep Gülsün!

Önceki ve Sonraki Yazılar