1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. BİR YİĞİT GELDİ VE GEÇTİ…
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

BİR YİĞİT GELDİ VE GEÇTİ…

A+A-

BİR YİĞİT GELDİ VE GEÇTİ…

(KALEMİ TEVHİD ABİDESİ)

Yağmur yürekli insan… Yiğit dava adamı… İnandığı hak dava, Allah ve Resulü uğruna yılmadan, bıkmadan ve usanmadan, korkusuzca kelimeler yazan ve yazdıklarının arkasında duran mükemmel insan…

Evet, yıllar önce bir yazısıyla tanıdım Hasan abiyi. Namı değer matkap abiyi. Yazısı o kadar korkusuzca anlatıyordu ki benim anlatmak istediklerimi. Benim düşüncelerime adeta tercüman olmuş, söyleyemediklerimi adeta yelpaze şeklinde dile getiriyordu. O yıldan bu yana müptelası olduğum yazılarını özleyeceğim hasan abimin. Kim islama saldırmışsa kalemiyle kale oluyordu yazılanlara. Kelimeleri adeta bir kılıç gibiydi. Zaten hayatı kılıçlarla yoğrulmuştu. 

*****

Söylemekten çekinilen kelimeleri en amiyane tabirlerle yazıyordu. Kime ne gidecekse gocunmadan söylüyordu. Yiğitti, mertti… Mertliğin kitabını yazdı vesselam. Ne söylesen Hasan abimiz için biraz az kalacak, yetersiz kalacak farkındayım. Ama iş olsun diye cümlelere sığınmakta istemiyorum. Sızma ve süzme gerçekleri yazmak istiyorum kendi lisanımca. Denk gelmez biliyorum onu anlatmaya cümlelerimiz. Gittiği yere bir bakın dostlar. Ulaşılması oldukça zor olan ve ya bahanelerle gidilmek istenipte gidilemeyen aşk mekânına yolculukta buluyor ölüm onu. Gidilmesi zor olan yer dedim dikkat ederseniz!!!

Gerçekten de öyle… Parası olanlara bile nasip olmayan mübarek beldeler… Bin bir bahanelerle mazeret ürettiğimiz ama bir türlü de vazgeçemediğimiz bu beldelere ulaşan bir kelebekti hasan abimiz. 

*****

Hasan abimizin son yazısını okudum. Bir paragrafta sizlerle paylaşmak istedim. Açıkçası ben onun kadar yürekli değilim ama arife tarif gerekmez mukabilinden olsun bu paylaşacağım yazısı hasan abimizin.

Aslında, "köpek"leri çok severim...Çünkü, "sadık"tırlar...Çünkü, "yal" yedikleri kaba, asla sıçmazlar!..Ama, "köpek"lerin en kötü tarafı, "sahibinin sesi" olmalarıdır!..Hikâyeyi biliyorsunuz...Adamın biri, sokakta dalgın dalgın yürürken; farkında olmadan, yolun ortasında yatan bir köpeğin "kuyruğuna" basmış!.. Ve tabiî, can havliyle havlamış köpek!..Adam şaşırmış..."Hayret" demiş;"Ben köpeğin kuyruğuna bastım!.. Ama ses, ağzından çıktı!"Şöyle bir düşünüp, "teşhis"i koymuş:"Kuyruğuna bastığım halde ağzından ses çıktığına göre, demek ki; kuyruk ile baş arasında bir bağlantı var!"Şirinevler'den "Muhittin Amca"mın aktardığı bu hikâye, Bedii Faik'e ait... Yarım asır kadar önce yazmış!.. Ve fakat; hem tazeliğini, hem de güncelliğini koruyor!.. 

*****

İşte bir soğuk kış gününde, ısıtılmış ölümle, sevgilinin gül bahçesine uçtu cengâver yürekli insan. Arkadaşlarının anlattığına göre ne kadar da mutluymuş ölmeden evvel. Umre ibadetini yapmanın sevinciyle adeta uçuyormuş duyduklarımıza göre. Mübarek beldelerde ölmek her insana nasip olmaz. İsteseniz, yalvarsanız Rahman’a kabul olunmadıysa duanız boşuna.

Çünkü her müslümanın özlemidir yeşil kubbe’de hayatın son nefesini vermek.

Aslında düşünüyorum; hasan abimizin de cenazesi, Cennet-ül Baki’ye defnedilebilirdi. Ama ailesi böyle istemiş olabilir diye de düşünüyorum açıkçası. Cennet-ül Baki, tam 12000 sahabeni medfun olduğu mutluluk yurdu. Rabbim bizlere de orada son nefes verebilmeyi nasib eylesin.

Hasılı kalemiyle, yüreğiyle bir ustayı daha uğurladık cennet mekana. Rabbim taksiratını avf eylesin. Mekânını cennet eylesin. Derecesini yüksek eylesin. Rabbim kendisine rahmet, acılı ailesi ve sevenlerine sabırlar versin. Bizim yüzümüz hüzünlü olsa da; sizin Yüzünüz Hep Gülsün…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar