1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. BİR REKLAM VE İÇİMDEKİ BEN..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR REKLAM VE İÇİMDEKİ BEN..

A+A-

BİR REKLAM VE İÇİMDEKİ BEN..

Bu sabah beni duygulandıran ,hüzünlendiren o reklam.Bu sabah , beni ağlatan o reklam bütün günde aklımdan çıkmadı ya.. Düşündüm, düşündüm..Gözlerimde sabah gördüklerim , yüreğimde hissettiklerim ve oraya sığmayan kelimeler..Kelimeler birbiri ardına atlıyor, birbirini geçmek istercesine sıralanıyor ardı ardına...

Nefesimi kesiyor içimdeki ben..

İçimdeki ben beni beklemiyor yazarken..

Sabah okula giden çocukları camdan seyreden tekerlekli sandalyeli bir çocuk..

Okula giden yaşıtlarını gördükten sonra duvara çizdiği sınıf..

Ve..

Kendisini çizdiği o sınıfta sırada gösteren son kare..

Neler geçmedi o an gözlerimin  önünden neler..

Neler geçmedi aklımdan bir bilseniz..

Bedeni engellerle evlere kapanan insanlarımızın yüreklerinin her uzvu ile tamam olanlara göre daha hassas daha duyarlı olduğu..

Okula gidemeyen binlerce engelli çocuğumuzun hayalleri..

Gerçekleşmesi çok mu zor?Olamaz mı?

Yasal düzenlemelerin ardından , okulların da mimarisinin onlara göre düzenlenmesi gerek..

Okul merdivenleri onların engeline daha da engel..

Okullar engeli olmayan insanlara göre yapılıyor , o insanlardan  bazıları okulu kırmayı marifet sayarken , engelli çocuklar ise o bazıları tarafından kaynatılan derse girmeye, kaçılan o okula gitmeye öyle hasret ki…

Bir sivilceye bile katlanamayan zihniyetin bunu anlayabilecek kabiliyeti olduğunu hiç sanmıyorum .

Bir annenin umudu, karnına düşen can parçası ..Aylarca canıyla, kanıyla beslediği yavrusu..En son teknolojilere rağmen belirlenmeyen engeli ile doğduğunda neler hisseder? Neler yaşar? Uykuları kaçmaz mı? Kendisini suçlamaz mı?Hesaplaşmaz mı? Yavrusunu saklamaz mı ? Günler , saatler dar gelmez mi ona? Nasıl olmuştur? Neden olmuştur soruları arasında boğulmaz mı? Bu öyle canından can çıkaran sorular ile boğuşurken bir de suçlunmaz mı?

Baba suçlar, aile suçlar, insanlar suçlar mı suçlar? Kabahat sen de olmasın? Evet , ya kabahat bende ise der yer için için kendisini… Sonra sessizlik, boyun eğme, zor olsa da kabullenme..Belki de yıllarca sürecek, adına “bu vebalin altında eziliyorum” denen zulümle, yaşamaya çalışacak içi acıyarak ..

Artık böyle olamamalı , onlarda katılmalı hayata, tutunmalı bir yerlerden ..

Eğitimde olmalılar, iş hayatında olmalılar..

Hayatın gidişinde olmalılar..

Onların o adım atmalarını engelleyen bacaklarının , olmayan ellerinin  kollarının  , görmeyen gözlerinin, duymayan kulaklarının  yerine yürekleri o kadar çok hassas ki..

Hayalleri ile gidemedikleri yer, yapamadıkları iş , göremedikleri ve duyamadıkları hiçbir şey yok..

Belki de eli kolu sağlam bazı adamlar onlar kadar duyarlı , onlar kadar hayata bağlı, onlar kadar kendinden emin değildir  ..

Onlar ki , olanın kıymetini bilen, olmayana kahretmeyen insanlar..

Kendilerine  acıyana acırlar.Çünkü onlar asıl acımanın ne olduğunu bilen insanlar..

Acıyarak değil anlayarak yaklaşırsak daha çok şey görürüz, duyarız ve yaşarız..

Bir deneyin bakın, haklı olduğumu göreceksiniz..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar