1. HABERLER

  2. MAGAZİN

  3. Bir "Erdoğan korkusu" da Emre Kınay'dan geldi!
Bir "Erdoğan korkusu" da Emre Kınay'dan geldi!

Bir "Erdoğan korkusu" da Emre Kınay'dan geldi!

Taner Karadağlı'nın ardından Emre Kınay da 'Erdoğan korkusu'ndan bahsetti.

A+A-

"Suudi Arabistan Kralı için perde kapatmayacağız, Uğur Mumcu'nun anısına oynayacağız." diyen Emre Kınay'ın verdiği röportaj:

Millet Gazetesinden Başak Çokan’a konuşan Kınay özetle şunları söyledi:

*Türkiye’de sanat baskı altında. Bu kadar bir sessizlik, ‘Biz karışmıyoruz bir şey yapmıyoruz’ diyerek baskı altında olunan bir dönem daha yaşanmadı. Buna 1980 dönemi de dahildir.

Yavuz Bingöl özgür mü?

*Mesela Yavuz Bingöl özgür mü? Yavuz’un beni arayıp neler söylediğini hatırlıyorum. Bir ülkede oto sansür gelişmişse orada demokrasiden bahsedemeyiz. Madem Yavuz Bingöl özgür, o zaman çıkıp neden şimdi Ermeni türküleri söylemiyor. Anadolu’da 19 aksanın bir arada olduğu bir konser yapsın. Yapamaz çünkü baskı altında.

Erdoğan’ın en büyük düşmanı etrafındakiler

*Türkiye’de artık ‘kraldan çok kralcılık’ sisteminin sona ermesi gerek. Benim bu açıklamalarımdan sonra insanlar şimdi belki bana sahnelerini kiraya vermeyecekler. İnsanlar cumhurbaşkanı ve başbakana yaranmak için hamlelerde bulunuyor. Erdoğan’nın en büyük düşmanı etrafındakiler. Onun arkadaşları dostları ve yönlendiren akıl verenleri.

Tıpkı 1938-1940’lardaki Hitler Almanya’sı gibi

*Sayın Cumhurbaşkanımızdan korkumuzdan fikrimizi beyan edemiyoruz, korkuyoruz. Halk bile bu korku silsilesi için hikayeler uyduruyor. Yaşlı bir amca kahvede Cumhurbaşkanı konvoyuna elle işaret yaptığı için bir adamın apar topar götürüldüğünü anlatıyor. Herkes evinden alınmaktan korkuyor. Tıpkı 1938-1940’lardaki Hitler Almanya’sındaki gibi…

‘Köşk’ün sevmediği biri olmak benim için bir gurur vesilesi

*Bir kere, Abdullah Gül’ün döneminde resepsiyona davet  edilmiştim. Sonra pişman oldu sanırım edenler, geri aldılar daveti. Çok heyecanlanmıştım. Fakat sonra düşündüm Köşk’ün sevmediği biri olmak benim için bir gurur vesilesidir. Özal, Demirel ve Ecevit zamanında da çağırılmadığım için sorun yok yani.

Cumhurbaşkanı ve hükümetin gözünde değersiziz

*Ben ve bir çok tiyatrocu arkadaşım cumhurbaşkanı ve hükümetin gözünde son derece kıymetsiz ve değersiz olduğumuzu düşünüyoruz. Benim için cumhurbaşkanlığı makamı önemlidir, saygıda kusur etmedim, etmem de. Ayrıcalık istemiyorum ama değersiz olduğumu biliyorum. Bu da insana kendisini kötü hissettiriyor.

Büyük Türkiye’yi  bertaraf ederek mi kuracaksınız?

*Büyük Türkiye nasıl kurulacak? Fikirleri sizinle uyuşmayanları bertaraf ederek mi kuracaksınız? Büyük Türkiye demokrat haklarla kurulacak. İftira atmakla veya sosyal paylaşım sitesinde iktidara yakın vatandaşların ölmüş anneme küfür etmesiyle mi kuracaklar. Bu nasıl Müslümanlık?

Yasama ile yargı tepişiyor, benim davam eziliyor

*Hakim gibidir sanatçı. Ancak yargı da tarafsız olmalıdır. Bir örnek vereyim; Kültür Bakanlığı’nın yardım yönetmenliğine itiraz etmek için Genco Erkal ve ben aynı şikayet maddeleriyle dava açtık. Ancak, ben kaybettim. Genco Erkal kazandı. Bana fikir beyan etme diyenler var ya ben beyan ettim. Yani, hakkımı aradım. Ve sonuçta o kazandı ben kaybettim. Yahu aynı durum üzerine aynı maddelerle şikayet ettik. Bu nasıl çelişki. Ürktükleri için bu kararı verdiklerini düşünüyorum. Yasama ile yargı tepişiyor, arada benim davam eziliyor. Filler tepişirken altta çimenler yani bizler eziliyoruz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler