1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. BİR ÇAPULCUNUN HİKÂYESİ…
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR ÇAPULCUNUN HİKÂYESİ…

A+A-

BİR ÇAPULCUNUN HİKÂYESİ…

Adı Mahir, yaşı 22. Aydın’da Ziraat Fakültesinde okuyor. Sadece birkaç günlüğüne hayallerinde yaşattığı İstanbul’a geldi. Çocukluk arkadaşı Serkan’ın daveti ile İstanbul’u görecekti. Serkan “bugün Gezi’ye gidelim” dedi. “Orası da neresi” bile diyemeden yola çıktı bile.

Gezi Parkı’nın arka taraflarındaki bir ağacın altında koyu sohbete daldı yeni arkadaşlarıyla. Ne güzel ve ne yeni arkadaşlıklardı gördükleri. Aniden ara sokakların birinden 30 kadar polis yanlarına doğru koştu. Mahir’in aklına kaçmak bile gelemedi. Belki de Mahir, ilk duran adamıydı Gezi Parkı’nın. Çakıldı kaldı yerinde. Bir polis abisi birkaç metre kadar yaklaştı yanına. Yakın mesafeden ateşledi gaz kapsülünü nişan bile almadan Mahir’in gözüne.

Artık görmeye geldiği İstanbul, Mahir’in yarı karanlık dünyasının bir göz karası… Doktorlar ona "bundan böyle görmeyeceksin" dediklerinde, polise ve Başbakanına sitem etmek bir yana, sadece "keşke gözüme değil de, bacaklarıma sıksalardı" diyebildi. Tarihe şimdi bir not düşmenin zamanı geldi de, geçiyor bile belki de…”Bir Çapulcunun Hikâyesi”

 

*

BİLETLER KAPATILDI…

Spor kulüpleri yeni dönemde tüm karşılaşma biletlerini eksiksiz satacak olmalarından dolayı ekonomik olarak çok rahatlayacaklar gibi. Mersin’deki bilet satışlarını referans alarak, kulüpler şimdiden transfer görüşmelerine başlayabilirler. Muhtemel ki tüm biletleri 5 dakika içinde kapatılacaktır. Liglerin tatil edilmesi zor ihtimal olduğuna göre, biletler kapatıldı sayılır…

 

*

DALKAVUKLAR…

 

Bir ülke, o ülke Başbakanının doğru yoldan çıkmasıyla yıkılmaz. Ülkeyi yıkacak ve sokakları tefrika ateşi ile yakacak olan güç, Başbakana yakın duran rantın amansız dalkavuklarıdır.

 

*

BİR GEZİ GAZİSİ…

Eski Kültür bakanı Ertuğrul Günay’ın Gezi direnişinin ilk gazisi olduğunu biliyor muydunuz? AKM’yi yıkmak, Gezi Parkı’nı bir yandaşın AVM temelinin çukuru yapabilmek için doğrusu ne çekti yandaş müteahhitler. Çabalarının karşılığı olarak bu ranta boyun eğmeyen Ertuğrul Günay’ın boyunun ölçüsünü aldılar. Ancak bu ülkede Gezi gazisi Sayın Ertuğrul Günay’a bile şapka çıkarttıracak nice Abdullah Cömertlerin, Mehmet Ayvalıtaşların, Ethem Sarısülüklerin ve Mustafa Sarıların var olduğunun farkına bile varamadılar.

 

BİZİM BASIN…

Gezi parkını bir inşaat çukuruna çevirenlere karşı direnen çevrecileri yok saydı bizim basın. Yeşilin yerine konacak AVM rantının tahtını ebedi olarak sallayan ve bu uğurda kitle olarak ayağa kalkan ülke insanını sallamadı bile bizim basın.

Öyle talimat almışlardı ki; bir milli uyanış ve onurlu bir direniş için, kolunu kanadını, saçını başını, kaşını gözünü ve gencecik hayatlarını feda eden fanilerin farkına varmazdan geldi bizim basın. Şimdi Gezi’nin güneş gözlü çocuklarının açtığı yolda Brezilya'nın çocukları da yürüyormuş. Çin Seddi’nden daha uzakta olmasına takmadılar bile. Cümbür cemaat şimdi Brezilya sokaklarındadır şimdi bizim basın. Çünkü Taksim ve sokakları aldıkları meridyen öğretilerine göre onlara Çin'den de uzakta… Ne diyelim... Bizim basının gözlerini de kıl sevdası kör etmiş.

Önceki ve Sonraki Yazılar