• BIST 74.462
  • Altın 132,735
  • Dolar 3,5172
  • Euro 3,7848
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -8 °C
  • Konya -3 °C
  • İzmir 3 °C
  • Lefkoşa 11 °C

BİR AŞK HİKAYESİ

Gürhan GÜRSES

                       BİR AŞK HİKAYESİ

 

Bireysellikten evrenselliğe ulaşan ve insancıllığa kanat açan bir aşığın naçizane feryadıdır bu şiir.

 

AŞIK:   Ey yoluna can koyduğum

              sevgimle yücelttiğim

              kurban olduğum

              beni bir başıma koyup

              bensiz ellerde

              nereye nereye gidiyorsun.

 

Diye seslendi aşık kıza.Kız ki servileri andırıyor yürüyüşüyle.Akşam gezmelerinde ansızın Ferhatlar oluyor gözlerimde.Mesut,biraz mağrur.Sonra Çiftlik Parkı"nda bir yaz düğünü oluyor tahayyülümde.Aşık devam eder serenata.Yumruk camda, cam damarda.Kızılca"da dere kenarına bırakılan boş bira şişelerinde aranan umutlara takılıyor gözlerim.Bir de giden sevgiliye..

 

AŞIK:  Bu ilçe sensiz ıssız

            Bu can sensiz yıkılası

            Bu ilçe sensiz çekilmez

            Karakoçan paramparça

 

Dökülür billur kaseden sözler dile, dilden yüreğe akıp gider bir kaymak gibi. Nisan yağmurları nasıl düşerse toprağa öyle. İnciler saçılır sedeflerden.Tek pırlantalı yüzükler satılır kuyumcularda.Genç kızlar özlemiyle yanar tek taşın.Lakin yeryüzündeki en değerli taşlar dahi onun yokluğunun ayarında değil.Onsuz ayarsız bu yürek.Dalsız,çulsuz.Neylersin Karakoçan.Karalığında bana da yer ver.

 

 

AŞIK: Ey uğruna kendimden vazgeçtiğim

           Duy beni, kulak ver bana

           Sensiz bu ilçe

           İnsansız,insanlığını kaybetmiş

           Acılı, neşesini kaybetmiş

           Sönük,canlılığını kaybetmiş.

           Meğerse tüm kalabalığım

           Senmişsin yüreğimde taşıdığım.

           Yazık şimdi anladım.

 

Feryat, feryat Silbus"a çarpıp dönen,Kuruca"ya ıska geçen.Feryadı andelibe(bülbül) sebep nevbaharmış.(ilkbahar) Gülün ezeli aşığıdır bülbül.Yaranıdır, tasasıdır, kadasıdır, belasıdır ez cümle.Kulu baba"da bir dardağan ağacı altında ilçeye bir akşam üzeri şiirler yazmak isterim.Sefkar baba"da gün doğarken ilçeye bir su gibi akmak isterim.Ve sevgiliye Kalecik gibi yakın olmak isterim.Ey aşık, sözüne devam et.İnsanlığın yok olduğu noktada bir aşkın bitişi vardır.Alemin özünde var olan bu maya insanın özünde gayri midir?

 

AŞIK: Elden ne gelir söyle

            Sen orada

           Ben burada

             Perişan ikimizde

            Göz yaşlarım ki teselliye yetmez beni.

            Ey güneşim

            Beni karanlıklara koyup

            Aydınlığınla nereye gidiyorsun

            Bil ki sana muhtacım

            Ekmek gibi,su gibi,hava gibi..

 

Fırıncı Cemal"in ekmeği, Munzur"un suyu, Silbus"un havası..Ve sazı elinde,sözü dilinde aşığımız.Yüreği bin parça.Mektuplar yazardım sayfalarca,her bir cümlede bir hatıra.İnsanlığa seslenirdim ulu orta.Sevgili oldu mu yanınızda her taraf aydınlıktır,olmadı mı karanlıktır.Nimettir insana sevgili, muhtaçlığımız onadır ilkin.Onsuzluğa alışkın değil bu yürek.

 

AŞIK:  Sana aşığım

            Ey vakitsiz gidenim

            Sensiz güneşsizim

            Sevda tarlasında susuzum

 

Bektaşların tarlasında top oynardık.Attığımız her gol sevgiliye adanırdı.Kızgın güneş altında balık tutardık sonra.Çekilen her olta sevgilinin uğrunaydı.Sevgilinin bir gün gideceğine ihtimal vermezdik.Şimdi bir Golan akşamı karanlığında Peri Suyu"na su içmeye inen dağ keçilerinin yalnızlığı ve ürkekliğinde hayata tutunmaya çalışıyorum.Bir yanım akıp giden ırmak ki hayata benzer, bir yanım dağ.Bu da hayatın omuzlarıma yüklediği onca bedele benzer.Vakitsiz giden sevgili dönmez bir daha.Bilirim.Bal gibi de bilirim.Ama dile gelmez, yüreğe akıp giden bir yer altı nehri gibidir göz yaşlarım şimdi.

 

AŞIK:Çatlamış dört bir yanım

          Bir öpümlük su verenim olmaz

          Sensiz insafsızım

          Gözü dönmüş caniyim

          Kendimin dışındayım

          İnsafın şefkatin nerede diye sorma

          İnsafım şefkatim sende kalmış

 

Küresel ısınmanın benim yüreğimdeki onsuzluğa susamışlığın ve onsuzluğa çatlamışlığın yanında hiçbir şey olduğunu dile getirmeme gerek var mı? İçimde büyüyen zehirli otların beni nasıl uyuşturduğunu ve canavarlaştırdığını göstermeme gerek var mı? Duygularımın katiliyim,kendimin idam celladıyım.Herkesin Bushlaştığı yerde Saddamlaşıyorum.İşte sevgili bir açığım daha ortaya çıktı.

 

AŞIK:Karanlığım sensiz

             Trafolarım yanmış

             Ziftten beter geceler gibiyim.

             Kanayan yaralarım var

             Fitil tutmaz

            Merhemsizim.

             Sensiz bir leşim

            Etini kurtların yediği

            Terkedilmiş şehirler gibi

                Yıkılıp yakılmaya yüz tutmuşum

                Sen aşkımın Cengiz Hanısın.

                Ey şefkatim,ey kadınım

                Sensiz mezarlar gibi

                Sensiz yaşayan ölüler gibiyim.

                Sensiz ben bir hiçim.

 

Bir şehri sarsıntılar içinde bırakan depremler yüreğimi ters yüz etti.Karanlığa akıttığım irinler karanlığa aştı.Viraneyim şimdi.Bağdat gibi bombalanmış bir haldeyim.Bosna"da açılan bir toplu mezarım.Afrika"da kartallar yem olan bir deri bir kemik kalan bebeğim.Afganistan"da Buskaşi oynayan bir mücahidim..İçimde patlayan misket bombaları her bir hücremi tarumar etmekte, beni hiçliğin dünyasına misafir etmekte.

Hiçliğin başladığı noktada varlığın bünyesine intisap ediyorum.

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Gazete Turka | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim
google-site-verification: google44c00eb769fa0b43.html