• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • Konya 4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Lefkoşa 18 °C

BEYAZ GÖLGE

Gürhan GÜRSES

 

BEYAZ GÖLGE

            “Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim" demiş Özdemir Asaf. Bizler de bin değil, milyon değil, milyar anlam yüklüyoruz gençliğe. Ve hitabımız onları baş tacı edecek şekildedir. Onları gururlandıracak, onore edecek tarzdadır ve öyle de olmalıdır. Kendi bahçesinde dal olamayanlar gelip de bizim bahçede ağaçlık taslamasınlar şeklinde Özdemir ASAF tarzı döktürelim. Laf ola beri gele.
               
Hep gül dökeceğiz değil ya!
               
Ziya Paşa`nın "Erbabı kemali çekemez nâkıs olanlar, Rencide olur dide-i huffaş ziyadan" diye söylediği söz meşhurdur. Türkçesi; “ Cahil, ilim sahibini çekemez. Yarasanın gözleri aydınlıktan rahatsız olur” demektir. Laf adres sormaz, tam kalbine isabet eder. Gençlerin olgunluğu, güzelliği toplumun dolayısıyla hepimizin huzuru ve güvencesi olur. Gençler için bir şeyler yapılıyorsa ne olursa olsun bizler de katkı sağlamalıyız. Yolun başında olan bir gençlik düşünün. Elbette toslayacaklar, elbette sürçecekler, elbette takılacaklar. Ama o yolda yürüyorlarsa bu aksaklığı rezillik diye ifade edemeyiz. Onların rezilliği hepimizin rezilliği olur. Kıvırmaya gerek yok. El burada, taş burada. Gelin hep beraber taşın altına sokalım elimizi. Bizim elimiz hazır, sizin nazik eliniz hazır mı? Elde sihirli değnek yok, ama gidişat fevkalade. İşin içinde olan bilir. Ama bir çomak her şeyi mahveder.
Çocuklar, Türkiye"nin çocukları! Bir gölge gibi peşinizdeyiz ömür boyu. Beyaz bir gölge gibi. Görmeseniz de 3 yıl sonra, görmeseniz de10 yıl sonra peşinizdeyiz bir ses olarak, bir kulak olarak ve bir çift göz olarak. Başarınız başarımız, başarısızlığınız başarısızlığımız olacak hissetmeseniz de. Yanınızda olmasak da ruhumuz yanınızda, yanınızda olmasak da gönlümüz ardınızda. Bunu sakın unutmayın.
               
Size rezil diyecekler, berbat diyecekler. Avare diyecekler belki de. Ama bu ülke sizin için bir şeyler yapmaya çalışan insanlar da mevcut. Alkışı, takdiri yerinde oturup hiçbir şey yapmayanlar alsa da! Keser döner sap döner; gün gelir hesap döner.
               
Bir gün bir basketbol koçu gelir okula. Basketbol" un kurallarını; basket atışı yapmadan önce takımın 24 saniyesi olduğunu, pota altında 3 saniyede atış yapmak gerektiğini. Ama en çok oyunun ve hayatın ne kadar iflas etse de yeniden düzeltilebileceğini anlatır… Okulu son derece mazlum bir okuldur. Derbeder basket takımı vardır. Bizim jiletçi takımına benzeyen, Müslümcü takılan. Reeves adlı bir koçun gelmesiyle alıştığı “KAYBEDENLER” psikolojisini terk etmek mecburiyetinde kalır. Koç ve diğerleri gibi hayatı karman çorman olmuş Coolidge arasında şöyle bir diyalog geçer:
Koç : “Bundan böyle hep sizi izleyeceğim.”
Coolidge: “Tıpkı beyaz bir gölge gibi yani!”
Koç Reeves artık bir ”Beyaz Zenci”dir.

Kaybetmiş çocukların dilinden konuşan ama onlara düzgün insanlar olmaları için başka bir hayat öğreten rol modelidir artık. Bizlerde bugün taş atan çocukları kaybetmiş olarak görüyoruz, kazanabiliriz oysa! Öncelikle ekonomik durumlarını ve eğitimlerini düzeltebilirsek bazı şeyleri çok daha seri bir şekilde aşabileceğimizi umuyorum.
               
En belalısından, en delikanlısına; en haşarısından en başarılısına. Heyhat! Kim ne derse desin. Bunlar bizim takımın oyuncuları. Türkiyenin. Yenile yenile yenmeyi öğrenir bir gün bu çocuklar, her mağlubiyetin içinde bir zaferin saklı olduğunu anlar bu çocuklar. Yeter ki gözlerinin içinde yuva yapan sevgi açlığını görün, yeter ki kulaklarının sevgisizlikten paslanan duyumunu açın. Yeter ki bir günlüğüne de olsa, yeter ki bir anlığına da olsa, yeter ki bir sözcüklüğüne de olsa ifade edin onları sevdiğinizi. Onlar başka bir şey istemiyor. Fazla bir şey beklemiyor sizlerden. Sadece önemsenmek istiyorlar. Tutun kollarından, karşınıza alın ve “Sen benim için önemlisin.” deyin. Hiçbir şey görmemiş, hiçbir şey yaşamamış gibi heba olup gitmesinler. Gözümüz arkada kalır sonra.
               
Unutmayın zinhar! Sizler ülke için önemlisiniz, sizler yarınımız için önemlisiniz! Unutmayın, unutturmayın.
               
Bizim memleketimiz burası. Bütün renkleri ve kişilikleri ile mozaik oluşturan. Temiz çocukları, güzel çocukları ile bizim mahallenin çocukları. Kimi yalnızdır bu dünyada dağlardan beter, kimi yaralıdır felekten ziyade diken içinde. Kimi gelir elindekini verir size hesapsız, yüreği ellerindedir pıt pıt atar. Sanırsınız ki zemheride dışarıda kalmış serçedir avuçlarınızda. Başlar sorgulama faslı içinizde, her yer mahşeridir sanırsınız. Buğulanır gözleriniz, silmek istersiniz lakin bütün gözler üzerinizdedir. Öğrencidir adı, lacivert süveterinin içinde beyaz bir güldür, kopyalar onu güldürür. Ah ne çare her şey kopya gibi olsa!
               
“Ne yapabiliriz Türkiye için!” demeli herkes.”Neler yapabiliriz insanımız için.” İşte bu : ”Ülkemiz.” Bu söylemi etkin kılmalıyız. Memleket kültürünü oluşturmalı ve bizleri tanımayanlara, tanıyamayanlara kendimizi yekvücut göstermeliyiz. Hak etmediğimiz eleştirileri bertaraf etmek için, kendimizi ifade etmek için varız her şeye. Varlığa, yokluğa; darlığa, bolluğa. Ne kadar da güzel bu çocuklar, bir sevda nasıl yuva yapar yüreğinizin en derinine, öyle. Bir şelalenin bütün azametini yansıtır sesleri, bakışları deler geçer kem gözleri çaresiz bir halde, sonra elindekini uzatır size sanırsınız ki bir kuş yüreğidir tir tir titriyor avuçlarında. Mümkün olsa çıkarıp verecek yüreğini?
               
Gençlere yön verirseniz büyük bir dalga gibi sizi takip ederler. Yeter ki onlarla ilgilenelim, onlara değer verelim, onları sevelim. “Asımın Nesli” olmamız çok uzak olsa bile umudumuzu başka baharlara yar etmeyelim. İlk adımı atalım bu çocuklar için. Sadece konuşmayalım, icraat da lazım. Yanlış olsa da, eksik olsa da.
               
Kırlangıç mevsimidir, gençler şen şakraktır bu havalarda. Tavrımızı koyuyoruz: Şu gençler ne kadar da güzel duruyor, memleket onlarsız anlamsız, boş, kâgir, ölü. Eti senin kemiği benim devri bitti. Kurbanlık koyun muamelesi ne mümkün? Ruhlarını doyurucu, ahlaki ve bedensel gelişimlerini destekleyici bir eğitim uygulamalıyız ve bunun savaşımını vermeliyiz.
Bizim çocuklar.
Türkiye"nin; en doğusundan en batısına kadar hem de…
Hepinizi seviyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Gazete Turka | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim